
|
|
|
 |
|
|
Bu da Irak için bireysel önlemler...
'Bıyık bırak, kravat takma saçların sarıysa siyaha boya'
Türk TIR şoförlerine ve çalışanlarına saldırılar, Irak'ta iş yapan firmaları farklı tedbirler almaya yöneltiyor. Bazı firmalar, bölgeden 'şimdilik' çekiliyor. Türk - Irak İş Konseyi Başkanı Ercüment Aksoy, güvenlik önlemlerinin yanı sıra, işadamları ve Türk çalışanların kişisel önlem almalarını da öneriyor. Aksoy, "Bıyık bırakılmalı, kravat takılmamalı ve saçları sarı olan siyaha boyatmalı' diyor
PINAR ÇELİK
"Bıyık bırakın, kravat takmayın, saçlarınızı siyaha boyatın, vs..." Bu öneriler, Irak ile ticaret yapan ve yapacak olan işadamları için. Önerilerin sahibi Irak - Türk İş Konseyi Başkanı Ercüment Aksoy. Nedeni ise işadamlarının güvenliği.
Öncelik ne escort, ne de konvoyda. Aksoy'a göre bölgenin şartlarına göre yaşamak, alınacak güvenlik önlemlerinin başında geliyor. Aksoy, Irak'la ticarette güvenlik sorununa farklı bir bakış açısı getirirken, bu pazarda ne kadar 'temkinli' olunması gerektiği konusunda da önemli ipuçları veriyor.
Saldırılardan korunmak için alınması gereken tedbirler tabi ki bunlarla sınırlı değil. Geçtiğimiz hafta Türk teknisyen Murat Yüce'nin kaçırılarak öldürülmesi, bu ülkeyle yapılan ticaretin 'ne kadar güvenli olduğu' sorusunu bir kez daha gündeme getirdi. Asıl önemli olan ise bu soruya verilecek yanıtın, ticarete nasıl etki edeceği...
Bundan kısa bir süre önce büyük umutlar bağlanan Irak pazarının, Türk iş dünyası için ne ifade ettiğini öğrenmek için görüştüğümüz firmaların hepsinde tedirginlik göze çarpıyor. Habur kapısından Irak'a çıkış yapan kamyon sayısının 2 binden bin 600'e düşmesi de bunun sonucu. Ancak bu olaylar oldu diye pazardan tamamen vazgeçmiş de değiller. Faaliyetlerini 'bir süreliğine' durdurmuşlar.
Bilindiği gibi Uluslararası Nakliyeciler Derneği (UND), öldürülen teknisyen Murat Yüce'nin ardından diğer Türk çalışanların hayatlarını riske atmamak için Irak'a Amerikan malları taşımama kararı almıştı. Tabi ki gerekli güvenlik önlemleri alınana kadar.
Alternatif çıkış kapısı
Firmaların beklediği güvenlik önlemlerine gelince... Beklenti, ABD korumasının mal teslim edildikten sonra da devam etmesi. Çünkü ABD'liler, kendilerine ait malı teslim alıncaya kadar sağladıkları korumayı, teslimden sonra kaldırıyorlar.
Bunun yanı sıra firmalar Habur Kapısı'na alternatif bir çıkış kapısı da istiyor. Böylece konvoylar uzun süre bekleme yapmayacak.
Ayrıca yol güzergâhında kurulacak konaklama tesisleri de firmaların güvenlik önerilerinden birisi. UND bu tesisleri finanse edebileceğini söylüyor. Ayrıca bölgeye giden araç ve şoförler için sigorta fonu oluşturulması isteniyor.
'Burma bilezik almayın'
Tüm bu önlemlere farklı bir bakış açısı getiren Aksoy'a göre, Irak'ta çalışanların teknik önlemlerin yanı sıra bireysel önlem almaları da hayati önem taşıyor. "Bölgede çalışıyorsanız kravat takmayacaksınız, saçlarınız sarıysa siyaha boyatacaksınız, bıyığınız yoksa bıyık bırakacaksınız" diyor Aksoy. Irak sokaklarında cepte parayla dolaşılmaması gerektiğine dikkat çeken Aksoy, "Irak ekonomisi kötü durumda. İnsanları aç. Siz sokağa cebinizde parayla çıkarsanız kaçırılma riskinizi artırırsınız. Kısaca oradaki koşullara adapte olmak zorundasınız. Patlama olabilir, kaçırılma olabilir ama tehlikeleri minimuma indirmek zorundasınız. O yüzden mutlaka yanınızda 3 - 4 Iraklı ile dışarı çıkın. Karınıza burma bilezik, Arap elbiseleri almayıverin. Ben de gitmeden önce bıyık bırakıyorum" diyor.
Irak'ta bulunan Amerikan şirketlerinin çalışanlarının bölgede çok temkinli dışarı çıktıklarını, korumalarla dolaştıklarını ve araziye uygun bir şekilde giyindiklerini vurgulayan Aksoy, "Amerikan şirketlerinin çalışanları için çok ciddi bir bodyguard'lık sistemi var. Bunun yanında kendi kişisel önlemlerini de alıyorlar" diye konuşuyor.
1.5 milyar dolar ihracat
Aksoy'a Türk ticareti için bir dönem umut kapısı olarak nitelendirilen Irak'ta durumun tersine dönüp dönmeyeceği ile ilgili görüşlerini soruyoruz. Yanıtı şöyle oluyor:
"UND'nin aldığı karar doğru ama bu kararın Irak ile yapılan ticareti çok fazla etkilemeyeceğini düşünüyorum."
Irak'a ilk 7 ayda kayıt dışı ticaret hariç, 1 milyar dolar civarında ihracat gerçekleştirildiğini kaydeden Aksoy, bu bölgeye yapılan taşımacılığın yüzde 50'sinin ABD'li firmalar için olduğunu belirtiyor. Irak ile ticaretten vazgeçmek gibi bir durumun söz konusu olamayacağını kaydeden Aksoy, "Irak'ta binin üzerinde Türk şirketi faaliyet gösteriyor. Geçen yıl Irak'a 900 milyon dolar olan ihracatımızın bu yıl sonuna kadar 1.5 milyarı bulacağını düşünüyoruz" diyor.
'Kimse iş yapmak istemiyor'
Kahramanlı Nakliyat, Irak pazarında üç yıldır faaliyet gösteriyor. Firmanın sahibi Osman Kahramanlı, Irak'a inşaat malzemeleri, ranza, dolap ve yatak götürdüklerini anlatıyor. Ancak Bilintur şirketinde görevli Murat Yüce'nin öldürülmesinin ardından firmaların Irak'ta iş yapmak istemediğini anlatan Kahramanlı, bundan bir süre önce de taşıma yaptırdıkları firmanın şoförleri kaçırılınca Irak'taki faaliyetlerini durdurduklarını belirtiyor.
Kahramanlı, "Ancak TIR'lar da şoförler de bizim firmaya bağlı değildi. Bir taşeron firmadan kiralamıştık. Biz sadece yük taşıyorduk. Şoförler kaçırılınca Irak'taki taşımacılık faaliyetlerine son vereceğimizi duyurduk. Önemli olan şoförlerin sağ olarak ülkelerine dönmesiydi. Serbest bırakıldıklarını öğrenince
çok sevindik" diyor.
'Ticareti durdurmak gibi bir durum söz konusu olamaz'
Irak'la iş yapan bir başka firma yöneticisi, "Şimdilik saldırıya uğramadığımız için kendimizi şanslı hissediyoruz ama bu saldırıya uğramayacağımız anlamına gelmiyor. Irak'taki ABD'lilerle ticaret yapan firmaların risk altında olduğunu düşünüyoruz. Bu da halen Irak'ta bulunan çalışanların hayatlarını tehlikeye sokuyor" diyor. Güvenlik endişesiyle firma adı açıklamaktan kaçınan firma yöneticisi, Irak'a giden çalışanların can güvenliği yanı sıra gönderilen malın yerine gidip gitmediği konusundaki endişeleri yüzünden çok sıkıntılı dönemler geçirdiklerini belirterek, "Tüm bunlara rağmen Irak ile ticari ilişkileri durdurmak gibi bir durum söz konusu olamaz. Irak iyi bir pazar. Ürdün, Suudi Arabistan, Kuveyt çok ciddi işler yapıyorlar bu ülkede. Rekabet had safhada ve böyle bir pazarı bırakmak diye bir şey düşünmüyoruz" diyor.
'Umutların bitmesi söz konusu değil'
Irak'taki ticaret umutlarının tersine dönmesi gibi bir durumun söz konusu olmadığını söyleyen Tepe Grubu Şirketleri Murahhas Azası Ali Kantur da durumu şöyle değerlendirdi:
"Devletler böyle günler yaşar ve çözülür mutlaka. Bir ülkenin en önemli ticari kaynağı kendi komşularıdır. Irak da bizim sınır komşumuz ve ticaretim içinde payı büyük. Şu an ülkede bir kaos var. Bizim de bir elemanımız hâlâ kayıp. Can güvenliği açısından bir süreliğine operasyonlarımızı durdurma kararı aldık. Beni en çok düşündüren oradaki çocuklardan nasıl nesiller yetişeceği. Bu durum beni hem üzüyor hem de korkutuyor."
'İnsan hayatı çok daha önemli'
Şoförleri rehin alınan firmalardan Öztur Nakliyat'ın sahibi Ömer Öztürk, Irak'taki ABD'lilere taşıma yapmama kararı aldıktan sonra şoförlerin serbest bırakıldığını ve bu durumun kendilerini çok sevindirdiğini söylüyor. Ticaretlerinin yüzde 80'ini Irak'la yaptıklarını belirten Öztürk, bu ticaretin yüzde 20'sini ABD'lilere yapılan taşımaların oluşturduğunu kaydetti. Öztürk, "Aylık bazda hesaplandığında 45 bin dolar zarara gireceğiz ama bizim için insan hayatı çok daha önemli. Gerekli güvenlik önlemleri alınana kadar ABD'lilere mal taşımayacağız. Ne kadar zarar edersek edelim bu kararımızdan caymayacağız" diyor.
'Kaybımız büyük olsa da kararımızın arkasındayız'
Bilintur Şirketi, şirket çalışan Murat Yüce'nin öldürülmesinin ardından, yine direnişçiler tarafından kaçırıldığı sanılan ikinci personeli Aytullah Gezmen'in hayatını riske atmamak için tüm personelini geri çekme kararı aldı. Şirketin Yönetim Kurulu Başkanı Orhan Hallik, "Kararımızın arkasındayız. Ciddi ticari kaybımız var ama ne kadar kayıp olursa olsun gerekli güvenlik önlemleri alınana kadar Irak'taki operasyonlarımızı durduracağız" diyor.
Irak'ta bulunan Ürdün'lü bir firmaya taşeronluk hizmeti veren Bilintur'un Irak'ta görev yapan işçilerini geri çekme kararı aldığını söyleyen Hallik daha sonra şunları söyledi:
"Şu anda orada birçok çalışan var. Ve bu insanların hedef haline gelmesini istemiyoruz. Türk halkının teröristlere karşı tepkisini daha da büyütmek isteyebilirler. Çekilme kararı almayan firmalara da hak verilmesi gerekir. Çalışan şoförlere soruyorsunuz, 'Çocuğuma ekmek götüremeyeceksem kurban olurum daha iyi' yanıtını veriyorlar. Bu durum göz önüne alındığında insanlar ölümüne para kazanmak derdindeler. Bu yüzden karar onların kararıdır."
|
|
|

|
|