Sık Kullanılanlara Ekle   Açılış Sayfası Yap   İletişim 11 Ağustos 2004 / Çarşamba  
Bugünkü Milliyet Gazetesi      Business      Otomobil      Cumartesi      Pazar      Ege      Vitrin  
   
 » Detaylı Arama

  SON DAKİKA
  ANA SAYFA
  YAZARLAR
  SİYASET
  EKONOMİ
  FİNANS
  DÜNYA
  SPOR
  GÜNCEL
  YAŞAM
  MAGAZİN
  ASTROLOJİ
  TEKNOLOJİ
  HAVA DURUMU
  OMBUDSMAN
  ÇİZERLER
Haber İndeksi Arşiv Haberci Üyelik
Hemingway'in kahramanları

"Özgür Fransa" kuvvetlerinin 1944'te Paris'e giren ilk birimindeki askerler İspanyol asıllıydı. Bunlardan hayatta kalanlar hâlâ cumhuriyetçi bir İspanya'yı hayal ediyor

paris

16 Haziran öğleden sonra, Fransız cumhurbaşkanlarının ikametgahı Elysee Sarayı'ndan bile görkemli Paris Belediye Sarayı "Hotel de Ville"in merasim salonu tıklım tıklımdı. Tarihsel bir anı görecek gözleri son bir gurur salvosuyla parlayan, madalyaların ışıldadığı göğüslerini son bir gayretle şişirip dikleşen yorgun savaşçıların arasından, incecik, saydam ve sarışın bir kadın sıyrılıp kürsüye ilerledi. Benim "en" arkadaşlarımdan, bakarken içimi titreten has gazeteci, El Tiempo yazarı, Andaluz İspanyol, Evelyne Mesquida.
Normandiya çıkarmasının ve Paris'in kurtuluşunun 60'ıncı yıldönümü nedeniyle herkesin "hikaye" peşine düştüğü tarih sayfaları arasında unutulanı bulup çıkarmış, henüz yaşayan kahramanları tek tek arayıp buraya toplamış, aylardır yazdığı olağanüstü bir öyküydü, tok ve titrek sesiyle okuduğu...
24 Ağustos 1944 günü Paris Belediye Sarayı'nın büyük saati 21.22'yi gösterirken, General Leclerc komutasındaki "Özgür Fransa" kuvvetlerinin Paris'e ilk giren birimi,
9'uncu Kolordu'da tanklar ve zırhlı araçlar, Guadalajara, Brunete, Teruel, Ebro, Don Quichotte, Guernica gibi, nedense Fransa değil, İspanya topraklarının isimlerini taşıyordu. Zaten askerlerin adları da pek Fransız sayılmazdı: Amado Granell, Bamba, Campos, Martin Bernal, Fabregas, Montoya, Moreno, Camons, Gualda, Lozano, Royo, Pujol kardeşler, Carapelo, Gitano, vb.

Fransa'nın Almanlardan kurtuluş savaşında İspanyolların ne işi vardı?
Kimdi bu askerler? İspanya'nın dört bir yanından gelmiş "yenik" cumhuriyetçilerdi.
Ne işleri vardı, Fransa'nın Almanlardan kurtuluş savaşında? İşte orası, bir dramdı. Hatta tragedya.
1936 yılından 1939'a kadar General Franko ve işbirlikçileri Hitler ile Mussolini'nin donanımlı ordularına karşı, mermilerin bittiği yerde dipçikleriyle, eski kılıçlarıyla, tırmıkları ve yabalarıyla savaşan, en sonunda topçu ateşine kanlı göğüslerini geren bu insanlar, daha sonra tüm Avrupa'yı kasıp kavuracak faşizme ilk direnenlerdi.
1939 Ocak'ında Katalunya düştüğünde, sağ kalan 500 bin İspanyol cumhuriyetçi, Pirene Dağları'nı karınca dalgaları gibi aşıp Fransa'ya sığındı. "Tüm ikincil yollar, tarlalar, hatta tepeler sınıra ilerleyen binlerce perişan insan kaynıyor" diye yazacaktı New York Times muhabiri Ernest Hemingway. Ricatın adı, "La Retirada"ydı.
Fransa, "siyah" ve "kızıl", yani anarşist ve komünist diye damgaladığı sığınmacılara kucak açmak bir yana, "düşman" muamelesi yaptı adeta. Yarım milyon İspanyol cumhuriyetçi, davar sürüleri gibi sınır boylarına kurulan temerküz kamplarına tıkıldı. Yalnızca iki haftada, 15 bin İspanyol sığınmacı bu kamplarda, tedavi edilmeyen savaş yaralarından, açlıktan ve susuzluktan öldü.
II. Dünya Savaşı'na çeyrek kala, sağ kalabilen binlercesi, Fransız silah fabrikalarında zorla çalışmaya gönderildi ya da Yabancı Lejyon'a yazdırıldı. Zaten iki tercih veriliyordu: Ya silah üret ya dövüş. Ve savaş başladığında, karşı durulmaz Alman bataryalarına karşı "topçu eti" olarak ön saflara, düşmana arpalık diye koşuldular.
Ancak Almanların Fransa'yı işgaliyle, İspanyol ve Fransız cumhuriyetçilerinin kaderi, yenilgide buluştu. İşbirlikçi Vichy hükümeti, İspanyol savaşçılara hâlâ "kuşkulu" baktığından, büyük bir bölümünü Afrika'daki Yabancı Lejyon'lara sürdü.

General De Gaulle'ün eskortları olarak Fransız direnişçilerini kıskandırdılar
Fransız direnişi örgütlenmeye başladığında ve müttefik orduları 1942 yılında Cezayir'e çıktığında Amerikalılar, General Leclerc'in ordusundaki Senegalli, Kamerunlu "siyahi" askerleri istemedi. Yerlerine, İspanyol cumhuriyetçiler çağrıldı. Lejyonda kalanlar, kaçanlar, Libya çöllerine, Fas'a, Portekiz'e dağılan eski İspanya gazileri, dört bir yandan Özgür Fransa ordularına katılmaya koştu, nedense. Nedeni vardı aslında: İspanya'da yenildikleri Almanlardan öç almak! İspanyolları yeni orduya devşirme işlevini, Ernest Hemingway'in "Çanlar Kimin İçin Çalıyor"da sözünü ettiği, I. Dünya Savaşı kahramanı ve İspanya İç Savaşı'nın efsanevi Uluslararası Tugaylar komutanı, Albay Joseph Putz üstlenmişti.
Normandiya kıyılarına çıkıp Paris'e ilk giren La Nueve (Dokuz) Kolordusu'nun adamları, işte bu İspanyollardı.
Tanklarına ve toplarına İspanya İç Savaşı'ndaki muharebelerin, adım adım savunup sonunda kaybettikleri, bir daha dönemeyecekleri anavatan topraklarının adlarını vermişler; sılada yenildikleri Almanları gurbette yenmişlerdi. Arada nankör Fransa'yı kurtarmışlardı, ne gam?
Kin gütmemişlerdi. Ordularının komutanı General Leclerc'e tapıyorlardı. Leclerc de, klasik bir orduya intibak edemeyecek ama "Emir verecek yerde, gönüllerini kazanın: İnandıkları zaman yenilmez askerlerdir!" diye tanımladığı bu adamlara.
İspanyol cumhuriyetçi taburları, Paris'e girişlerinden iki gün sonra, Champs Elysees'de zafer geçidi yapan General De Gaulle'ün eskortları olarak, pek çok Fransız direnişçisini kıskandırdılar.
Bugün hepsinin çocukları Fransız. Ama yaşayan yorgun savaşçıların hepsi, hâlâ cumhuriyetçi bir İspanya'yı hayal ediyor, hâlâ.

mine.gokce@wanadoo.fr

PAZAR
"Röportaj basit bir ses kayıt işlemi değildir"
"En büyük hayalim Sünnetland kurmak"
"Terk edilmiş birine dövme yapmam"
"Ferrari almak isteyenler 2005'i bekleyecek"
Bahiste bira kaybetti, bowling şampiyonu oldu
Eşcinsellere özel hat
En iyi bilgisayar oyuncusu seçiliyor
Kadında annelik, doğurganlık ve astroloji
Kilo alamamak da dert
"Atinalılar en çok Ali Nazik'i ve babagannuşu sevdi"
Şampanyada kıtlık baş gösteriyor
Ürettiğimizi satıyoruz
Taş taşa değmeyince duvar olmaz...
Bozcaada'da festival günleri
Denizden ne çıkarsa bu kitapta
Hızlandırılmış tarih!
Zekeriyaköylülerin balık lokantası
Hemingway'in kahramanları
Potemkin panoları
"Tüfeğim dolu saçma / Kaçma sevdiğim kaçma"
Film gibi roman





Ahmet Turhan Altıner
Ali Rıza Kardüz
MİNE G. KIRIKKANAT
İlber Ortaylı
Tuba Akyol
Ülkü Tamer

© 2004 Milliyet