|
 |
|
|
Eski bardacıklara neler oldu?
Görüş / Bülent Buda
Ege'yi soluma bilinci gelişmiş insanların bildiği, Tanrısal bir meyvedir bardacık. İncirin taze tüketilenidir de her taze tüketilen incir de bardacık değildir. Şimdilerde bardacık ağaçlarının yerini, çirkinlik anıtı beton yığınları aldı. "Onca yitirilenin yanında, bardacık ağaçları ne ki" diyenler olabilir. Tıpkı İzmir futbolunu besleyen damarların kurutulması gibi. Belleğim beni yanıltmıyorsa, Aydın, Muğla, Nazilli, Tire, Ödemiş, Bayındır, Çeşme, Alaçatı, Manisa, Akhisar, Salihli, Turgutlu, Alaşehir, Bergama, Ayvalık, Edremit (eksiğim kaldıysa siz tamamlayıverin) uzun yıllar İzmir futboluna, futbolcu pompalayan kılcal damarlardı.
Bir süre önce Ege'deki futbol kulüplerine giden - gelen futbolcuların sayısal bir analizini gösteren yazı yayınlandı. Çarpıcı olduğu kadar, düşündürücüydü de ortaya konan tablo. "Böylesine yoğun gidiş - geliş trafiğinin yaşandığı bu kentin futbolu niye çöküyor? Niye yarışmacı bir takım yaratamıyoruz" diye soranlar, sorgulayanlar ya da İzmir futbolunu bu boyuta taşıyan dahiler o tabloya bakarak şöyle bir düşünmeli. Öte yandan da gidenleri bir yana bırakalım, yeni gelenlerin yöresel dağılımına baktığımızda o kılcal damarlar olarak nitelediğimiz yörelerden akışın durduğunu, çok uzak yörelerden İzmir'e göçe benzer gelişlerin olduğunu görüyoruz. Yanlış anlaşılmasın. Şöven duygularla beslenen biri değilim. Kimsenin özgürce dolaşım, yer edinme hakkına karşı koyacak denli bağnaz da değilim. Demem şu ki, ne oldu o futbolcu üreten kılcal damarlara? Neler oldu o futbolcu üretmekle övündüğümüz alt yapılara? Dilerseniz ben söyleyeyim, önce bardacık ağaçları, üzüm bağları, meyve bahçeleri ile eş zamanlı, gençlerin soluk aldığı, koşuşturduğu boş alanlar, arsalar, parklar yok edildi. Sonra da alt yapı diye çırpınan bir kaç idealistin çabaları, kendilerini aşamamış ithal malı teknik adamlar ile onların iki dudağı arasına tutsak olmuş yöneticilerin egolarına yenik düştü.
Hala sürdürülen yanlışa, şov günlerinin ardından zora düşünce "Gel" denilen Yüksel Can ile öğrencilerinin verdikleri yanıt anlamlıdır. O çocukların gönderdiği iletiyi, önemseyin, algılayın. Özünüze dönün. Özünüzden gelenlere fırsat tanıyın. Yola yeni çıkanları yok "beş metrede, 10 metrede oynuyor", yok "deneyimsiz" diyerek aşağılayıp dışlamayın. Dışladıklarınız, gittikleri takımlarda başarıyı yakalarken de "Ne yaptık biz" deyip, ağıt da yakmayınız. Hovardalara özgü milyarları sokağa dökerek yeterince vitrin süslediniz. Sonuç ortada. Akılcı olun. Önünüze getirilenin bardacık mı ya da sıradan bir incir mi olduğunun ayırımına varın artık. Eski bardacıklara olan oldu, bari eldekileri koruyun...
egespor@milliyet.com.tr
|
|
|

|