|
 |
|
|
F.Bahçe doğru yolda
Alex geldi, Nobre oynuyor, Serhat iyileşti, Hooijdonk içtenlikle çalışıyor. Bütün bunların hepsi iyi de, ilk 45'te niçin Samsunspor, deplasmana çıkmış bir takım korkularıyla değil de, tam tersine "ev sahibi" gibi rahat ve kontrollü oynuyordu babasının yeriymiş gibi...
Fenerbahçe'nin kendi oyun anlayışında yavaş kalıp, ikili, üçlü pas grupları yaratma gerçeğine pek iltifat etmeden herkesin "ayağına top beklemesi" tembelliğine takılması, Samsunspor'un ise çok çabuk top kullanma ve rakibin orta sahayı ele geçirmesine engel olmak planlarıyla oyuna direnmesi... İşte bütün bunlar ilk yarıda Samsunspor'u, Sarı- Lacivertliler'den daha çok vitrine çıkaran görüntüler oluşturuyordu...
Merakla beklenen Alex'in müthiş bir futbol tekniğine sahip olduğu muhakkak... Ama Kirita ve Evren, Alex'i sürekli önlü arkalı kontrole alınca, o zaman Fenerbahçe'nin başka bölgelerde pas tezgahları kurarak, oyunu açması gerekmez miydi ?.. Rizespor maçındaki ikinci 45 şaşkınlığının aynısı ilk devrede hortlamaktaydı dün Fenerbahçe'nin kendi sahasında oynadığı maçta...
* * *
İkinci yarıya temposu çok hızlı bir başlangıç yapmıştı Fenerbahçe... İlk devrede ortalarda görünmeyen yardımlaşma ve paslaşma zenginliği ibresi Fenerbahçe'den yana dönüyordu... Sarı - Lacivertli ekip, Alex'in arka direğe kestiği ölü top vuruşuna Luciano'nun dokunduğu kafa golüyle birden rahatlıyor, tribünlerdeki müthiş desteğe layık olduğunu da ortaya koyuyordu böylece... Tuncay, iyi niyet olarak bir "futbol peygamberi" gibi saf ve tertemiz... Attığı ikinci gol sonrası sahadaki 50 küsur bin insanın içinde üç puanın garanti golüne en çok Tuncay'ın sevindiğine inanıyorum.
Evet, Alex'in bu takıma çok şeyler katacağı tartışılmaz. Çünkü kafası, vücut dili ve bilekleri aynı anda çalışan, çok çabuk ve çok rahat bir oyuncu. Ehh, ona birkaç hafta zaman tanımak da futbolun doğası gereği değil midir ?
esenay@milliyet.com.tr
|
|
|

|