

Herkes düşünce ve ifade özgürlüğü hakkına sahiptir; bu hak serbestçe düşünme, hangi yoldan ve nereden olursa olsun bilgi ve görüş alma, araştırma ve yayma özgürlüğünü içerir. İnsan Hakları Evrensel bildirgesi |
|
|
|
|
 |
|
|
'Kavga'dan bıkmayan kim?
Muttalip Aydın, 6 Ağustos tarihli Aynı Saltanat manşeti ve haberine itiraz eden okurlardan biri. Milliyet ne zaman Uzan ailesi ile ilgili bir haber yapsa benzer eleştiriler gelir. Diyor ki:
"Başka bir grupla olan kavganızı gazete sütunlarına taşıyorsunuz. Hep Cem Uzan ile kavganızı işliyorsunuz. Gazetecilik grup çıkarları gözetilerek yapılmasın" diye yazmış Aydın. Telefon kutumuzda da benzer görüşler var.
Sayıları çok az da olsa, bu okurlara ne kadar yanlış düşündüklerini bir kez daha açıklayayım. Burada maalesef bir türlü aşılamayan bir algılama sorunu var. Toplam 5.6 milyar dolar (yaklaşık 8.5 katrilyon TL) tutarında, tarihte eşi görülmemiş bir yolsuzluk iddiasını ortaya atarak Uzan ailesi fertleri aleyhinde dava açan - belki bu okurlar farkında değildir - Milliyet gazetesi değil, Türkiye Cumhuriyeti'nin bağımsız mahkemeleri, başka ülkelerin yargı kurumları. Nitelikli dolandırıcılık ve kara para gibi sebeplerle bu kişiler hakkında 87 bin yıla kadar varan hapis cezası istemlerini gözardı etmemek, acaba bir "kavga" lafı ile açıklanabilir mi? Ülkenin vatandaşlarının refah düzeyi artmıyorsa, üzerlerindeki mali yük büyümüşse, bu durumun asıl sorumlusu olarak gösterilen kişileri Milliyet gibi bir gazete izlemeyecek de kim izleyecek? Bu durumu yanlış anlamakta ısrar eden son okur da ikna olup vazgeçene kadar açıklamaya sabırla devam edeceğim.
1 Ağustos Pazar günü Milliyet, Gelibolu'daki Sardalye Festivali'ni gündeme taşıdı. Festivalde 2 ton sardalye mangallarda pişirilip halka bedava dağıtılmıştı. Haber için Sardalye Festivali ile Karınlar Doydu başlığı uygun görülmüştü.
Bu habere Gelibolulu okurlardan telefon ve faks geldi. Alınmışlar, incinmişler.
"Biz aç mıyız?" diye soranlar oldu.
Doğrusu, gelen tepkilerde biraz aşırı alınganlık görüyorum. 2 ton sardalyeyi tüketenlerin karınları doymamış olamaz! Başlığı atanların "Aç Gelibolu en sonunda doydu" diye düşünerek, kötü niyetli davranması söz konusu bile değil.
Çünkü o bölgenin ne kadar bereketli, bolluklarla gönenmiş olduğunu bilmeyen yok gibi. Başka bir başlık, evet, olabilirdi; ama Gelibolulular, incinmek yerine, bu yıl 13'üncüsü yapılan renkli festivallerinin gazetede bol resimli, ayrıntılı olarak verilmesine sevinmeliler.
|
|
|

|
|