|
Ya petrolün varili 50 doları aşarsa... (2)
Dünyada petrolün geçici olarak fiyatı belki arz artışıyla, belki de risklerin azaltılmasıyla düşürülebilir. Ama ortada bir gerçek var. Dünyada tüketimde ciddi bir artış gözleniyor.
Bu tüketimi karşılayabilmek için de rezervlerde artış, ya da kapasite artışı gerekiyor. İşte bu da zaman alıcı bir süreç. Ya da yeni enerji kaynaklarını teşvik etmek gerek.
| 1982-2002 DÜNYA PETROL TÜKETİMİ (milyar varil/gün) | | K.Amerika | L.Amerika | D.Avrupa | B.Avrupa | Asya/Pasifik | TOPLAM | | 1982 | 17,097 | 4,334 | 10,282 | 11,940 | 9,579 | 56,799 | | 1983 | 16,737 | 4,174 | 10,239 | 11,746 | 9,698 | 56,513 | | 1984 | 17,220 | 4,181 | 10,134 | 11,797 | 9,988 | 57,200 | | 1985 | 17,154 | 4,261 | 10,043 | 11,677 | 10,008 | 57,059 | | 1986 | 17,671 | 4,462 | 10,073 | 12,066 | 10,391 | 58,530 | | 1987 | 18,126 | 4,657 | 10,148 | 12,202 | 10,863 | 60,045 | | 1988 | 18,748 | 4,734 | 10,076 | 12,454 | 11,591 | 61,794 | | 1989 | 18,844 | 4,871 | 9,882 | 12,477 | 12,323 | 62,628 | | 1990 | 18,369 | 4,907 | 9,649 | 12,628 | 12,957 | 62,872 | | 1991 | 18,029 | 5,014 | 9,143 | 12,992 | 13,506 | 62,079 | | 1992 | 18,344 | 5,163 | 7,852 | 13,078 | 14,328 | 63,512 | | 1993 | 18,628 | 5,252 | 6,751 | 13,065 | 15,083 | 63,699 | | 1994 | 19,178 | 5,506 | 5,852 | 13,152 | 15,923 | 64,559 | | 1995 | 19,183 | 5,609 | 5,757 | 13,417 | 16,805 | 65,861 | | 1996 | 19,817 | 5,740 | 5,403 | 13,686 | 17,692 | 67,544 | | 1997 | 20,273 | 6,034 | 5,534 | 13,768 | 18,537 | 69,455 | | 1998 | 20,556 | 6,295 | 5,373 | 14,029 | 17,936 | 70,048 | | 1999 | 21,192 | 6,261 | 5,125 | 13,958 | 18,906 | 71,289 | | 2000 | 21,347 | 6,340 | 4,833 | 13,826 | 19,470 | 71,825 | | 2001 | 21,522 | 6,270 | 5,006 | 13,906 | 19,440 | 72,332 | | 2002 | 21,571 | 6,196 | 4,812 | 13,970 | 19,960 | 72,811 | |
Yandaki tabloda da görüldüğü gibi 1982 yılında dünyada petrol tüketimi günde 56,8 milyar varildi. Şimdi ise neredeyse 73 milyar varile çıkmış durumda. Yani 20 yılda yüzde 28 artmış. Gerek Amerika'da, gerekse batı Avrupa'da da bir miktar tüketim artışı olsa da doğu Avrupa ülkelerinde ise tüketim azalması gözleniyor.
Türkiye için handikap
Ancak Asya/Pasifik ülkelerinin tüketimine baktığımızda artışın yüzde 108 olduğunu gözlüyoruz. İşte temel konu da bu talebin gelecekte nasıl karşılanacağı.
Malum; talep arttığında fiyat da kontrol edilemez. Petrol üretemeyip de tüketen, hele Türkiye gibi emekleyen ülkeler için, petrol fiyatlarının artması çok ciddi bir handikap. Gerçi petrol ithalatı milli gelir içinde yüzde 2 civarında bir paya sahip. Yani olağanüstü yüksek değil. Ama artan fiyatlar ve yüksek büyüme ile bu yüzde 5 düzeyine çıkabilir ve yük de artar.
Petrol fiyatlarının yakın gelecekte 40-50 dolar aralığında gezmesi, ABD'deki canlanma potansiyelini elbette düşürecektir. Dünyada beklenen canlanma olmayınca Türkiye'nin ihracatı da olumsuz etkilenecek, ama sıcak para için uygun bir ortam oluşacaktır.
ABD'de canlanma çabuk olmayınca faiz artışları hemen gerçekleşemeyecek, sıcak para da yüksek reel faize, yani yeniden Türkiye'ye akacaktır.
Talebi olumsuz etkiler
Demek ki, yüksek petrol fiyatı Türkiye'de maliyetleri yükseltecek, dış talebi ve dolaylı yoldan da iç talebi olumsuz etkileyecek, ama belki faizler yüksek olduğu için sıcak parayı kışkırtarak geçici bir iç tüketim baskısı yaratabilecektir.
Neresinden bakılırsa bakılsın, petrol fiyatlarının bu denli yüksek bir düzeyde seyretmesi gerek dünya, gerekse Türk ekonomisi için hasar verecektir. Bu hasar da hem enflasyon üzerinde, hem de büyüme üzerinde kendisini gösterecektir.
hgunes@milliyet.com.tr
|
|