Sık Kullanılanlara Ekle   Açılış Sayfası Yap   İletişim 02 Ağustos 2004 / Pazartesi  
Bugünkü Milliyet Gazetesi      Business      Otomobil      Cumartesi      Pazar      Ege      Vitrin  
   
 » Detaylı Arama

  SON DAKİKA
  ANA SAYFA
  YAZARLAR
  SİYASET
  EKONOMİ
  FİNANS
  DÜNYA
  SPOR
  GÜNCEL
  YAŞAM
  MAGAZİN
  ASTROLOJİ
  TEKNOLOJİ
  HAVA DURUMU
  OMBUDSMAN
  ÇİZERLER
Haber İndeksi Arşiv Haberci Üyelik
Yüzde 70 tenzilat 7 taksit


Peşin 600 milyon lira ödeyerek satın aldığınız ayakkabının 2 hafta sonra 180 milyon liraya 7 taksitle satıldığını görürseniz ne yaparsınız? Hiçbir şey yapamasanız bile, kızmaz veya üzülmez misiniz?
Bakınız, okuyucum (ismini vermeyeceğim) neler yazmış: "Uzun yıllar ABD'de bulundum. Oradaki ünlü bir firmanın, mokasen tipi bir deri ayakkabısı vardır. Çok rahattır. Yıllardır aynı kaliteyi ve fiyatı korur. Her mağazada perakende 99 dolara satılır. O ayakkabıyı giymeye alıştım. Şimdilerde Türkiye'ye de ithal ediliyor. Mağazalarda satılıyor. Peşin 600 milyon liraya bir çift ayakkabı satın aldım. Arkadaşım ayağımda gördü. Özelliklerini anlattım. Fiyatını söyledim. Bir süre sonra baktım, onun da ayağında aynı ayakkabı... "Sana söylemeye utanıyorum. Ben bunu 300 milyon liraya aldım. Hem de kredi kartı ile 3 taksit yaptılar" dedi... Kafam karıştı. Bir şey söyleyemedim... 2 hafta falan sonra idi... Mağazanın önünden geçerken bir de ne göreyim. Aynı ayakkabı vitrinde. Kocaman da bir yazı. "Yüzde 70 tenzilat. Kredi kartına 5+2=7 taksit"... Şaşkınlığımı bir arkadaşıma anlatıyordum... O ise bana aynı ayakkabının İkitelli'deki bir "outlet mağazasında" (ünlü markaları ucuza satan mağazada) 150 milyon liraya satıldığını söyledi... Yapabileceğim bir şey olmadığını biliyorum ama, içimi boşaltmak için size yazıyorum... "Okuyucumun mektubu böyle idi...
Daha yazın başında, haziran ayından itibaren yerli ve yabancı giyim eşyası satan ünlü mağazaların hepsi fiyatları bir çırpıda yarıya indirdi. Yüzde 50 tenzilatlı satışa ve de kredi kartı ile 3-5-7 taksit yapmaya başladı.
Yeni Karamürsel Mağazaları'ndan Saruhan Tan diyor ki, "Erken indirimler, yüzde 70'lere varan indirimler tüketicinin güvenini sarsıyor. Perakende sektöründe başka ülkelerde yıllık satışların yüzde 70'i normal fiyatla yapılır. Yüzde 30'u indirimli dönemlerde gerçekleşir. Türkiye'de ise işler tersine döndü. Toplam satışların yüzde 30'u normal dönemde yapılabiliyor."

Tüketici 'kandırıldığını' düşünüyor
Saruhan Tan uyarıyor: "Tüketicinin kafasında 'önce fiyatları şişirip sonra tenzilatlı satış adı altında normale döndürüyorlar. Demek ki, kandırılma durumu var' şeklinde bir kuşku yaratmaktan kaçınmak zorundayız" diyor. Boyner Grubu'ndan Cem Boyner, "Son 2-2.5 yıllık dönemde müşteriyi çok şaşırttık. İndirimleri abarttık" diyor. Ve de ekliyor: "Normalde yaz ve kış biterken sezon sonu diye adlandırılan indirimler yapılırdı. Ancak son zamanlarda bir yıl içinde yapılan indirim sayısı 20'ye - 30'a ulaştı. Anneler Günü, Babalar Günü, Sevgililer Günü, Karne Günü, Kurban Bayramı, Ramazan Bayramı, Yılbaşı öncesi, Yılbaşı sonrası bahane edilerek boyuna indirim yapılıyor."
Akmerkez'de tanınmış bir yabancı giyim firmasının ürünlerini satan mağazanın yöneticisi şunları söylüyor: "Eskiden giyim eşyalarında marka öne çıkmamıştı. Tüketici tenzilatlı satışlarda kalitesiz ve elde kalan malın satıldığını düşünür, bu nedenle kaliteli mal arayışında olanlar, normal dönemlerde, normal fiyat ile mal satın alırdı. Şimdi markalı giyim eşyası satılıyor. Tüketici aynı malın aynı ürünün fiyat hareketini dikkatle izliyor. Marka aynı. Ürün aynı. Normal dönemde 100 liraya satılıyor. Kısa süre sonra 50 liraya hatta 30 liraya satın alma şansı ortaya çıkıyor. O malı 100 liraya alan 'kandırıldığını, enayi durumuna düştüğünü' düşünüyor. Ama 30 liraya satın alan da mutlu olamıyor. İçinde devamlı bir şüphe taşıyor." Acaba fiyat 30 liranın da altına düşer mi idi? Acaba ben de mi pahalı aldım?" Velhasıl işin cıvığı çıktı..." Eskiden normal fiyatın altındaki malları işportacılar, ayak satıcıları, "Batan firmanın malları bunlar!" diyerek satardı... Mallarını yüzde 70 tenzilat ve de 7 taksitle satan firmalar batmıyor. Ayakta... O zaman bu alışverişte acaba kim ne kazanıyor, kim ne kaybediyor? Bu alışverişin hesabı nedir? Kazığı kim yiyor?
(Piyasanın "baba"larına soracağım. Öğrenebilirsem yazacağım...)

guras@milliyet.com.tr








Çetin ALTAN
İki küçük portre

Yasemin CONGAR
'Savaş' kurultayı

Faik ÖZTRAK
Nihayet IMF de cari açık dedi

Hasan PULUR
Doping ve ABD

Derya SAZAK
Kayyuma gitmesin

Osman ULAGAY
IMF ile devamı kim istiyor, kim istemiyor?

Güngör URAS
Yüzde 70 tenzilat 7 taksit


© 2004 Milliyet