|
 |
|
|
Zenginler bile ilaçta tasarrufa gidiyor
Roche'un, NeoRecormon ilacını küçük bir depoya 88 milyon liraya satarken SSK'ya 230 milyon liraya fatura etmesi, dünkü Vatan'a göre şirketin İsviçre'deki merkezi tarafından "Türkiye'deki Roche yönetimine güvenimiz tam" ifadesiyle karşılanmış. Bu açıklamadan ben şu 2 sonucu çıkarıyorum:
1) Roche, NeoRecormon gibi patentli bir ilacını 230 milyona da satabilir, 88 milyona da... 2 fiyat da kârlıdır. Hatta ülke mevzuatı el verirse aynı ilacın 380 milyona satılmasında bile sakınca yoktur.
2) Roche'un ilaç satışlarında, şirket dışında büyük kârların oluşması normaldir, bu kârların nasıl dağıtıldığının hesabı sorulmaz.
Jeneriğe rağbet
Roche'un SSK ile skandal alışverişi, yabancı ilaç şirketlerinin veri imtiyazı, veri koruma ve patent gibi zırhlarla, devletin ilaç faturasını nasıl kabartabileceklerinin çok net bir örneği. Özellikle patentli ilaçlarda büyük fiyat marjlarının oluştuğu bir gerçek. Sadece Türkiye'de değil, bütün dünyada bu böyle. Ve sadece bizim gibi kişi başına GSMH'sı 3 bin dolar olan ülkeler değil, Amerika ve AB ülkeleri gibi kişi başına GSMH'sı 25 - 35 bin dolar olan zengin ülkeler bile, jenerik ilaçlara da pazarda belli bir yer açarak ilaç harcamalarında tasarrufa yöneliyorlar.
ABD ve AB'de tasarruf
ABD, jenerik ilaç kullanımını teşvik için, ilaç ruhsatlandırmasını yürüten Food and Drug Administration FDA'nın bütçesine ek ödenek tahsis etti. Kanada, jenerik ilaç kullanımını artırmak suretiyle ilaç harcamalarında tasarruf sağlayacak yeni bir ilaç programı üzerinde çalışıyor. Fransa, sosyal güvenlik sistemindeki açıkları azaltmak amacıyla, AB'de jenerik ilaçlar lehine yapılan düzenlemelerin, üye ülkelerin mevzuatlarına yerleştirilmesi için son tarih olan 2005 kasımını beklemeden, bu düzenlemeleri uygulamaya sokmaya çalışıyor.
Amerika, jenerik ilaç kullanımını teşvik ederek, ilaç harcamalarında şimdilik yılda 8 - 10 milyar dolar, AB ülkeleri yılda 13 milyar euro tasarruf sağlıyor. Bu rakam önümüzdeki yıllarda katlanarak artacak.
Veri imtiyazı
Bizde ise Sağlık Bakanlığı gerek orijinal, gerekse jenerik ilaçların ruhsatlarını uzun süredir beklettiği için piyasada fiyatları aşağı çekecek rekabet bir türlü oluşamıyor. Yabancı ilaç şirketlerinin gerek yeni ruhsatların geciktirilmesi, gerekse veri imtiyazının bir an önce çıkarılması için Ankara'da yoğun lobi faaliyeti içinde olduğu biliniyor. Son olay da gösterdi ki, bu baskılara boyun eğildiği takdirde, NeoRecormon gibi tekel durumundaki ürünlere daha uzun süre tek başına pazar hakimiyeti sağlanmış olacak ve devletin ödeyeceği fatura gereksiz yere kabaracak.
Patent ve AB üyeliği
Türkiye'nin ilaçta patentin ve veri imtiyazının dışında kalması elbette düşünülemez. Bizden daha zengin ülkeler ne yapmışsa biz de onların yolundan gidelim, ama zamanı gelmeden veri imtiyazına boyun eğmeyelim:
Finlandiya, Yunanistan, İtalya, Portekiz, İspanya gibi ülkeler ilaçta patent yasaları dahi olmadan AB'ye tam üye oldular.Macaristan, Çek Cumhuriyeti, Polonya gibi yeni üyeler, veri imtiyazını tam üye oldukları tarihten 3 - 4 yıl önce uygulamaya soktular. Ancak bu arada G10 İlaç Grubu'nun 2002'deki genişlemeye ilişkin nihai raporunda "Mevcut ve aday üyeler arasında kamu sağlığı, pazarlama ve ekonomik koşullardan oluşan farklılıkların tanınma zorunluluğu" vurgulanınca, Polonya başta olmak üzere yeni üye ülkeler, daha da ileri giderek AB'nin veri imtiyazı süresini uzatan kararına karşı 15 yıl ayrıcalık tanınması talebinde bulundular.
Hakkımızı koruyalım
Tansu Çiller'in başbakanlığı döneminde, 2/97 tarihli AB Ortaklık Konseyi kararıyla, ilaçta veri imtiyazıyla ilgili olarak, gereksiz bir vaatte bulunulmuştu. Ancak tam üyelerin bile patent konusunda yeni düzenlemelere gidebildikleri bir konjonktürde Türkiye, sadece ilaçta veri imtiyazında değil, diğer alanlarda da gereksiz taviz niteliğindeki işgüzarlıklara dur diyebilir. Hakkını aramak ve haksızlıkların telafi edilmesi için harekete geçmek, küçümsenecek değil tam tersine alkışlanacak bir davranıştır.
mtamer@milliyet.com.tr
|
|
|


 | Taha AKYOL | | Kürtler ve terör İSTANBUL'DA otelleri hedef alan terör eylemle... | |  | Çetin ALTAN | | Nükteler, nüktedanlar hangi kör kuyularda? Mustafa Kemal'in sofrasında da, zaman zaman b... | |  | Melih AŞIK | | Çeşme'de Familia Yaz tatilini Çeşme'de, ailesinin yanında geçi... | |  | Fikret BİLA | | Baykal'dan Erdoğan'a... CHP lideri Deniz Baykal, Başbakan Erdoğan'ı T... | |  | Hasan CEMAL | | Çivisi çıktı! İster devlet dökülüyor deyin, ister çivisi çı... | |  | Can DÜNDAR | | "Hayır" diyebilen çocuklar Hayatta en çok "Hayır" demekte zorlandım. Evd... | |  | Abbas GÜÇLÜ | | Hangi okullar daha iyi? Hangi okul daha iyi sorusu, üzerinde çok kafa... | |  | Sami KOHEN | | Yeni antik Atina... Bütün dünya gibi milyonlarca Türk, dün akşam ... | |  | Mehmet Y. YILMAZ | | MİT'çi Kozinoğlu 'kişisel' davranmış Alaattin Çakıcı, Avusturya'da yakalandığında ... | |  | Meliha OKUR | | Hükümet akaryakıt zammında haklı mı? Gözümüz terminallerde!! ABD Teksas petrolüne ... | |  | Hasan PULUR | | Hâkimler... DAVALI da, davacı da Toroslar'ın dağ köyünden... | |  | Derya SAZAK | | Çete gölgesi Mafya lideri Alaattin Çakıcı'nın BJK eski Baş... | |  | Meral TAMER | | Zenginler bile ilaçta tasarrufa gidiyor Roche'un, NeoRecormon ilacını küçük bir depoy... | |  | Tamer HEPER | | Görelim bakalım Depremde evler yıkıldı, sorumlusu kim? Binanı... | |  | Güngör URAS | | Edirne'nin 'Deli Dilaver'i ve 'Vali Yücel'i Edirne Valisi Fahri Yücel 46 yaşında öldü. Dü... | |
|
|