Sık Kullanılanlara Ekle   Açılış Sayfası Yap   İletişim 11 Ağustos 2004 / Çarşamba  
Bugünkü Milliyet Gazetesi      Business      Otomobil      Cumartesi      Pazar      Ege      Vitrin  
   
 » Detaylı Arama

  SON DAKİKA
  ANA SAYFA
  YAZARLAR
  SİYASET
  EKONOMİ
  FİNANS
  DÜNYA
  SPOR
  GÜNCEL
  YAŞAM
  MAGAZİN
  ASTROLOJİ
  TEKNOLOJİ
  HAVA DURUMU
  OMBUDSMAN
  ÇİZERLER
Haber İndeksi Arşiv Haberci Üyelik
"Terk edilmiş birine dövme yapmam"

Ünü kulaktan kulağa yayılan Ruhsel Donbalak'ın kimlere dövme yapmayacağı konusunda kesin kuralları var: "Askerden yeni dönmüş ya da askere gitmek üzere olana, yakınını yeni kaybetmiş birine kesinlikle dövme yapmam"

ELİF KORAP

Meğer o İstanbul'da bir efsaneye dönüşmüş! Dövmesi olmayan ve de yaptırmayı hiç düşünmeyen biri olarak ben bile duydum ondan söz edildiğini! Ruhsel, "tartışmayı sevmez, istemediğine de dövme yapmaz"mış. Niyetlenenlere önce uzun uzun nutuklar çeker, "Bak ömür boyu bununla yaşayacaksın, emin misin?" diye sorular sorarmış. 18 yaşından küçüklere, ellere ve yüze de dövme yapmazmış. Orhan Gencebay'ın oğlu da gelmiş, o zaman 18 yaşından küçük olduğu için geri göndermiş. Huysuzmuş, müşterilerini fırçalarmış...
İnternette hakkında yorumlar yapıldığını da görünce kimmiş bu ünü kulaktan kulağa yayılan dövmeci diye merak ettim. Gerçekten de ilginç biri.
Dövme yapma konusunda kararsız olanları "özendirir" diye röportaj yapmak istemeyen, üstelik de parasını bu işten kazanan başka dövmeci yoktur herhalde.
Önce röportaja direndi, sonra da "Fotoğraf çektirmeyi sevmem" diye tutturup foto muhabirimiz Ercan Arslan'a ecel terleri döktürdü. Dövmelerini yaptığı ünlüleri bana söyledi ama yazmama izin vermedi üstelik! Hayranlarını dövme yaptırmaya özendirebilirmiş! Yani insan hem takdir ediyor hem de sinir oluyor ona! Sonuç: Ruhsel Donbalak kimmiş sonunda öğrendik.

"Popüler şarkıcıların portrelerini çizmem. Yaptıran iki yıl sonra pişman olabilir"

Ne demek Ruhsel?
Bilmiyorum. Literatürde olan bir isim değil. Adımı babam koymuş. Ben bir yaşındayken de vefat etmiş. Annem de Anadolu kadını, sormamış babama "Niye bu adı koyuyorsun?" diye. Adımın anlamını ömür boyu ben de öğrenemedim yani. Daha önce adı Ruhsel olan birini de hiç duymadım.

Soyadınız ne?
Donbalak.

O ne demek?
Onu da bilmiyorum. Ama babam ilginç biriymiş galiba. Kardeşimin adı da Rehber.

İstanbul'da dövme piyasasında isminiz efsane gibi yayılmış. Nasıl başardınız bunu?
Efsane demeyelim, terbiyesizce bir şey olur. Bu işin eskilerinden biriyim. 13 yıldır dövme yapıyorum. Belki bu kadar dikkat çekmemin nedeni kendime ait bazı etik kaygılarımın olması. Bu insanlara ilginç gelmiş olabilir.

Müşteriyi beğenmezseniz dövme yapmıyormuşsunuz. Neyinize güveniyorsunuz bu kadar?
Beğenip beğenmeme değil söz konusu olan. Çok ukalaca bir şey olur bu. Karşımdaki kişinin emin olmadığını görürsem yapmıyorum yalnızca. Mesela sevgilisi tarafından üç gün önce terk edilmiş bir adama dövme yapmam. Askerden yeni dönmüş, askere gitmek üzere olana, yakınını kaybetmiş birine ya da tatile çıkmış birine dövme yapmam. Tatil yörelerine de gitmem. Çünkü insanlar bu gibi durumlarda dingin bir ruh halinde olmazlar. Duydukları heyecan ya da üzüntünün etkisiyle dövme yaptırmak istiyor olabilirler. Böyle bir durumda da ileride pişman olma ihtimalleri yüksektir. Bunu fark edersem dövme yapmayı kabul etmiyorum. Vazgeçirmek için bir konuşma yaparım. İsterse başkasına gider yaptırır.

"İnsanlar bana en değerli varlıklarını, bedenlerini sunuyorlar"
İyi de size ne?
Böyle bir vebal almak istemem. Gelen kişinin emin olmadığını, pişmanlık duyabileceğini fark ediyorsam, göz göre göre böyle bir şeye izin veremem. Sonradan pişman olan çok kişi gördüm.

Paraya ihtiyacınız yok mu?
Para kazanıyorum canım. Öyle bir sıkıntım yok. Sadece vicdanımı rahatsız etmeyecek işi yapmak isterim. Gömlek satmıyorum ki. Gömlek satsam umursamam. Beğenmezseniz atabilirsiniz onu. Ama insanlar bana en değerli varlıklarını, bedenlerini sunuyorlar. İnsanların bedenlerini ve ruh hallerini etkileyen bir işle uğraşıyorum. Yani çok daha ciddi yaklaşmak zorundayım. Mesela sevgili adı da yazmam. Tabii nikah cüzdanı gösterirse yapacak bir şey yok! İş işten geçmiş artık.

Nasıl yani?
Bir kişi sevgilisinin adını vücuduna yazdırmak istiyorsa, orada mutlaka ters giden bir durum vardır. Bir şey kanıtlamaya çalışıyordur. İlişkileri yakında bitecektir. Yoksa sevgililere düşman bir adam değilim. Popüler şarkıcıların portrelerini de çizmem. İki yıl sonra pişman olabilir yaptıran.

Siz niye koruyorsunuz insanları? Öyle bir misyon mu edindiniz?
Ben bira satıyorsam, senin gereğinden fazla içtiğini görüyor ve bir tane daha içersen yıkılacağını anlıyorsam, sana bir bira daha satmam.

Orhan Gencebay'ın oğluna da 18 yaşından küçük olduğu için dövme yapmamışsınız!
Doğrudur. Ünlü birinin oğlu diye 18 yaşından küçükken dövme yapacak değilim. Çok pırıltılı, çok güzel bir delikanlı. Daha sonra da kendisiyle muhatap oldum. Şimdi 18 yaşından büyük ve dövmeleri var.

Başka ne gibi şartlarınız var?
El ve yüze dövme yapmam. 21 yaşından küçük ve daha önceden dövmesi olmayan biriyse dirsekten aşağıya da dövme yapmam. Bir iş başvurusuna gidiyorsunuz, ellerinizde, yüzünüzde dövmeler görünüyor, işe alınır mısınız? Ama vücudunuzdaki diğer dövmeleri göstermeme şansınız var.

"10 bin kişiye dövme yapmışımdır, bir o kadarını da geri göndermişimdir"
Mimar Sinan Üniversitesi Resim Bölümü mezunu olduğunuzu ve olmadığınızı iddia edenler var. Hangisi doğru?
Okumadım. Ben kopyalama yöntemi kullanmam. Elle çizim yaparım. Resim bölümü mezunu zannetmiş olabilirler.

Şu ana kadar kaç kişiye dövme yaptınız?
Yaklaşık 10 bin kişiye dövme yapmışımdır. Bir o kadar da kararsız olduğunu fark edip geri gönderdiğim olmuştur.

Nerelisiniz?
Karadeniz, Çarşambalıyım.

Peki siz ilk dövmenizi ne zaman yaptırdınız?
18-19 yaşlarında. Şu an 34 yaşındayım. Bodrum'daydım. Küçük bir dövme yaptırmıştım. Bu işe ilgi duydum. Çok da profesyonel olmayan bir arkadaşımdan öğrendim, sonra farklı kaynaklardan beslenerek yıllar içinde ustalaştım.

Karadenizli annenizin tepkisi ne oldu?
"Ben dövme yapacağım" dedim. "İyi misin?" dedi. "İyiyim anne" deyince, "Tamam yavrum" diye yanıt verdi. Ona "Anadolu bilgesi" derim. Başı örtülü, namazında niyazında bir kadındır. Ama hiçbir zaman dövmeyi kötülemedi bana.

Kız istemeye nasıl gideceksiniz bu dövmelerle!
Bugüne kadar öyle bir şey olmadı. Ama sorun olacağını zannetmiyorum!

Dövme silinebiliyor mu?
Silinebiliyor ama çok rahat sonuç alınamıyor. Ciddi izler kalabiliyor. Tavsiyem ya hiç yapılmamalı ya da onunla yaşamaya çalışmalı. Üstüne başka dövme de yapılabilir ama çok iyi sonuç alınamaz. Dövmeyle ilgili önemli bir konu da şu: İnsanların bir dövmeciye giderken sterilizasyon konusunda bilgi sahibi olmaları gerek. Dövmecide aletlerin sterilize edilmesi için otoklav cihazı olmalı. Mümkünse bilgili biriyle gitmeniz gerek.

Müşterilerini yüzlerinden değil, dövmelerinden tanıyor

İnsanlar işe girerken sıkıntı yaşayacaklarını bildikleri halde neden dövme yaptırıyorlar?
Önyargı var dövmelilere karşı. Tüm dünyada dövmeli olmanız işe alınırken sorun yaratır. Ama bu önyargı zamanla değişecek. Ummayacağınız insanlar dövme yaptırıyor. Ev kadınlar, doktorlar, hemşireler ve hostesler...

Neden dövme yaptırdıklarını merak eder misiniz?
İnsanların kendilerini görmeye çalışma çabası, ifade etme yöntemi. Ama herkes de dövme yaptırmak zorunda değil. Başkası vardır kendini başka türlü ifade eder. Tabii bir de bazı insanlar dövmeyi estetik buluyor. Ondan da yaptırıyorlar. Ben kendimi dövmelerimle daha bir ben gibi buluyorum.

Ekşi sözlükte okuduğuma göre müşterilerinizi yaptığınız dövmelerden hatırlıyormuşsunuz.
Yüzlerine pek bakmadığım için tanımam. Dövmesinden tanırım. O zaman konuşmalara kadar her şeyi hatırlarım.

PAZAR
"Röportaj basit bir ses kayıt işlemi değildir"
"En büyük hayalim Sünnetland kurmak"
"Terk edilmiş birine dövme yapmam"
"Ferrari almak isteyenler 2005'i bekleyecek"
Bahiste bira kaybetti, bowling şampiyonu oldu
Eşcinsellere özel hat
En iyi bilgisayar oyuncusu seçiliyor
Kadında annelik, doğurganlık ve astroloji
Kilo alamamak da dert
"Atinalılar en çok Ali Nazik'i ve babagannuşu sevdi"
Şampanyada kıtlık baş gösteriyor
Ürettiğimizi satıyoruz
Taş taşa değmeyince duvar olmaz...
Bozcaada'da festival günleri
Denizden ne çıkarsa bu kitapta
Hızlandırılmış tarih!
Zekeriyaköylülerin balık lokantası
Hemingway'in kahramanları
Potemkin panoları
"Tüfeğim dolu saçma / Kaçma sevdiğim kaçma"
Film gibi roman





Ahmet Turhan Altıner
Ali Rıza Kardüz
MİNE G. KIRIKKANAT
İlber Ortaylı
Tuba Akyol
Ülkü Tamer

© 2004 Milliyet