Sık Kullanılanlara Ekle   Açılış Sayfası Yap   İletişim 07 Ağustos 2004 / Cumartesi  
Bugünkü Milliyet Gazetesi      Business      Otomobil      Cumartesi      Pazar      Ege      Vitrin  
   
 » Detaylı Arama

  SON DAKİKA
  ANA SAYFA
  YAZARLAR
  SİYASET
  EKONOMİ
  FİNANS
  DÜNYA
  SPOR
  GÜNCEL
  YAŞAM
  MAGAZİN
  ASTROLOJİ
  TEKNOLOJİ
  HAVA DURUMU
  OMBUDSMAN
  ÇİZERLER
Haber İndeksi Arşiv Haberci Üyelik
Faciadan doğan hastane

İzlenim / Kutlu Aktaş

Gençlik tutkuları vardır. Tehlikeyi, riski bir tarafa bırakır, gözünüzü kırpmadan insanoğlunun yapmakta zorlandığı hareketleri uygulamaya koyulursunuz.
Yamaçlardan paraşütle atlamak, azgın dere ve nehirlerde şişme botlarla bir oraya bir buraya savrularak yarışmalar yapmak vb. gibi. Su altında uzun süre kalabilme yarışmaları da bunlardan biri.
İşte bu yüzden gençlere "delikanlı" deyimi uygun görülmüştür.
Günümüzdeki "ihtiyar delikanlıları" ayrı tutuyorum.
Onlar kendilerini ne kadar dinç ve sağlıklı hissetseler de, zaman adalelerini eskitmiş, organlarına yormuş, geçmişte 11 - 12 saniyede 100 metreyi katederken şimdi 20'li saniyelere düşmüşlerdir. Ama sağlıklı yaşayabilmek için spor yapmaları, yürüyüşe katılmaları kaçınılmaz.
Biz, gençlere dönelim.

* * *

Alper Çizgenakat su altında uzun süre kalma denemelerine meraklıdır.
Çeşme'de evinin önündeki 2.5 metre derinlikteki havuza sırtına ağırlık bağlayarak dalar.
Havuz kenarında kız kardeşi saat tutmaktadır.
Alper'in dalışından 4 dakika sonra, kız kardeşi su üzerinde kan izleri görür, büyüklerine haber verir, sudan çıkarırlar. Oksijen yetmezliğinden zavallı gencin ağzından kanlar boşanmaktadır, komadadır. Önce Çeşme Sağlık Ocağı'na, oradan İzmir'e yetiştirmeye çalışılır ve hayatının baharındaki genç insan yolda can verir.
Çeşme'de o sıralarda, 1995 yılında sanıyorum, hastane yoktur, sağlık hizmetleri sağlık ocağından verilmektedir. Ama yörenin özellikle yaz aylarında artan nüfusu göz önüne alınarak ilçe yöneticilerince bir hastane inşaatına başlanılmış, parasal imkansızlıklar nedeniyle tamamlanamamıştır. Hastane kısa sürede tamamlanır ve Sağlık Bakanlığı'nca, "Çeşme Alper Çizgenakat Hastanesi" adı verilir.
Bu arada Veryeri Ailesi hastanenin lojmanlarını yaparlar.
Anne Emine Çizgenakat sosyal faaliyetlerde bulunmak için sivil toplum kuruluşlarında hibir karşılık beklemeksizin çalışan bir kimsedir.
Oğlunun acısını içine gömer, hastane tabelasındaki isim onu daha bir çalışmaya sevk eder. Özellikle bayanların katılımıyla kurdukları sivil toplum kuruluşu ile birçok etkinlikte bulunarak, hastaneyi tam teşekkül ve teçhizatlı hale getirirler. Amaçları, başka Alper'lerin, Mehmet'lerin, Osman'ların ölmemeleridir.

* * *

Bu satırları okuduğunuz 7 Ağustos akşamı Çeşme'de bir gezi düzenliyorlar. Gerekli tıbbi gereçleri alabilmek, noksanları tamamlayabilmek için. Bir kaç yıl evvel Emine Çizgenakat'la görüştüğümüzde, Sağlık Bakanlığı'nca, rahmetli çocuğunun isminin silineceği haberini almış ve çok üzülmüştü.
Sonunda sağduyu galip gelmiş olmalı ki "Alper Çizgenakat", halen hastanenin ismini taşımaya devam ediyor. Gösterilen sağduyu sayesinde kamu ile sivil toplum kuruluşları koordinasyona devam ediyor ve güzel işler başarılıyor.

ege@milliyet.com.tr



EGE
Faciadan doğan hastane
Bir Ege masalı
Sorup öğrendikçe akla takılanlar...
Balık hafızasına sahip bir millet için 52 gün
İflas etmek
Demiryolcu kültürü





Ege Ana Sayfa
Ekonomi
Spor
Rehber


Kutlu Aktaş
Güneş Aynacı
Bülent Buda
Deniz Sipahi
Süha Tanrıöver
Hakan Tartan

© 2004 Milliyet