Sık Kullanılanlara Ekle   Açılış Sayfası Yap   İletişim 11 Ağustos 2004 / Çarşamba  
Bugünkü Milliyet Gazetesi      Business      Otomobil      Cumartesi      Pazar      Ege      Vitrin  
   
 » Detaylı Arama

  SON DAKİKA
  ANA SAYFA
  YAZARLAR
  SİYASET
  EKONOMİ
  FİNANS
  DÜNYA
  SPOR
  GÜNCEL
  YAŞAM
  MAGAZİN
  ASTROLOJİ
  TEKNOLOJİ
  HAVA DURUMU
  OMBUDSMAN
  ÇİZERLER
Haber İndeksi Arşiv Haberci Üyelik
"Ferrari almak isteyenler 2005'i bekleyecek"

Ferrari'ye sahip olmak kolay değil. İtalya'daki üretici firma Türkiye'ye yılda 15 adet gönderiyor. Ferrari markasının Türkiye temsilcilerinden Banu B. Çöltekin: "Bu yıllık satışlar bitti. Sipariş verip beklemeniz gerek"

ÖZKAN GÜVEN

Ferrari'sinin üzerine "Tek rakibim THY" yazılı sticker yapıştıran var mıdır bilmiyorum ama bu otomobil gücün, hızın ve lüksün simgelerinden biri olarak tanınır. Yıllardır ekonomik krizle boğuşulsa da Türkiye'de şu anda 128 adet Ferrari bulunuyor. Gelişmiş birçok ülkede bile bu kadar fazla sayıda Ferrari'nin satılmadığı söyleniyor. "İtalyan Ateşi"nin Modena, Spider, Challenge Stradale, Maranello, Scaglietti gibi modelleri var. En ucuzu 238 bin euro'luk Modena, en pahalısı da 411 bin euro'luk Scaglietti F1. Armatör Kahraman Sadıkoğlu'nun kardeşi Levent Sadıkoğlu'nun garajında bir elin parmaklarının sayısı kadar Ferrari olduğu söyleniyor. Geçmişte Uzan ailesinin 5 adet Ferrari'si vardı. Erdal ve Erdinç Acar'ın garajlarında birer tane bulunuyor. Fenerbahçeli yönetici Hakan Bilal Kutlualp, Alican Ulusoy, Ozan Şer, Yılmaz Bektaş, Tayfun Demirören, Mehmet Germiyanlıgil, Murat Bilican, Sinan Serter'in de Ferrari sahibi olduğu biliniyor. Ferrari deyince basketbolcu İbrahim Kutluay ve Cem Yılmaz'ı da unutmamak gerekiyor.
Ferrari'nin Türkiye distribütörü Zeytinoğlu Motorlu Taşıtlar A.Ş.'nin Pazarlama Satış Müdürü Banu Bakkalbaşı Çöltekin Türkiye'deki Ferrari merakını anlattı.

Bir insan neden Ferrari alır?
Ferrari, kendi sınıfında en iyilerden biri. Formula 1 yarışlarında Ferrari her yıl birinci oluyor. Dünyaya kendini bu yarışlar sayesinde ispat etmiş. İnsanlar da bunu görüyor. Ferrari otomobil sporuna ilgi duyanların, otomobili sevenlerin ulaşmak istediği bir marka haline gelmiş durumda.

"Tüm dünyada her yıl 4 bin 500 adet üretiliyor"
Sadece yarışlardan dolayı mı bu arabaya bu kadar ilgi gösteriliyor?
Bugün kötü bir otomobil yok. Herkes belli bir standardın üzerinde otomobil yapıyor. Özellikle üst sınıftaki otomobillerin beygir güçleri, motor güçleri belli seviyeye ulaştı. Ama bunlar içinde en iyisi hangisi diye sorarsanız onun cevabını Formula 1 yarışlarında bulursunuz. Formula 1 yarışlarında geliştirilen teknoloji, Ferrari'nin günlük kullanım otomobillerine de adapte ediliyor. Bu teknoloji her yıl yenileniyor. Bu yüzden Ferrari'lerde teknik problemler hiç çıkmıyor. Bir otomobil yapıyorsanız sadece süratli olması gerekmiyor. Lüksü, konforu, süspansiyonuyla birlikte değerlendirmek gerekiyor.

Bu araçların özellikleri neler?
Bu otomobillerin bir kısmı günlük kullanım için bir kısmı sadece koleksiyoncular için 450-500 adet üretiliyor. Bu özel otomobilleri almak isteyenlerin halihazırda minimum iki tane Ferrari'sinin olmasını istiyorlar. Diğerleri için böyle bir kural yok. Yılda 4 bin 500 adet üretiliyor. Bu otomobiller tamamen el işçiliğiyle yapılıyor ve en kaliteli deriler kullanılıyor koltuklarda. Ferrari'de başka otomobillerde lüks adına yapılmış birçok özelliği bulamayabilirsiniz çünkü performans ve güvenlik ön plandadır.

Türkiye'ye kaç tane gönderiliyor?
Ferrari'nin dünyada en büyük alıcısı ABD. Yüzde 50'si bu ülkede satılıyor. Avrupa'da ise sırasıyla Almanya, İngiltere ve İsviçre en çok Ferrari satılan ülkeler. Ferrari'nin Türkiye'ye uyguladığı bir kota var, bu da 15 adettir. Biz bu yıl satışlarımızı bitirdik. Önümüzdeki haftadan itibaren siparişleri 2005 yılı için almaya başlayacağız. Başvuranları sıraya koyacağız. 5-6 ay gibi bekleme süresi olabilir.

Örneğin ben size geldim ve Ferrari istediğimi söyledim. Sizin belli bir kıstasınız var mı?
Hayır, yok. Bize başvuruyorsunuz. Kaparonuzu ve siparişinizi veriyor, sonra da bekliyorsunuz. Peşin çalışıyoruz.

"İsteyenler İtalya'da Formula 1 eğitmenlerinden kurs alabiliyor"

Müşteri profilinizi anlatır mısınız?
Her meslekten, hemen her yaş grubundan müşterimiz var. Sporcular, işadamları, sanatçılar, doktorlar... Yüzde 50'si 20-35, yüzde 50'si ise 35-55 yaş arası. Bir de babalar oğullarına hediye olarak alıyor.

Belçika'da bir Türk, Ferrari'sine LPG taktırdığı için Ferrari, aracı bu kişiden geri satın almış. Bu olayla ilgili neler biliyorsunuz?
Ben de bu olayı basından takip ettim. Ne kadarı doğru bilmiyorum.

"Gerçek Ferrariciler otomobillerini hiç elletmez"
Türkiye'de böyle bir şeye rastladınız mı?
Hayır, kesinlikle rastlamadık. Bir kere arabanın sistemiyle oynanması, başka bir markada bile performansta düşüşe neden olur. Ferrari'de her şey son derece hassastır. Bütün hesaplamaları, teknik verileri arabanın orijinali gibi olmak zorundadır. O yüzden gerçek Ferrarici bunları bilir. Otomobillerini hiç elletmez. Orijinalini koruyarak kullanır. Milyonda bir farklı değerlendirmek isteyen çıkmış olabilir. LPG ile kullanmak istemiş ve o araç da elinden alınmış.

Türkiye'de böyle bir şey olsa sizin nasıl haberiniz olur?
Bunu yapamaz. Biz Türkiye'de yetkili servisiz. Bütün otomobiller bize geliyor. Böyle bir şey olamaz.

Yaparsa elinden alır mısınız?
Bunu yapabilecek cesarette birisinin olduğunu sanmıyorum. Yaparsa elbette Ferrari firmasını haberdar ederiz. Ferrari tutkunları, Ferrari'yi markasından dolayı değil, özelliklerinden dolayı seven kimseler.

Siz hiç Ferrari kullandınız mı, nasıl bir duygudur?
Elbette kullandım. Müthiş bir duygu. Güç bende dedirten bir otomobil. Gerçekten müthiş bir zevk. İnsana büyük bir gücün ellerinin, ayaklarının altında olduğunu hissettiren bir otomobil.

Bu gücü sokaklarda kullanmak biraz tehlikeli değil mi?
Sahipleri bilinçli kullanıyor. Türkiye'de Ferrari satın alanların yüzde 80'i İtalya'da kurslara katıldı. Bu kurslar isteğe göre düzenleniyor ve orada kendilerini geliştiriyorlar. İtalya'daki Formula 1'in düzenlendiği pistlerde, Formula 1'de görev almış eğitmenler eşliğinde üç gün boyunca her model üzerinde ve her zeminde araçları kullanıyorlar. Burada virajlara nasıl girilmesi gerektiğini öğreniyorlar ve araçlarını tanımaları sağlanıyor.

PAZAR
"Röportaj basit bir ses kayıt işlemi değildir"
"En büyük hayalim Sünnetland kurmak"
"Terk edilmiş birine dövme yapmam"
"Ferrari almak isteyenler 2005'i bekleyecek"
Bahiste bira kaybetti, bowling şampiyonu oldu
Eşcinsellere özel hat
En iyi bilgisayar oyuncusu seçiliyor
Kadında annelik, doğurganlık ve astroloji
Kilo alamamak da dert
"Atinalılar en çok Ali Nazik'i ve babagannuşu sevdi"
Şampanyada kıtlık baş gösteriyor
Ürettiğimizi satıyoruz
Taş taşa değmeyince duvar olmaz...
Bozcaada'da festival günleri
Denizden ne çıkarsa bu kitapta
Hızlandırılmış tarih!
Zekeriyaköylülerin balık lokantası
Hemingway'in kahramanları
Potemkin panoları
"Tüfeğim dolu saçma / Kaçma sevdiğim kaçma"
Film gibi roman





Ahmet Turhan Altıner
Ali Rıza Kardüz
MİNE G. KIRIKKANAT
İlber Ortaylı
Tuba Akyol
Ülkü Tamer

© 2004 Milliyet