Sık Kullanılanlara Ekle   Açılış Sayfası Yap   İletişim 13 Ağustos 2004 / Cuma  
Bugünkü Milliyet Gazetesi      Business      Otomobil      Cumartesi      Pazar      Ege      Vitrin  
   
 » Detaylı Arama

  SON DAKİKA
  ANA SAYFA
  YAZARLAR
  SİYASET
  EKONOMİ
  FİNANS
  DÜNYA
  SPOR
  GÜNCEL
  YAŞAM
  MAGAZİN
  ASTROLOJİ
  TEKNOLOJİ
  HAVA DURUMU
  OMBUDSMAN
  ÇİZERLER
Haber İndeksi Arşiv Haberci Üyelik
Bugün yeni şeyler söylemek gerek...

Mercek / İsmail Özelçinler

Gelin sözcüklerle dans edelim bugün... Turnalar gibi gökyüzünde süzülmesek de, kuğular gibi estetik ve alımlı olamasak da, sözcüklerle dans edelim...
Zaman zaman birbirimizin ayağına da basalım üstelik. Önemli değil...
O an için canımız az da olsa acıyabilir...
Önemli olan yüreğimiz acımasın, derin bir yara açılmasın.
Yakında bizim liglerimiz başlayacak. Bilindiği gibi, her yıl küme düşüyoruz.
Bu felaketin havasıyla yaz gününde üşüyoruz. "Sonumuz kötü" diyerek, arpacık kumrusu gibi düşünüyoruz...

Korkuya yenik düşmek
İşte, yüreğimiz sızlaya sızlaya TSYD Turnuvası'nı izliyoruz. Turnuvanın bir başka rengi Karşıyaka sahnede yok. Katılmama gerekçesi geçtiğimiz sezon meydana gelen olaylar. Öncü düşünce, "Acaba bu yıl da istenmedik olaylar çıkabilir mi?"...
Yani korku... Böyle bir düşünceye saplanmak, korkuya yenik düşmek değildir de nedir?. Oysa korkuyla başetmenin tek yolu, korkunun üzerine gitmektir.
Neyse, tekrar TSYD turnuvasına dönmek istiyorum. Maalesef geçmiş yılların tadı-tuzu yok... N'olcak yani... Süper Lig'de takımı olmayan, geçtiğimiz yıl 2. Lig (A) kategorisi'nde 4 takımı varken, bu yıl bu adedi ikiye düşmüş İzmir'den hayır mı gelir?.
Tabi ki gelmez...
Dolayısıyla da seyirci gelmez...
Peki yıllarca biz ne yaptık?. Bu hazin tabloyu kimler yarattı?. Eğri oturalım ama, doğruları da konuşalım. Kimse topu başkasına atmasın. Bu tabloyu bizler yarattık. Yani hepimiz...

Önce kendimiz değişelim
Rekabet denen güzel olgu, yanlış platformlara çekildi... Kavga ortamı yaratıldı. Bu ortam her geçen yıl biraz daha alevlendi.
Özellikle taraftarlarına şirin görünmek ve "Helal olsun benim yöneticime" dedirtmek için verilen popülist demeçler, gerginliğe davetiye çıkardı...
W. Churchıll'in güzel bir sözünü anımsatmak istiyorum. Churchıll, "Dün ile bugün arasında kavga çıkarsa yarını kaybederiz" demiş.
Nekadar haklı olduğu ortada değil mi?.
Biz bugün hala, dünün küçük hesaplarını yapmıyor muyuz?.
Maalesef hala yeni bir sayfa açmasını beceremiyoruz. Bir türlü değişemiyoruz.
Oysa Sokrates, "Bir şeyler değiştirmek isteyen insan, önce kendinden başlamalıdır" derken, değişimin ilk adresini veriyor.
Umarım ki, bu ilk adresin konukları kısa sürede çoğalır. Çünkü, güzel günlere adım atabilmek için, henüz geç kalmış değiliz. Sendeledik, düştük ve hala canımız acıyor olabilir.
Ama, ayağa kalkabilmek ve ardından yürüyüp koşabilmek için birçok nedenimiz var.
Tek inanalım ve birbirimize güvenelim. Hepimiz dünü bir kenara bırakalım ve bembeyaz bir sayfa açalım yarınlara...
Ve bir kez daha Mevlana'ya kulak verelim.
"Dünle beraber gitti düne ait ne varsa. Bugün yeni şeyler söylemek gerek"...

ege@milliyet.com.tr



EGE
Bugün yeni şeyler söylemek gerek...
Şaka gibi, fıkra gibi
Görmemek üzerine...
Türkiye gerçeği





Ege Ana Sayfa
Ekonomi
Spor
Rehber


İsmail Özelçinler
Deniz Sipahi
Deniz Taner
Mustafa Tanyeri

© 2004 Milliyet