Sık Kullanılanlara Ekle   Açılış Sayfası Yap   İletişim 10 Ağustos 2004 / Salı  
Bugünkü Milliyet Gazetesi      Business      Otomobil      Cumartesi      Pazar      Ege      Vitrin  
   
 » Detaylı Arama

  SON DAKİKA
  ANA SAYFA
  YAZARLAR
  SİYASET
  EKONOMİ
  FİNANS
  DÜNYA
  SPOR
  GÜNCEL
  YAŞAM
  MAGAZİN
  ASTROLOJİ
  TEKNOLOJİ
  HAVA DURUMU
  OMBUDSMAN
  ÇİZERLER
Haber İndeksi Arşiv Haberci Üyelik
Hacı Baba Yöntemi

Satır Arası / Deniz Sipahi

Bugünkü köşemi değerli dostum Adwise Reklam Ajansı'nın sahibi Ceyhan Borlak'a bırakıyorum. İşte bir reklamcının gözüyle İzmir... Ben de yarın bu konuyla ilgili birkaç satır yazmaya çalışacağım.

* * *

Kaosların kendi iç dengeleri onları kararlı tutar. Özellikle liberal ekonomik yapı, varolmasının garantisini kaosun iç dengesine borçludur. Bu belki de İzmir'in bildim bileli "makus" olarak tanımlanmaya çalışılan talihinin artık sürmeyeceğinin evrensel gerçekliğe, matematik bilimine dayanan bir tür garantisi sayılabilir.
İzmir "sahip çıkılmazsa neler olabileceğini" yaşadığı gibi "sahip çıkılırsa" da neler kazanılabileceğinin ışıklarını çok net görüyor.
- Komşum kazandı, aynısından yaparsam ben de kazanırım,
- Yaptığımı satamazsam fabrikayı bir heveslisine satarım, gemi yürür,
- Görünmeyen iş kayıplarımı değil, fiyatları aşağı çekeyim, Ar - Ge yatırımını değil vadeyi üç kat artırayım,
- Pazarı büyütmekle kim uğraşacak? Pazara yeni girenleri yok etmek için iskonto yapalım.
- Logoyu büyütelim, vurucu (her ne demekse) slogan bulalım devirleri artık bitmektedir.

* * *

Bütün bunları beklemeden vizyonla, stratejik planlamayla, motivasyonla ve Don Kişotvari bir umutla öncülük edenler bu yeni gündeme de bir kaç adım önde başlamaktadır. İzmir'in Piriştina döneminde birden bire farkediverdiği şeyler bunun en açık delilidir.
İzmirliler şunu farketti...
- Meğer ne kadar çok şey eksik bırakılmış...
- Hiç kimse talep etmeden kendiliğinden akıl yürütülerek yapılan şeylerin değeri ne kadar kısa sürede anlaşılabiliyormuş.
- Uzman çözümler getirmek hayatı ne kadar kolaylaştırıyormuş.
- 20 senedir değişmeyen bir şehrin çehresi 5 yılda değiştirmek mümkünmüş.
- Yine uzman çözümler getirmek yap boz yönteminden çok daha ucuz ve çabuk sonuç veren bir yöntemmiş.
- Hiçbir işe yaramaz zannedilen bir takım sosyal yatırımların ve çabaların aslında ne kadar önemli ve işe yarar şeylermiş.

* * *

Sağımıza solumuza bakmadan ve moralimizi bozmadan doğru şeyler yapmak için çalışmak artık eskiden olduğu kadar "enayice" bir çaba değil. (Aslında hiç bir zaman da öyle olmamıştı) Tüm dünyada yeni bir döneme gidiyoruz. Sandığımızdan çok daha küresel, düşündüğümüzden çok daha dünyayla entegre bir hayat yaşamaya başladık. Herhangi bir olumsuzlukla mücadele etmekten yorulmak demek, onun bu kürre-i arzdan tamamen yok olacağını zannetmek demektir. Bu saflıktır. HBY (Hacı Baba Yöntemi) dünyada hep vardı ve hep var olacaktır. Önemli olan Hacı Baba Yöntemi'ni eleştirip omuzumuzu çökerteceğimize ona iyi sonuçlar geliştirmemizdedir. Yapmak yapmamaktan, düşünmek düşünmemekten öndedir ve hep öyle kalacaktır.

dsipahi@milliyet.com.tr




EGE
Küçük "35"
Oldu mu şimdi!
Dini cemaatlerin yükselişi...
Hacı Baba Yöntemi





Ege Ana Sayfa
Ekonomi
Spor
Rehber


Mahmut Evren
Özgür Kaynar
Engin Önen
Deniz Sipahi

© 2004 Milliyet