Sık Kullanılanlara Ekle   Açılış Sayfası Yap   İletişim 11 Ağustos 2004 / Çarşamba  
Bugünkü Milliyet Gazetesi      Business      Otomobil      Cumartesi      Pazar      Ege      Vitrin  
   
 » Detaylı Arama

  SON DAKİKA
  ANA SAYFA
  YAZARLAR
  SİYASET
  EKONOMİ
  FİNANS
  DÜNYA
  SPOR
  GÜNCEL
  YAŞAM
  MAGAZİN
  ASTROLOJİ
  TEKNOLOJİ
  HAVA DURUMU
  OMBUDSMAN
  ÇİZERLER
Haber İndeksi Arşiv Haberci Üyelik
Şampanyada kıtlık baş gösteriyor

Maliye'nin uyguladığı yüzde 276'lık özel tüketim vergisi yüzünden aşırı pahalıya gelen şampanya ve köpüklü şaraplar ithal edilemez oldu. Turistik işletmelerde köpüklü şarap ve şampanya kıtlığı yaşanıyor...

şişedeki balık / MEHMET YALÇIN

Başlığı okuyan okurlarımızın bazıları "Bütün dertler bitti de, şampanya kıtlığı mı kaldı tek sorunumuz?" diyebilirler... Bir kitle gazetesinde "İçecek şampanya bulamıyoruz" diye yazı yazmak, hakikaten de bir zamanlar "Halk plajlara hücum edince, vatandaş denize giremez oldu" diye yazan gazetecinin durumunu andırabilir. Oysa benim kastım bu değil. Turizm sezonunun en civcivli günlerinde, ithal içkilerin dünyanın dört bir yanından gelen konuklarımıza su gibi akıtılarak servis edildiği şu günlerde, turizm ve hizmet sektöründe yaşanan önemli bir tıkanıklığı duyurmak istiyorum.
Türkiye'de garip bir uygulama var: Sanki önüne gelen trilyoner her fırsatta şampanya patlatıyormuş gibi, "lüks ürün" olarak algılanan bu köpüklü şaraba ve benzerlerine anormal vergi uygulanıyor. Bugün bir şişe şarabı gümrük vergisi ve KDV haricinde yüzde 63 oranında özel tüketim vergisi ödeyerek ithal edebiliyorsunuz. Bu oran bile yüksek ama yine de market raflarının 20-30 milyon lira fiyatlı kaliteli yabancı şaraplarla dolmasına yetiyor. Oysa şampanya ve köpüklü şaraplarda yüzde 276 oranında bir ÖTV var. Bu yüzden Avrupa'da 8-10 euro fiyatla satılan bir köpüklü şarap, iç piyasaya 70-80 milyon liraya girebiliyor. 15-20 euro fiyatlı şampanyalar, 150-200 milyon liralara tırmanıyor. "Lüks tüketimden daha çok vergi almak, bu tip tüketimi cezalandırmak" gibi bir gayedeki Maliye bu yolla daha mı çok vergi alıyor? Hayır... İsteyen şampanyasını bu kez kaçak yollarla ya da havalimanı gümrüksüz mağazalarından getirtiyor. Kaçak ürün satamayan büyük oteller de şampanya kıtlığı yaşıyor ve NATO Zirvesi ile dünyaya tanıtmak la övündüğümüz ülkemizde, paralı bir yabancı misafire açacak şampanya bulamıyoruz. Geçenlerde, bir beş yıldızlı otelin yiyecek- içecek müdürünün, ithalatçının deposunda her nasılsa kalmış birkaç kasa şampanyayı alabilmek için adeta yalvardığına şahidim...

Aslında günlük hayat içkisi
Biz iki kadeh şampanya yudumlamak isteyenlere böyle güçlükler çıkarırken, girmeye çalıştığımız AB'nin diğer ülkelerinde şampanya sıradan bir içki durumunda... Çoğu kez kafelerde kadehle servisi yapılıyor, insanlar operaların antraktlarında bizim AKM'deki gibi plastik bardakla verilen çayın kuyruğuna girmek yerine, çelik kovalarda soğutulan şampanyaları yudumluyorlar. Londralılar sıradan pikniklerde bile şampanyalarını -veya Avustralya'dan gelen köpüklü şaraplarını- açıp yaşama sevinçlerini tazeliyorlar. Biz ise, Güney sahillerimiz paralı Ruslarla dolup taşarken, onların tiryakisi oldukları şampanyaları kendilerine sunabilmek için Yunan adalarından gelecek kaçakçı motorlarının yollarını gözlüyoruz!
AB'ye girmeye aday bir ülkenin, sosyal hayatıyla da AB üyelerine yaklaşması gerekiyor. Şampanyayı Cemal Nadir karikatürlerindeki purolu kodamanların içtiği, "haramzadelerin boğazlarına dizilmesi gereken içki" gibi görme hamlığından kurtulmalıyız artık...

myalcin@tnn.net

PAZAR
"Röportaj basit bir ses kayıt işlemi değildir"
"En büyük hayalim Sünnetland kurmak"
"Terk edilmiş birine dövme yapmam"
"Ferrari almak isteyenler 2005'i bekleyecek"
Bahiste bira kaybetti, bowling şampiyonu oldu
Eşcinsellere özel hat
En iyi bilgisayar oyuncusu seçiliyor
Kadında annelik, doğurganlık ve astroloji
Kilo alamamak da dert
"Atinalılar en çok Ali Nazik'i ve babagannuşu sevdi"
Şampanyada kıtlık baş gösteriyor
Ürettiğimizi satıyoruz
Taş taşa değmeyince duvar olmaz...
Bozcaada'da festival günleri
Denizden ne çıkarsa bu kitapta
Hızlandırılmış tarih!
Zekeriyaköylülerin balık lokantası
Hemingway'in kahramanları
Potemkin panoları
"Tüfeğim dolu saçma / Kaçma sevdiğim kaçma"
Film gibi roman





Ahmet Turhan Altıner
Ali Rıza Kardüz
MİNE G. KIRIKKANAT
İlber Ortaylı
Tuba Akyol
Ülkü Tamer

© 2004 Milliyet