|
Aman Avrupa duymasın!
BAZI olaylar karşısında, bazılarının tepkilerini seyretmek, okumak, dinlemek ilginç oluyor, hatta, eğlenceli de...
Bu "bazıları"nın bir garip huyları vardır, karşılarındakine bir "grado" biçiyorlar, sanıyorlar ki, onlar da kendilerine biçilen bu "grado"nun, itibarın, saygınlığın değerini bilecekler, açılan krediyi kötüye kullanmayacaklar.
***
AA, bir de bakıyorlar ki adam, hiç umdukları gibi değil, bambaşka bir adam çıktı, işte o zaman - kusura bakmasınlar ama - eşekten düşmüşe dönüyorlar:
"Vay efendim, bunu nasıl yapar, bu lafı nasıl eder?"
Niye etmesin?
***
ADAM sana "takiyye" yapmış, köprüyü geçinceye kadar sana "dayı" demiş, sen de kanmışsın, bir de bakıyorsun ki, adam o adam değil!
Basıyorsun feryadı:
"Beni aldattı!"
***
HAYIR o seni aldatmadı, sen kendi kendini aldattın!
Bir deyim vardır;
"Bir kere aldanışta kabahat aldatanın
iki kere aldanışta kabahat aldananın!"
Bu kaçıncı aldanış?
Kaç iki, kaç yirmi iki, kaç yüz iki?
Hele her aldanıştan sonra, işi "kadere yüklemek" yok mu?
Mehmet Akif böylelerine çok kızar:
"Kadermiş, öyle mi? Haşa bu söz değil doğru
Belanı istedin, Allah da verdi... Doğrusu bu."
***
ŞİMDİ, diyeceksiniz bu kadar lafı niye ettin?
Diyarbakır, Belediye Başkanı, bir bekçiyi öldürdükten sonra çatışmada ölen teröristin evine resmi makam arabasıyla gidip başsağlığı diledi, diye kıyamet kopuyor.
Kimler kıyamet koparıyor?
Ona, onun gibilere barış adına, ülke bütünlüğü adına umutlarını bağlayanlar...
Yapmayın etmeyin, güvenmeyin, diyenlere "Kemalistler, Jakobenler" diyenler.
***
ADAM peşine ilçe belediye başkanlarını da takmış, teröristin evine başsağlığı dilemeye gitmiş...
DEHAP Genel Başkanı'nın "Biz devlet ve PKK ile aynı mesafedeyiz" diyen bir partinin Belediye Başkanı başka ne yapacak?
TRT'de Kürtçe yayın başladığı gün, hapisten çıkarılan Leyla Zana ve arkadaşlarını Başbakan Vekili sıfatıyla kabul eden Abdullah Gül de inşallah şaşıranlardan değildir.
***
BİR de soruyorlar:
"Senin bu yaptığının, devlete silah çekmiş haydudun yanında olduğun anlamına geldiğini bilmiyor musun?"
Diyelim biliyor, ne olacak?
Diyarbakır Valiliği soruşturma açmış...
Bırakın abesle iştigali, boş işlerle uğraşmayı, yani bu adamlara ceza mı vereceksiniz...
Hele bir deneyin de, Avrupalı "çirkin surat" komiser kapınıza nasıl dayanır görürsünüz.
Ya Adalet Bakanı Cemil Çiçek'in söyledikleri:
"Bu ziyaret insani ve ahlaki değildir!"
Aman efendim ne gam!
Bu gibi ziyaretleri Avrupa ölçülerine uygun hale getirecek yasaları, hatta Anayasa'yı değiştirecek bilmem kaçıncı paketi Meclis'e sunmak şerefi de zatıalinize ait olur.
Avrupalı olmak kolay mı?
h.pulur@milliyet.com.tr
|
|