|
 |
|
|
Zekeriyaköylülerin balık lokantası
İstanbul'un burnunun dibinde, özel bir koyda nefis bir plaj var: Dalia Beach-Club. Buranın lokantasında gerek yapılan servis gerek yiyeceklerin kalitesi ve lezzeti hoşumuza gitti
İstanbul'un burnunun dibinde, şehir merkezine yarım saat uzaklıkta, Akdeniz kıyısındaki koylara benzer, etrafı yemyeşil, geniş bir kumsalı olan bir koy olabileceğine burayı görmeyen inanamaz.
Geçen hafta sonu Zekeriyaköy'de bir arkadaşımızı ziyarete gitmiştik. Zekeriyaköy,
Garanti-Koza Grubu tarafından geliştirilen bir mahalle. Bahçeler içinde müstakil evler yapılmış.
Sarıyer'den veya Maslak Yolu'nda Fatih Ormanı'nın yanından gidiliyor. Yemyeşil bir mahalle ama evlerin yarısı boş.
Arkadaşımız, "Bizim Zekeriyaköy halkının balık yemeye gittiği bir lokanta var. Bu akşam orada yemek yiyelim" dedi.
Akşamın erken saatinde yola çıktık. Zekeriyaköy Kilyos'a çok yakın. Kilyos yolu üzerinden Demirciköy'e doğru kıvrıldık. Kilyos ile Demirciköy arası yemyeşil bir çam ormanı. Yıllar önce buraları ağaçlandırılmış. Ağaçlar sağlıklı. Yol üzerindeki "Dalia-Beach Club" levhasından içeri saptık. Kısa bir asfalt yolun ucunda deniz göründü.
İki tarafta yüksek tepeler... Tepeler yeşil. Önde yemyeşil bir çim. Sonra geniş bir kumsal. Ve de deniz. İki yandaki tepeler denizin içine ilerlediğinden ufak bir koy oluşmuş. İki tepe arası yay şeklinde bir kumsal.
Yeşil çimler canlı ve sağlıklı. Üzerlerine güneş şemsiyeleri dikilmiş. Güneşlenme şezlongları dizilmiş. Kocaman kocaman rengarenk minderler atılmış...
Kış aylarında da hizmet veriyor
Aynı şekilde kumsalda da şemsiyeler ve şezlonglar var.
Biz güneş batarken Dalia'ya ulaştığımız için plaj bölümünde kimse yoktu. Plajın arkasındaki tuvaletlere girip baktım. Düzgün ve tertemizdi. Plajın hemen arkasında bir kafeterya vardı.
Bana anlatıldığına göre, bu koy maden alanı olarak değerlendiriliyormuş. Bir ara burada hazır beton santralı kurulmuş. Sonra İbrahim Bilgin isimli müteşebbis burayı plaj olarak düzenlemiş. 2002 yılından bu yana plaj olarak kullanılıyormuş. Dalia isminin nereden geldiğini öğrenemedim ama "beach club"ın (plaj kulübü) ne demek olduğunu biliyorum. Eskiden Kilyos Plaj Tesisleri, Florya Plaj Tesisleri denilirdi ya... Şimdi İngilizce "beach-club" diyorlar.
Arkadaşımız lokantada daha önce yer ayırtmış. Masamıza oturmadan mutfak bölümüne geçtim. Lokantayı işleten Atilla Günaltay ile tanıştım. Açık mutfakta Ardahanlı aşçıbaşı Nevruz Koç'u izledim. Mutfak temizdi. Aşçıbaşı da "doğru dürüst bir aşçıbaşı" görünümündeydi.
Masamıza oturduk. Masanın örtüsü, peçeteleri bembeyaz ve temizdi. Tabak çanak düzgün, "şehir lokantaları" çizgisindeydi. Şef Hicabi Özyer ile servis elemanı
Hakan Kılıç, müşteriye hem kibar davranıyor hem de büyük ilgi gösteriyordu.
Hanımlar balık seçmek için mutfağa gittiler.
800 gram ağırlığında bir levrek seçmişler. Fiyatını belirlemişler. Izgara yapılmasını istemişler.
Güneş batarken patlıcan salatası, yeşil salata, kalamar tava yedik. Sonra balığımız geldi. Paylaştık. Hem servis hem de yiyeceklerin kalitesi ve lezzeti hoşumuza gitti.
Dalia'nın lokanta bölümünün kapalı kısmı da var. Bu nedenle yıl boyu hizmet veriyormuş. Arkadaşlarımız kış aylarında şömine başında yemek yediklerini anlattılar.
Plaj bölümüne hafta içi gelenler kişi başı 15 milyon lira, hafta sonu gelenler 20 milyon lira giriş ücreti ödermiş. Güneşlik, şezlong, minder gibi şeylere para istenilmezmiş. Plaja gelenler büfede 3 milyon liraya salata, 7,5 milyon liraya köfte, 10 milyon liraya makarna yiyebilirlermiş.
Arkadaşlarımızı Zekeriyaköy'de bıraktık. Yarım saat sonra evimizdeydik. İstanbul'un bu kadar yakınında bu güzellikte bir koy, koyda bir plaj, plajda da böyle tesisler ve lokanta olabileceğini tahmin edemezdik.
Tel: (0212) 204 03 68
Şarap uzmanları ile bağ turları
Kavaklıdere Şarapları, meraklılarına eğitici şarap ve bağ turları düzenliyor. Hafta içi ve sonunu içeren gezide uzmanlar eşiliğinde şarap tadabilir, şarap özelliklerini, yeme-içme eşleştirmesini öğrenebilir, üzümün nasıl şarap haline geldiğini doğal ortamında görebilirsiniz. Geziler İstanbul, Ankara ve Kapadokya'da yapılacak.
Tel: (0312) 467 57 75
İki şarap iki farklı tat
Sevilen Şarapları iki farklı şarap tadı sunuyor. 2001 yılında Uluslararası Şarap Yarışması'nda
gümüş madalya kazanan Cabarnet Sauvignon& Merlot, iki farklı üzümün karışımı ve meyve aromalı tadı genizde hoş bir tat bırakıyor. Karasalkım Gamay ise hafif soslu et yemekleriyle birlikte içilmesi önerilen bir sek kırmızı şarap.
|
|
|

|