Sık Kullanılanlara Ekle   Açılış Sayfası Yap   İletişim 15 Ağustos 2004 / Pazar  
Bugünkü Milliyet Gazetesi      Business      Otomobil      Cumartesi      Pazar      Ege      Vitrin  
   
 » Detaylı Arama

  SON DAKİKA
  ANA SAYFA
  YAZARLAR
  SİYASET
  EKONOMİ
  FİNANS
  DÜNYA
  SPOR
  GÜNCEL
  YAŞAM
  MAGAZİN
  ASTROLOJİ
  TEKNOLOJİ
  HAVA DURUMU
  OMBUDSMAN
  ÇİZERLER
Haber İndeksi Arşiv Haberci Üyelik
'Çocuğa demokrasi kültürü aşılanacak'

'Yap - boz döneminin' bitirileceğini açıklayan Milli Eğitim Bakanı Çelik, "YÖK ve meslek liselerinde değişiklik yapma irademiz duruyor" dedi

Gündemin Getirdikleri - Mehmet Gündem / İstanbul


Milli Eğitim Bakanı Hüseyin Çelik, geçen çarşamba "Cumhuriyet tarihinin en kapsamlı eğitim reformu dediği" yeni ders müfredatını açıkladı. Çelik, eğitim sisteminde yapılacak değişiklikle ilgili sorularımızı yanıtladı:

Mevcut sistemi nasıl değerlendiriyorsunuz?
- Hayatın gerçeklerinden kopuk eğitim veriyoruz. Sistemimiz, ekonomiye, bilime, bilgiye, demokrasiye, teknolojiye duyarlı değil. Hep şikâyet ediyoruz, ama kavak eken sopa biçer. Geçmişteki, kavgaların, kamplaşmaların altında da bu sistem var. Uluslararası araştırmalar eğitimimizin ümitsiz olduğunu gösterdi.

'Bizler şanslı değiliz'
Mevcut sistemle ilgili öyle bir tablo çizdiniz ki, o sistemden geçmiş birisi olarak kendimi kötü ve kandırılmış hissettim.
- Ben de öyleyim, siz de öylesiniz. Bizler şanslı değiliz. Sistemin çarpıklıklarına rağmen insanlar başarılı oluyorsa, o sistemden değil, kişinin kendi becerisindendir.

"Okul çağına gelip de okula gitmeyen çocuk kalmadı" diyebilecek miyiz gelecek sene?
- Bunlar sadece tek boyutlu olarak görülüp değerlendirilemez. Yoksulluktan kaynaklanan bir yanı var meselenin. Biz sorunu parçalayarak çözmeye çalışıyoruz. Bütün olarak çözmek mümkün değil. Biz bu yıl başlarsak bu iş beş yıl sonra çözülmüş olur, beş yıl daha geciktirirsek 15 yıl sonra çözülür.

Bu sistemde ne değişecek?
- Katı davranışçı programdan, zihinsel ve yapılandırmacı bir yaklaşıma geçiş olacak. Siyah - beyaz diye bir şey yok artık. Çok yönlü düşünce var. Eğitimimizi ideolojiden kurtarıp bilim ve aklın mecrasına sokmak zorundayız.
Yeni müfredatta farklılıklara tahammül etme anlayışı da verilecek. Küçük yaşta demokrasi kültürü aşılanacak. Eski müfredat 5 yıllık eğitime göre hazırlanmışken, yeni müfredat, 8 yıllık kesintisiz eğitime uygun hale getirildi. AB standartları dikkate alındı. Derslerin kavram analizleri yapıldı. Spor kültürü, sağlık, çevre, rehberlik, kariyer, girişimcilik, afet bilinci konuldu. Yüzeysel davranış ifadesi yerine bilgi, beceri, anlayış ve tutumlar getirildi. İlköğretim birinci sınıfta öğretilen dört işlem ikinci sınıfa kaydırıldı.

Söylemden eyleme
MEB adeta hükümetlerin deneme tahtasına döndü?
- "Çocuklarımız böyle bir sistemi hak etmiyor" diyen bakan çok oldu. Biz de aynı şeyi söyledik ama arkasını getirdik, reform niteliğinde bir program ortaya koyduk. Söylem eyleme dönüşüyor. Yamalı bohça, yaz - boz dönemini bitirecek bu reform.

YÖK ve meslek liseleriyle ilgili girişimleriniz bütün kararlılığınıza rağmen olmadı. Benzer durum burada da yaşanabilir mi?
- Ben hâlâ "YÖK değişmeli, meslek liselerin problemi çözülmeli" diyorum. Fakat bu iki konu başka mecralara çekildi ve bir şey çıkmadı. Mevcut durumun da kimseye faydası olmadı.

O tecrübeden ne çıkardınız?
- Türkiye'de köklü değişimlerin önünde bir direncin olduğunu geçmişte de biliyorduk. Ama mühim olan bu dirençlere rağmen bir değişiklik yapma iradenizin olmasıdır.

Sizin iradeniz?
- Yerinde duruyor.

Bu proje de başarısız olursa?
- Mevcut durumdan daha kötüsü olmaz. Kaldı ki bu konuda başarısızlığa bizim tahammülümüz yok. Peşin hükümlerle, ideolojik eleştirilerle "kim yapıyor" yerine "ne yapılıyor, niçin yapılıyor, nasıl yapılıyor" denirse bu iş daha kolay başarılır.

PORTRE
33 yıllık gurbet

Milli Eğitim Bakanı Hüseyin Çelik, 1959'da Van'da doğdu. İstanbul Üniversitesi'nde edebiyat okuyarak başladığı akademik serüvenini 1997'de Yüzüncü Yıl Üniversitesi'nde doçentliğe taşıdı. Sonra siyaset kapısını çaldı; 1999'da DYP'den Van Milletvekili seçildi. Erdoğan'ın kendisini partiye daveti üzerine şu soruyu sordu:
"Partiniz, Milli Nizam, Milli Selamet, Refah, Fazilet'in versiyonu mu olacak, yoksa merkezde, ayakları geniş basan, dini değerler üzerinde siyaset yapmayan, ideolojisi değil prensipleri olan, hukuk devletini, demokratik cumhuriyeti önemseyen bir parti mi olacak?"
Erdoğan'ın cevabı aklına yatınca, 3 Temmuz 2001'de DYP'den istifa ederek, AKP'nin kurucuları arasında yer aldı. Erdoğan'a en yakın insanlardan biri, ama "Birlikte çekilmiş on kare fotoğrafımız yoktur" diyor.
Çelik'in pergeli öylesine geniş ki; "Adım Hüseyin. Babamın adı Hasan, abimin Ali. Alevilik eğer Hz. Ali'yi, Hz. Hasan'ı ve Hz. Hüseyin'i sevmekse, ben de Aleviyim" bile dedi.
Küçük yaşta evden ayrıldı. İlkokulla birlikte yatılı okul yılları başladı. Bu onun 33 yıl sürecek gurbetinin başlangıcıydı. Başında kavak yellerinin estiği, edebiyatla, şiirle, romanla haşır neşirken, melankolinin hakim olduğu yıllarda âşık oldu. Romantizmi o yıllarda kaptı.




SİYASET
'Çocuğa demokrasi kültürü aşılanacak'
Erdoğan: Kaçakları hiç acımadan yıkın
'Hacıbektaş' krizi...






Fikret BİLA
Sorular
Yargıtay Başkanı Eraslan Özkaya'nın, yazlık e...
Hasan CEMAL
Kekik kokusu!
Güneş yeni doğuyor. Deniz kıpırtısız. Ve insa...
Derya SAZAK
117. ölüm
Tekirdağ F Tipi Cezaevi'nde ölüm orucunu sürd...


 AB Ulusal Programı (Giriş ve Siyasi Kriterleri)


 AB - Katılım Ortaklığı Belgesi
 Kopenhag Kriterleri

© 2004 Milliyet