|
Elemana mektup
Biliyorsunuz değil mi? Benim SSK'ya tabi, kadrolu bir hırsızım var. Biliyorsunuz, geçen sene yazmıştım, yine hatırlatayım. İki sene önce gündüz gözüyle evim soyuldu. O gün bugün daha parmak izinden bile bir haber alamadım. Sineye çektik. Derken ertesi sene yani 2003 yılında bürom soyuldu, o da gündüz gözüyle. Ben de hırsız kardeşime bir mektup yayımlayıp kendisini büro kadrosuna kattığımı, hatta SSK'ya bildirdiğimi yazdım. Kadrolu hırsız kardeşim bayağı iyi çıktı, Allah nazardan esirgesin, ateş gibi, cevval biri. Bu yıl da gitmiş benim yazlığı soymuş, iyi mi?
Yazlığa bir gittik ki kapı kırılmış, ev soyulmuş, bakın siz iş bilir, çalışkan hırsızıma, Karaköy nere, Silivri nere, nasıl çalışıyor? Gözlerim yaşardı. Nerede bulunur böyle çalışkan ateş gibi eleman. Allah'ın izniyle bir gün malulen emekli ettiğimde sizlere de tavsiye edeceğim, telefonunu ve adresini vereceğim, böylesini bulamazsınız. Sizden de malulen emekli olsun.
Sevgili hırsız kardeşim, beni hayatta yalnız bırakmadın, artık gözüm arkada değil, çünkü çalınacak malzeme kalmadı, düşüncem, en kısa zamanda seni malulen emekli etmek, üç yıldır birbirimize güvenimiz sonsuz, sen bana sadık, ben sana eli açık, yuvarlanıp gidiyoruz, öyle değil mi? Senden küçük bir ricam olacak, artık kapının kilidi falan yok, çünkü içeride alınacak, çalınacak eşya bırakmadın, bari kapıyı kırma, Allah canımı alsın ki senin götürdüğün kadar bir de kapıcılara, kilitçilere kaptırdım. Gel, elini kolunu sallaya sallaya gir, bak göreceksin ki tamtakır. Tamam mı canım, hadi ikinizi de öperim, seni de ananı da.
tamerheper@host.com
|
|