|
Terör ve DEHAP
ÖRGÜT yeniden silahlı eylemleri başlattıktan sonra yaşanan çatışmalar dizisinde, bir PKK'lı ölmüş, bir bekçi hayatını kaybetmiş, iki polis yaralanmıştı.
Diyarbakır Belediye Başkanı Osman Baydemir, hayatını kaybeden bekçinin ailesine "hastanede" ama teröristin ailesine ise resmen evini ziyaret ederek taziyede bulundu. Baydemir "acılar arasında ayrım yapmıyorum" diyor.
Kan ve tedhişe karşı olmanın ahlaki şartlarından biri, terör örgütünde "takdir edilme" duygusu uyandırmaktan sakınmak, hatta takdir beklediği kesimlerde bile silahlı eylemlerin hoş karşılanmadığını göstermektir.
Taziyet ziyareti teröre "siyasi destek" eylemi değil de gerçekten insani bir "acıyı paylaşma" davranışı ise, Baydemir bu ayrımı yapmamalı, ailenin acısını paylaşırken, terör eylemini tasvip etmediğini belirtmeliydi.
Baydemir ve DEHAP terörü eleştirmekten kaçınmaktadır.
İşte ben de taziyet diliyorum ama terörü lanetliyorum.
* * *
GEÇENLERDE uçakta Hatip Dicle'yle karşılaştık; tanıyamadım kendisini tanıttı. Sorum üzerine, kuracakları yeni partinin "ılımlı olacağını, herkese hitap eden bir parti kurmak istediklerini" söyledi.
Leyla Zana falan da "barış"lı konuşmalar yapıyor.
İyi ama nasıl?
Devletin terör örgütüyle bir tür 'barış anlaşması' yapmasını savunmak barışa hizmet değildir. Terör örgütünün "devlet gibi" kabul edilmesini istemek, terör örgütünü siyaseten desteklemek olur.
'Taziyet' de 'barış' da yüce insani değerlerdir, bunları terör örgütünü meşrulaştırmak için kullanmak yanlış olduğu gibi, "barış"tan bahsedenlerin inandırıcılığını da yok eder.
DEHAP'lılar sıkıştıkları yüzde 5'lik oy tabanının dışına açılarak geniş kitlelerce normal bir siyasi parti gibi görülmek istiyorlarsa, bu konuya net bir açıklık getirmelidir.
* * *
TERÖR örgütü insani duygularla değil, mağlup olduğu için teröre ara vermişti. Terörden yine netice alamayacaktır.
Elbette bir "Kürt sorunu" da vardır ve bunun çözümü, ülke bütünlüğü ve üniter devlet ilkelerine uygun liberal özgürlüklerin ve sosyal entegrasyonun geliştirilmesidir.
Ayrılmak en çok Kürtlere zarar verir; terör de en çok bölgeye zarar vermiştir.
Onun için DEHAP bir türlü Kürtlerde bile istediği desteği bulamıyor. Aldığı oy yüzde 5 civarında...
Bölgede silahlar susup güvenin sağlanması, son iki yıldaki demokratik reformlar ve ülke genelindeki siyasi istikrar DEHAP tabanında bile kayma yaratmış, bu çizgi 2002 ve 2004 seçimleri arasında ciddi oy kaybına uğramıştır. TESAV'ın rakamlarına göre:
Güneydoğu'daki 10 ilde DEHAP - SHP oyları 120 bin kayıpla 632 binden 512 bine, yüzde 25'ten yüzde 20'ye düşmüştür.Doğu'daki 14 ilde DEHAP - SHP oyları, 136 bin kayıpla 423 binden 287 bine, yüzde 19'dan yüzde 13'e düşmüştür.
DEHAP'ın bölgede toplam oy kaybı 250 bindir!
DEHAP ileri gelenleri gerçeği görmelidir; PKK güdümlü siyasi çizgileri "sosyolojik bir çıkmaz" içindedir.
Teröre karşı çıkan, kendi iradesine sahip normal bir 'kitle partisi' haline gelmedikçe, inandırıcı olmaları çok zor.
t.akyol@milliyet.com.tr
|
|