|
 |
|
|
Bankaların sendikasyon mevsimi
Son 1 haftada uluslararası piyasalardan Akbank 500, Koçbank 325, İş Bankası 400, Dışbank 400 milyon dolar sendikasyon kredisi aldı
İlk dikkatimi çeken Garanti Bankası olmuştu. Bir ay kadar önce "Türk bankacılık tarihinde bir ilki gerçekleştirerek, en yüksek tutarda sendikasyon kredisi anlaşmasının altına imza attık" diye açıklama yapmıştı. Dahası açıklamada "İlk tutarı 375 milyon euro olarak belirlemiştik. Ancak bankalardan gelen yoğun talep üzerine kredi miktarını 450 milyon euroya yükselttik," deniyordu. Sendikasyona 55 banka katılmıştı.
Son 1 haftada ise önce Akbank, ardından da Koçbank ve İş Bankası'nın "dev sendikasyonlara imza attıklarıyla" ilgili açıklamaları peşpeşe geldi.
Akbank'ın açıklamasında "29 ülkeden 63 bankanın yer aldığı sendikasyon, Türkiye'de bugüne kadar en yaygın katılımcıya sahip kredisi" olarak niteleniyordu. Akbank da "İlk tutarı 375 milyon dolar olarak belirlenen krediyi, yoğun talep üzerine 500 milyon dolara yükseltmişti."
Hemen ertesi gün Koçbank'ın uluslararası piyasalardan 325 milyon dolar kredi aldığını gazetelerden okuduk. İş Bankası da aynı gün 400 milyon dolarlık sendikasyon kredisinin altına imza atmıştı.
Dışbank'a yoğun ilgi
Dışbank Yönetim Kurulu ve İcra Başkanı Tayfun Bayazıt'tan "Türk bankacılık sektöründe alınan en büyük sendikasyon kredilerinden birinin imza törenine katılmam" için davet alınca, Çırağan'ın yolunu tuttum. Bayazıt da, "Önce 250 milyon dolar tutarında kredi için 17 bankaya yetki verdik, yoğun talep üzerine tutarı 400 milyon dolara yükselttik," dedi. Kredi 1 yıl vadeli, faizi libor + 0.60'tı. Sendikasyona 25 ülkeden 60 banka katılmıştı. Bayazıt, Dışbank'ın son 10 yılda aldığı 980 milyon dolarlık toplam kredinin yarıya yakınını bu yıl tek seferde aldıklarına dikkat çekti.
Neden revaçtalar?
Sendikasyona katılan yabancı bankaların yetkilileriyle sohbet ederken Türk bankalarına son dönemdeki ilgi artışının ve adeta kredi açma yarışının altında, pek aklıma gelmeyecek bir nedenin yattığını da fark ettim.
Evet, Türk ekonomisinin kırılganlığı azalmıştı.
Evet, yukarıda adı geçen bankalar, performanslarını arttırmışlardı.
Dolayısıyla uluslararası finans piyasalarından Türkiye'ye açılacak kredi miktarı da elbette artacaktı. Ama kreditörlerin yukarıda adı geçen bankalara kredi vermek için adeta birbirleriyle yarışmalarında çok önemli bir neden daha vardı:
Eskiden Türkiye'ye açılacak toplam kredi, 14 - 15 bankaya dağılırken, 2001 krizinden sonra uluslararası piyasalardan kredi alabilecek banka sayısı 7 - 8'e düşmüş, dolayısıyla bankaların her birine düşen pay da doğal olarak artmıştı.
2001 sendikasyonları
Bu yazıyı yazmadan arşivimi karıştırdım. Tam 3 yıl önce bugün, "Sendikasyon yenilemede yaya kaldık" diye bir yazı yazmışım. Yazıma eşlik eden tablodan birkaç rakam vereyim.
2001 sendikasyon kredileri:
Demirbank 180 milyon dolarToprakbank 90 milyon dolar Osmanlı 100 milyon dolar Körfezbank 110 milyon dolar
Toplam 5 milyar dolar
Tabloda bugün halen bankacılık faaliyetini sürdüren, ancak uluslararası piyasalardan kredi alamayacak bankalar da var. Üstelik ekonomimizin kırılganlığı azaldıkça, Türkiye'ye yönelen kredi miktarı da yükseliyor. Örneğin bankalarımız geçen yıl uluslararası piyasalardan 3.7 milyar dolarlık sendikasyon kredisi almışken, bu yıl bu meblağın 5 milyar dolara yükselmesi bekleniyor. (6.2 milyar dolarla rekor, 2000 yılına ait.)
Hal böyle olunca, yabancı bankaların "kalan sağlar bizimdir" diyerek daha önceden sendikasyon yaptıkları, iş ilişkisi içinde oldukları bankalara daha fazla kredi açmak istemeleri normal. Zira onlar da para satarak, para kazanıyorlar.
3 yıl önceki sendikasyon kredileriyle bugünküleri karşılaştırdığımda Osmanlı ve Körfezbank'ı içine alan Garanti'nin sendikasyon kredileri toplamında düşüş olduğu, 2001'de 60 milyon dolar sendikasyon kredisi alan Dışbank'ın ise kredi meblağını en fazla arttıran banka olduğu dikkati çekiyor.
mtamer@milliyet.com.tr
|
|
|

|