Sık Kullanılanlara Ekle   Açılış Sayfası Yap   İletişim 13 Ağustos 2004 / Cuma  
Bugünkü Milliyet Gazetesi      Business      Otomobil      Cumartesi      Pazar      Ege      Vitrin  
   
 » Detaylı Arama

  SON DAKİKA
  ANA SAYFA
  YAZARLAR
  SİYASET
  EKONOMİ
  FİNANS
  DÜNYA
  SPOR
  GÜNCEL
  YAŞAM
  MAGAZİN
  ASTROLOJİ
  TEKNOLOJİ
  HAVA DURUMU
  OMBUDSMAN
  ÇİZERLER
Haber İndeksi Arşiv Haberci Üyelik
Yaban mersini, fındık ve çaya rakip olacak

Fındık ve çay, Karadenizlinin karnını doyurmuyor. Karadeniz ekonomisi, likapa, böğürtlen, ahududu, Bektaşi üzümü, Frenk üzümü, Trabzon hurması, narenciye ve soya ile atılım yapabilir

NE OLCAK BU FINDIĞIN HALİ - BÜLENT YARDIMCI / Fotoğraflar - Bünyamin Aygün

Rize'de 1947 yılında faaliyete geçen ilk çay fabrikasının müdürü olan Asım Zihnioğlu, "Bir Yeşilin Ardından" adıyla yazdığı hatıralarında, 1950'li yıllarda Karadenizli köylü kadınların yalınayak dolaştığını, hepsi gurbete çıktığı için köylerde erkek olmadığını anlatır.
1950'li yıllarda yalınayak gezen, buğday ekmeği bulup yiyemeyen Karadeniz, 1960'lı, 70'li yıllarda çay ve fındık sayesinde zenginleşti, tüberküloz ve frenginin kökü kurudu. Bugün geldiğimiz noktada çay ve fındık Karadenizlinin ihtiyaçlarını karşılamaya yetmiyor. Fındık ve çayla fert başına bin - 2 bin dolar arasında gelir düzeyine ulaşan Karadenizli, haklı olarak çıtayı yükseltmek istiyor.
Karadeniz'de devlet görevini fazlasıyla yapmış. Keçilerin bile zor çıkacağı tepelerdeki tek tek evlere bile devlet yol, su, elektrik ve telefon götürmüş.

Para, Karadeniz'den kaçtı
Ama Karadenizli fındık ve çaydan elde ettiği geliri yatırıma dönüştürememiş. Samsun'dan Rize'ye kadar tüm Karadeniz sahili, 10 - 15 katlı apartmanlarla dolmuş. Karadeniz'de gecekondu yok. Fındık ve çay parasıyla İstanbul ve Ankara gibi büyük kentlerde apartmanlar inşa edilmiş, mağazalar açılmış, firmalar kurulmuş ama Karadeniz'e yatırım yapılmamış. Uzun yıllar çayını ve fındığını dünya fiyatlarının üzerinde fiyatla devlete satan Karadenizli, rekabeti unutup rehavete kapılmış. Mısırı, tütünü, çeltiği, narenciyeyi, sebzeyi ve meyveyi unutan Karadenizli dağa, ovaya, hatta balkondaki saksıya bile çay ve fındık dikip rahatına bakmış.
Bugün İsrail, AB ülkelerine binlerce ton Trabzon hurması ihraç ediyor ama Trabzon'da, İstanbul'a satacak kadar bile hurma yetişmiyor. Giresun'un antik adı Krezus. Anavatanı Giresun olan 'kiraz', adını buradan alıyor. Ama Giresun'da kiraz bahçesi yok. Giresunlunun yediği kiraz dışarıdan geliyor.
Bugün durum iç açıcı değil. Türkiye fındığın yüzde 80'ini işlemeden ihraç edip cam kavanozda kakaolu fındık kreması ithal ediyor. Karadeniz marketlerinde İtalyan malı Nutella ile Seylan çayı satılıyor. Karadeniz'de 40 yıldır bir tane Sagra var. Karadenizliler ikinci bir Sagra kuramamışlar. Karadeniz halkı, Sagra gibi 10 tane daha fabrika kurarak, naturel fındık yerine gofret, şokella ve çikolata ihraç etmeyi başaramamış. Karadenizlinin ihraç edemediği fındığı devlet satın alarak, fındık yağı yapmış.

Beşikdüzü Köy Enstitüsü
Karadeniz, çay ve fındık tarımı dışında yeni bir çıkış yolu bulmak zorunda. Bunun için de fındık işleyen gıda sanayiinin kurulması, çay ve fındık bağımlılığının kırılarak ürün yelpazesinin genişletilmesi gerekli. Karadenizli, sebze, mısır, çeltik ve soya fasulyesi üretimini artırmalı. Karadeniz'de kiraz, Trabzon hurması, kara incir, böğürtlen, ahududu, Frenk üzümü, Bektaşi üzümü, zeytin, kestane ve yaban mersini (likapa) bahçeleri kurulmalı.
Trabzon Beşikdüzü Köy Enstitüsü mezunu olan emekli öğretmen Osman Yıldız, Karadeniz'in kurtuluşu için bir kıvılcım çakmış. Osman Yıldız, Polonya'dan getirttiği likapa fidanları ile Rize, İkizdere, Şimşirli köyünde örnek bir bahçe kurmuş. Osman Yıldız, "Yörede likapa ya da ligarba adı ile bilinen yaban mersini yaygınlaşırsa yeni iş alanları açılır" diye düşünmüş.
Karadeniz dağlarında kendiliğinden yetişen 'likapa'ya Avrupalı 'blueberry' diyor. ABD marketlerinde 250 gram 'blueberry', 3.99 dolara (kilosu yaklaşık 16 dolar) satılıyor.
Avrupalılar, bizim yabani likapayı terbiye edip tarım ürünü yapmışlar. İşte Osman Yıldız, Avrupa'da ehlileştirilmiş olan bu likapa fidanlarını getirip köyündeki bahçesine dikmiş. Şimdi 19 Mayıs Üniversitesi öğretim üyelerinden Doç Dr. Hüseyin Çelik, bu bahçede araştırmalar yapıyor. Dr. Çelik, Devlet Planlama Teşkilatı'nın (DPT) desteklediği bir proje kapsamında, likapa fidanları yetiştirmeye çalışıyor.
Önümüzdeki yıl ilk likapa fidanları halka dağıtılacak. Bu fidanları alarak likapa bahçesi kuracak olan meraklı ve çalışkan Karadenizliler iyi bir gelir elde edecekler. İşler planlandığı gibi yürürse likapa Doğu Karadeniz'de çaya ve fındığa rakip olacak.

BİTTİ




EKONOMİ
Cari açık yukarı çekildi
İhracatın yüzde 67'si 'dev'lerden
Yaban mersini, fındık ve çaya rakip olacak
Doğan Grubu'nun 2003 vergisi 507.7 milyon dolar
Garipoğlu borcunu 12 yılda ödeyecek
Pahalı ilaç sorunu 'yed-i vahit'ten doğdu
YATIRIM FONLARI VE BONO
Maliye Bakanlığı sigarada Tekel'in kazanmasını istedi
Telekom'da sabit ücrete 170 trilyon ceza tehdidi
'Ziraat'in halka arzı 2007'den sonra'
Efes, Sırbistan'da fabrika alıyor
Mobius özelleşecek şirketlere talip
Uzanlar'ın bir aracı daha çıktı
İş Girişim, Step Halı'ya ortak oldu
Petrol 45.75 doları gördü






Meral TAMER
Trende ve ilaçta 'Geliyorum' diyen 'kaza'lar!
Bir tren faciası daha... 20 gün önceki hızla...
Güngör URAS
Maliye Bakanı'na yıldızlı "pekiyi"
Halktan topladığı vergileri "icra - i hükümet...


 2003 yılında ekonomide neler oldu

© 2004 Milliyet