Sık Kullanılanlara Ekle   Açılış Sayfası Yap   İletişim 08 Ağustos 2004 / Pazar  
Bugünkü Milliyet Gazetesi      Business      Otomobil      Cumartesi      Pazar      Ege      Vitrin  
   
 » Detaylı Arama

  SON DAKİKA
  ANA SAYFA
  YAZARLAR
  SİYASET
  EKONOMİ
  FİNANS
  DÜNYA
  SPOR
  GÜNCEL
  YAŞAM
  MAGAZİN
  ASTROLOJİ
  TEKNOLOJİ
  HAVA DURUMU
  OMBUDSMAN
  ÇİZERLER
Haber İndeksi Arşiv Haberci Üyelik
Buz falı

Gökkuşağı / Reşat Kutucular

Çoğu zaman kendi küçük dünyamızın günlük akışı içinde kaybolup gidiyoruz. Bir biz varız sanki, biraz mahallemiz var, birazcık da kent görünüyor işte. Ülkenin uzak kısımlarına arada bir gözucuyla bakıp yine içimize dönüyoruz. Gezegenin geri kalanı için endişelenmeye ne enerji kalıyor, ne de vakit. Hele hele galaksimizin boyutunu ancak bulutsuz havalarda gökyüzüne bakınca hatırlıyoruz.
İnsan ömrünün kısacık olduğunu nakarat gibi mırıldanıp dursak da müthiş dar alanlarda gayet küçük işlerle meşgulüz. Hayat böyle, sistem bu, böyle öğretiliyor. Ortalama 70 yıllık bir hayatın kısalığı ancak evrenin 10 - 20 milyar yaşında olduğunu düşününce yerine oturuyor.

* * *

Büyük resimde göz ardı edilebilir yaratıklarız kısacası. Kapladığımız alan ve zaman olarak. Buna karşılık üzerinde yaşadığımız metrekarelerin kralı, kraliçesi havasındayız. İçimizde yeni metrekareler kazanma hırsı. Daha kocaman olanların kilometrekareleri kontrol telaşı. İtiş, kakış.
Bir taraf cep telefonu ve bilgisayar ağlarına yapışıp kalmış, giderek şişmanlıyor ve zayıflamak için uğraşıp duruyor, diğer tarafın henüz temiz suyu yok, açlıktan ölüyor. Daha da acısı, dengesizlikler kanıksanmış, doğal karşılanır olmuş.

* * *

Hem dar çevremizde, hem uluslararası boyutta ilişkiler fazlasıyla karmaşık, anlaşılmaz. Sanki özellikle bu hale getirilmiş. İnsanlar yorulsun diye. Her kesitte kısır çekişmeler, entrikalar, sağ gösterip sol vurmalar, patlayan silahlar, bombalar, komplolar, komplo teorileri.
Bu gezegenden yükselen gürültü ve homurtu bir gün başka galaksilerde duyulduğunda, kimbilir bizi ne kadar ayıplayacaklar. Belki de şimdiden duyulmuştur da, duyanlar duyduklarına inanamıyorlardır. Havası güzel, suyu güzel, nadide bir gezegende neyi paylaşamıyor bu ilkel yaratıklar diyorlardır.
Bu, sürdürülebilir bir gidiş gibi görünmüyor. Bakarsanız herkes barış içinde bir dünya istiyor ama barış bugünün dünyasında romantik bir düş olarak görülüyor. Şu yüzyıllarda daha çok, büyükler küçükleri yutuyor. Böyle olunca da dengeler bir türlü düzelmiyor. Sorunları gezegen değil, üzerinde yaşayanlar yaratıyor.

* * *

Yoksa, dünyanın önü açık. Güneşin sönmesine daha bir milyar yıl var. İklim şartları da gelecek 15.000 yıl boyunca gayet iyi olacak, öyle deniyor. Herhangi bir buzlanma dönemi beklenmiyor. Dünya üzerindeki en eski buz kitlesinde, Antartika'daki Dome C'de, yapılan çalışmalardan bilim adamlarının çıkardığı sonuç bu. Son 740 bin yılın iklim kalıbı şu şekilde: Kuzey Yarımküre'yi buzla kaplayan, kabaca 80.000 yıl süren soğuk dönemlerin arasına denk gelen ortalama 20.000 yıllık iyi hava dönemleri.
12.000 yıldır süren şimdiki ılıman dönemin 27 - 28 bin yıl devam edeceği sanılıyor. Yani önümüzde bu gezegenin bize armağanı daha 150 yüzyıl var. Aşağı yukarı 500 torununuzun sorumluluğu şimdiden omuzlarınızda, bilesiniz.
Bu şekilde tepişerek kaç bin yıl daha geçer ki. Şu kesin, bu 15.000 yıl böyle geçmez. Bir an önce düzelmek, en azından düzelmeye başlamak gerek. Düzelmeye niyet etmek gerek. Üzerindekiler düzelebilirse, birlikte yaşamayı evrenin en güzel köşelerinden biri olabilir dünyamız.

ege@milliyet.com.tr



EGE
Buz falı
Gerçek özgürlük kafada başlar, kafada biter
Doğaya sahip çıkmak
İzmir'in demiryolları (2)





Ege Ana Sayfa
Ekonomi
Spor
Rehber


Reşat Kutucular
Deniz Sipahi
İsmail Sivri
Sabri Yetkin

© 2004 Milliyet