Sık Kullanılanlara Ekle   Açılış Sayfası Yap   İletişim 07 Ağustos 2004 / Cumartesi  
Bugünkü Milliyet Gazetesi      Business      Otomobil      Cumartesi      Pazar      Ege      Vitrin  
   
 » Detaylı Arama

  SON DAKİKA
  ANA SAYFA
  YAZARLAR
  SİYASET
  EKONOMİ
  FİNANS
  DÜNYA
  SPOR
  GÜNCEL
  YAŞAM
  MAGAZİN
  ASTROLOJİ
  TEKNOLOJİ
  HAVA DURUMU
  OMBUDSMAN
  ÇİZERLER
Haber İndeksi Arşiv Haberci Üyelik
Sorup öğrendikçe akla takılanlar...

Görüş / Bülent Buda

"Bir olgunun gerçekle tümüyle örtüşüp örtüşmediğini, yalnızca soru sorarak kanıtlayabilirsiniz" demiş Mehmet Baydur bir yazısında. Özerk Futbol Federasyonu, MHK, Tahkim ve Denetim Kurulu ile Gözlemciler; yapılanmaları, işleyişleri ile eş güdümlerini öyle enine boyuna, derinliğine bildiğim kurumlar değil. O nedenle de bu kurumlara ilişkin yazmak, konuşmak pek haddim de değil. Ancak, oynanan tiyatroyu elbette izlerim, ara ara gülümser, ara ara da öfkelenir geçer giderim. Bazen de meraklanır, soracağım tutar. Salt, doğrusunu öğrenip, ukalalık yapmamak için.

Fatih Tanfer'e yöneldim
Geçenlerde Metin Gökalp'le şu MHK ve maç gözlemcilerine dair söyleşirken, sözün bir yerinde Meto, MHK Başkanı dahil, tüm kurul üyelerinin maçlarda fazladan gözlemcilik de yaptığını söyledi. Gözlemciliğin, parasal bir getirisi olduğunu bilenlerdenim. Burada bir yanlış yok. Bence yanlış olan, maçları yönetecek hakemleri atayan, daha doğrusu hakemleri yöneten kurumun başkanı ile üyelerinin yönettikleri, atadıkları hakemlere gözlemcilik yapması. Meto'ya "Yanlış biliyor olabilirsin" dedim, gülümsedi. "Abi heryerde konuşma bunları, bilgisizliğin ortaya çıkacak" gibilerden. Ben yine de Meto'nun kızacağını bile bile, işi sağlama almak için Fatih Tanfer'e yöneldim. O da Meto'yu doğruladı. Bu nedenle de şimdi bu olguya ilişkin düşüncelerimi açık açık yazabilirim. Önce bu işi para almadan yapan MHK Başkanı ile üyelerinin, salt bu eksiklik giderilsin diye gözlemcilik yapmalarını doğru bulmuyorum.

Yanıtları bekliyorrum
Objektif olamazlar. Yansız davranamazlar. Birlikte oldukları insanlara yönelik değerlendirmelerinde duygusallığı aşamazlar. Sonra da milyonlarca dolar bir bütçenin yönetimine seçilenlerin bu bütçeyi hayır kurumu üyeleri gibi karşılıksız yönlendirmelerini, üstlendikleri sorumluluk yükü nedeniyle, doğrusu biraz da garip buluyorum. Daha da ötesi, Özerk Futbol Federasyonu yönetiminin sözünü ettiğimiz bütçenin yapılanmasında büyük katkısı olan profesyonel futbol kulüplerinin başkanları ile yöneticilerinin katılımı ile oluşmasından yanayım. Yani demem o ki, olayı yaşayanlar yönetsin. Yani oligarşik bir yapılanma son bulsun diye. Çözüm siyasi bir yapılanmayla daha vahim, teslimiyetçi bir oluşuma dönüşmesin. Neyse, olan oldu. Şimdi gelinen aşamada, bu alandaki bilgisinden, birikiminden kuşku duymadığım sevgili Fatih Tanfer'in katkılarına gereksinmem var. Sözlü olarak değil, sakıncası yoksa yazılı olarak... Hem de çarşamba yazısına konu olur niyetine...
Şöyle ki;
1. Bu sezon getirilen değişiklikle Futbol Federasyonu'na bağlı olarak gözlemci atayacak kurul, geçmiş dönemlerde olduğu gibi MHK Başkanı ile üyelerinden gözlemci atayacak mı?
2. Maçlara gözlemci olarak atananlarda aranılan ölçütler nelerdir?
3. Maç sonrası düzenlenen gözlemci raporlarının ulaşacağı değerlendirme makamı neresidir?
4. Mali açıdan Futbol Federasyonu'na bağımlı MHK'nin, hem de amatörce ne denli özerk olabileceğine ilişkin kuşkuları giderecek bir düzenleme düşünülüyor mu? Hepsi bu kadar. Sevgili Fatih, Bernard Show, "Bir puro, akıllı bir adama düşünecek zaman, bir aptala da ağzına sokacak bir şeyler verir" demiş. Sen akıllısın ama, puro içmiyorsun. Purosuz da becerirsin biliyorum.

egespor@milliyet.com.tr




EGE
Faciadan doğan hastane
Bir Ege masalı
Sorup öğrendikçe akla takılanlar...
Balık hafızasına sahip bir millet için 52 gün
İflas etmek
Demiryolcu kültürü





Ege Ana Sayfa
Ekonomi
Spor
Rehber


Kutlu Aktaş
Güneş Aynacı
Bülent Buda
Deniz Sipahi
Süha Tanrıöver
Hakan Tartan

© 2004 Milliyet