|
 |
|
|
Petre ve Conceiçao
Perşembenin gelişi çarşambadan bellidir. Kazanırken de yanlışları görmek çok önemlidir. Hakan Şükür üç gol atarak maç kazandırdı ama, Gaziantep maçını kaybettirdi.
Geçen hafta Ali Sami Yen'deki ilk maçın avantajı, rakiplerin birer gün arayla puanlar kaybetmesi, olumlu motivasyon, Hakan'ın bireysel gayretiyle bulduğu goller, Konyaspor'un orta sahaya daha fazla hakim olması Gaziantep'te sıkıntı yaşanacağının mesajlarıydı. Dörtlü savunmanın önünde iki orta saha, Hasan Şaş sağ çizgide, Ergün sol çizgide, iki de santrfor. İki tane orta saha ile özellikle sıcak havalarda oyuna hükmetmek, artı hücumdan dönen topları almak mümkün değil. Galatasaray takımı hücum yapar gibi görünüyor. Dakika bir kaleci Mondragon dahil herkes topu Hakan'a şişiriyor, doksanıncı dakika yine şişiriyorlar. Tabii bu da Gaziantep takımının işine yarıyordu. Çünkü Bouazizi, Mehmet Polat ve Bekir'in vurduğu kafalar hep Antep orta sahasına geliyordu. Son 15 dakika Hagi "ya herro, ya merro" dedi. İmanı gevreyen iki orta sahadan önce Petre'yi sonra Conceiçao'yu çıkarınca dörtlü savunmanın bir tek önünde Ergün (yarım defans) kaldı. Geri kalan beş oyuncuyu lütfen okuyun. Hasan Şaş, Hakan Şükür, Ümit Karan, Sabri, Arif. Ben hangi takıma gitsem bu beş oyuncuyu da forvet olarak takıma alırım.
Buna karşılık Nurullah hoca orta sahaya Devran'ı sokuyor, sola Bülent'i alıyor, Hasan Özer'i çıkarıp iki sprinter oyuncu ile oynuyor; Lazarov ve Jaziri. Arkalarında araya çok iyi oynayan Tarık El Taib'i koyuyor. Ve Hagi kumarı kaybediyor. Zaten savunma oyuncuları hücuma hiç çıkmıyorlar, çakılı oynuyorlar. Cihan'ın kendi mevkiisi olmadığı için mazereti var. Oyun boyunca iyi veya kötü bir orta yapmadı. Böyle bir oyun anlayışı ile de bana göre geçmiş yılları aratan Gaziantep'e yenmeleri zordu.
rdilmen@milliyet.com.tr
|
|
|

|