|
 |
|
|
Bizi TRT 3'ten izleyin
CHP'li milletvekilleri "etkili muhalefet yapamıyorsunuz" diyenlere sitem ediyor: Parlamentoda arı gibiyiz. Meclis Televizyonu'na bakanlar görür
ÖZEL RÖPORTAJ / Banu Şen
CHP'li 7 İzmir milletvekili Milliyet Ege'nin konuğu oldu. 7 vekile yedi soru hazırladık. Erdal Karademir, Yılmaz Kaya, Türkan Miçooğulları, Canan Arıtman, Bülent Baratalı, Ali Rıza Bodur ve Kemal Anadol'a biz yakınmayı düşünürken onlar bize dert yandı. "Muhalefet görevlerini yerine getirmiyorsunuz" sözlerini doğru bulmadıklarını, İzmir'in sorunlarını parlamentoya taşıdıklarını ama iktidarda olmadıkları için çözüm getiremediklerini söylediler.
Benim anladığım ve çıkardığım sonuç:
"AKP iktidarda kaldığı sürece biz sorunları Meclis'e taşırız ama çözüm beklemeyin. Bizim muhalefetimizi de TRT 3'ten, Meclis TV'den izleyin."
İşte sorular ve CHP'li milletvekillerinin yanıtları:
Büyükşehir değil, Gökçek yasası
Büyükşehir Belediyeleri Kanunu, tasarı halindeyken tartışıldı. Kanun çıktı, halen tartışmalar sürüyor. CHP Anayasa Mahkemesi'ne başvurdu, yasanın iptalini istedi. Piriştina'nın "Yasanın ruhu doğru, şekli yanlış" görüşüne katılıyor musunuz?
Bülent Baratalı: Büyükşehir Yasası "Melih Gökçek Yasası" olarak çıktı. Çok yetersiz, katılımcılığı olmayan bir yasa. Siyasete, sivil toplum örgütlerine, meslek odalarına uzak bir yasa. Hukuk devleti projesinin terk edildiği bir yasa. Özellikle Kamu Yönetimi Temel Kanunu, ulus devleti ve merkezi yönetimi çok zorlayan ve sorgulayan bir yapıda. Yereli ortaya çıkaran bir yasa. Biz CHP olarak yerelden çok yerinden yönetilmesi taraftarıyız. Çünkü yereli öne çıkarırsak cemaatler, tarikatlar ortaya çıkar. Bu nedenle karşıyız.
Halk bizi suçlamıyor
CHP markası İzmir'de değerini, oy oranını koruyor mu?
Türkan Miçooğulları: Ankara'daki görevlerimiz dışında burada yaptığımız temaslarda çok büyük tepkiler görmüyoruz. Özellikle bizi TRT 3'ten seyredenler muhalefetimizden memnun. Ülkede birtakım şeylerin iyiye gitmediği malum. Ve bu olumsuzlukların nedenini yurttaşlar bize yüklemiyor. Daha çok sahip çıkın diye yaklaşımlar duyuyoruz. Biz İzmirli'nin CHP'ye olan güvenini yerine getirmeye çalışıyoruz.
AKP iktidarı, İzmir için kayıptır
İzmirli 3 Kasım'da 24 milletvekilinin 16'sını CHP'den seçti. CHP'yi iktidarda görmek isteği mesajını verdi. Siz, İzmir için ne yapıyorsunuz?
Ali Rıza Bodur: Bizim demokrasi yapımız çoğunluk oyuyla seçilen iktidarın programının uygulandığı, muhalefetin de yapılanları izlediği bir yapı. Ancak bizde, muhalefet milletvekillerinin denetleme dışında yaptırım gücü de varmış gibi bir yaklaşım söz konusu. Bugün İzmir'de kamu yatırımları durmuş durumda. Biz bunları Meclis'in gündemine getiriyoruz. Ancak takipten öte gidemiyoruz. Uygulamada yapabileceğimiz birşey yok. Muhalefet görevi yapılmıyor söylemleri de yanlış.
Biz yüzlerce soru önergesi verdik bugüne kadar. Zaten şöyle de bir gerçek var İzmir yüzde oranları bakımından ülke ekonomisine katkılarının geri dönüşümünü alamıyor. İzmir 24 parlamenterden 16'sını CHP'den, 8'ini AKP'den göndermiş. Ama Türkiye seçmeninin çoğunluğu iktidara AKP'yi getirdi. Ve şikayet mercii AKP'dir.
Ama biz İzmir ile ilgili konuları parlamentonun gündemine getirmiş olmanın huzurunu yaşıyoruz. Finans kurumlarından, gençlik ve eğitimle ilgili konulara kadar birçok konuyu parlamentoya taşıdık. İzmirli maalesef AKP iktidarından hak ettiğini alamayacak.
Atamaları parti mi yapıyor?
Belediye bürokrasinin atanmasında, CHP Genel Merkezi etkin rol oynuyor mu?
Kemal Anadol: Bu konuyla ilgili birşey söylemeyi doğru bulmuyorum. Genel politika, yerel politika demek. Bu tarz konuşmaları doğru bulmuyorum.
Olimpiyat sıkıntısını aştık
Ankara'da İzmir lobisi oluşturabiliyor musunuz?
Yılmaz Kaya: AKP'li milletvekillerinden bu konuda deztek görmüyoruz. Örneğin 2005 Dünya Üniversite Oyunları'nın finans konusu ve gerçekleştirilemeyecek olma ihtimali gündemdeydi. Bizi İzmir'den aradılar. O sırada ilgili bakana konuyu anlattık. Çözüm yolunu da anlattık. Olimpiyatlar için ayrılmış bir fon var. O fon şimdi İzmir'e aktarılacak. "Bu prestij projesi gerçekleşmeli" dedik. Ve finans sıkıntıları çözülmüş oldu. Lobi faaliyetleri için AKP'liler bize destek vermiyor.
Bizi içimizden yıkmak isteyenler var
Sizin için "Baykal'ın askerleri" yakıştırması yapılıyor. Ne dersiniz?
Erdal Karademir: CHP'de hiçbir milletvekili Genel Başkan'ın askeri değildir. Biz halkın vekiliyiz. Karşı çıkma noktasında olamayız. Hem parlamentoda, hem dışarıda partiye destek vermek, eksikleri gidermek bizim görevimiz. Grup kararlarına uyarız. Biz örgüt disiplini almış kişileriz. Dolayısıyla biz il başkanımızın (Alaattin Yüksel) mantığıyla karşı çıkmayız. Bu partinin oylarıyla seçilmiş milletvekiliyiz. Partiyi daha güçlü kılmak ve destek vermek durumundayız. CHP'de var olan içimizdeki yıkma politikaları, bireysel tatminsizlikleri olan arkadaşlarımızdan kaynaklanıyor.
Başkan seçimi İzmirlinin içine sinmedi
Piriştina'nın ardından "Başkanı meclis değil, halk seçmeliydi" görüşü ortaya atıldı. Siz ne dersiniz?
Canan Arıtman: Daha önce başkanlığın boşalması halinde, sandığa gidiliyordu. Ama 1997'den sonra, belki de zamanın iktidarları bu sistemden çok hoşlanmadı. Yasayı değiştirmişler. Yeni yasa da Meclis'ten geçirilirken o maddeler aynen kaldı. Biz "Daha demokratik bir yasa istiyorsak bunu düzeltmemiz gerekiyor" dedik. Örnek olarak da İzmir'i gösterdik. Piriştina çok büyük halk desteği ile geldi. Yasa gereği böyle bir yöntem izlenmesi gerekiyordu. Ama halkın içine sinmedi. Halk Aziz Kocaoğlu'ndan da memnun. Ama seçim sistemine itiraz var. Haklı bir taleptir. İzmir'de bunu yaşadığımız için itirazımızı yaptık. Ancak AKP ciddiye almadı.
|
|
|

|