Sık Kullanılanlara Ekle   Açılış Sayfası Yap   İletişim 15 Ağustos 2004 / Pazar  
Bugünkü Milliyet Gazetesi      Business      Otomobil      Cumartesi      Pazar      Ege      Vitrin  
   
 » Detaylı Arama

  SON DAKİKA
  ANA SAYFA
  YAZARLAR
  SİYASET
  EKONOMİ
  FİNANS
  DÜNYA
  SPOR
  GÜNCEL
  YAŞAM
  MAGAZİN
  ASTROLOJİ
  TEKNOLOJİ
  HAVA DURUMU
  OMBUDSMAN
  ÇİZERLER

Haber İndeksi Arşiv Haberci Üyelik
Mum

Sahne 1:
Sevdiği adam hapisteydi. Annesi hastanede... Kendisi dışarıda... yalnız ve yoksul...
Yılbaşı geliyordu.
İçerdeki eşine bir hediye götürmek istedi.
Ama ne?
Düşünürken, dâhiyane bir fikir geldi aklına...
Hemen ithal mumlar satan bir dükkâna koştu. Oradan bir çift mum aldı.
Mumlardan birinin üzerinde salıncakta bir kız resmi vardı.
...diğerinin üzerinde ise salıncakta bir oğlan...
Kızlı mumu alıp evlerinin bir kenarına dikti.
Diğerini güzelce paket etti.
31 Aralık günkü görüşte paketi sevdiği adama verdi.
Verirken de tembihledi:
"Bu mumun bir eşi de bende... Gece saat tam 12.00'de, birlikte yakalım mumlarımızı... O an, birbirimizi düşünelim. Bir dakika sonra birlikte üfleyip söndürelim."
Öyle yaptılar.
Böylece yılbaşını "birlikte" kutladılar.
Sonra öyle temsili bir hatıraya dönüştü ki kızlı-oğlanlı mumlar, her yılbaşı aynı ritüeli tekrarladılar.
Mumlar çok yansa ilişkileri tükenecekti sanki...
İdareli kullandılar.
O mumlar, hâlâ evlerinde başuçlarında duruyor şimdi...
* * *
Sahne 2:
Kadın, eşinin içerden gönderdiği gömlekleri, çamaşırları güzelce yıkadı, ütüleyip üst üste sıraladı.
Sonra beyaz bir kağıt şu notu yazdı:
"28 Mayıs 1925. Seni seviyorum."
İkiye katladığı beyaz kâğıdı temiz çamaşırların arasına sakladı.
"28 Mayıs", o gündü.
"1925" ise eşinin doğduğu yıl...
* * *
Sahne 3:
O gün evlilik yıldönümleriydi.
Ve eşi, hediyeler içinde en çok kır çiçeklerini severdi.
Gidip kırlardan bir demet çiçek topladı.
Kuruttu onları, sonra özenle bir zarfa yerleştirdi.
Bir kartpostal alıp içine şu notu yazdı:
"22 Ağustos 1946.
Daha nice nice yıllar...
Tanrı'dan beraberliğimiz dileğiyle..."
* * *
Eşinden gelen satırları okurken ağladı:
"Sevgili Rahşanım...
Şimdi mektubunu, getirdiklerini ve çiçeklerini aldım. 22 Ağustos'u anımsamadığım için utandım, ama sonra bunu mutluluğumuzun yıldan yıla değil, her gün bilincinde olduğumuza yordum. İyi olduğuna ne kadar sevindiysem, hâlâ koşuşturmana da o kadar üzüldüm. Ben hapisteyim, annen hastanede, ayrıca evler, kediler, çiçekler, kuşlar, hepsinin yükü omuzlarında... (..)
O yorgunluğa, o uykusuzluğa, o gıdasızlığa, o gerilime kimse dayanamaz Rahşanım... Bunun kimseye yararı da olmaz. Ben cezaevine girmeden önce bana 'Artık koşuşturma' diye çıkıştığını unutma... Kendine de hatırlat. (..)
Haydi benim Rahşanım. Toparla kendini... Seni dün gördüğüm hale geleceksen, dünyayı kurtarmak benim işime gelmez.
Beceremem de zaten...
Sevgilerle..."
* * *
Politik tarihimizin en tutkulu çifti onlar...
Eşine az rastlanır bir romansın kahramanları...
Bu gece, saat 22.00'de mumları, mektupları, hatıraları ve savaşımlarıyla CNN Türk'te olacaklar.
Ve artık herkes iyi biliyor ki, mumları sönene dek, aynı aşkla ve daima birlikte yaşayacaklar.

can.dundar@e-kolay.net








Çetin ALTAN
Atina Olimpiyatları ve Kosmos'un sambası...
2004 Atina Yaz Olimpiyatları'nın; eski Yunan ...
Melih AŞIK
Öyle bir hikâye
Uzun yıllar önce Viyana'nın ünlü Hofburg Sara...
Fikret BİLA
Sorular
Yargıtay Başkanı Eraslan Özkaya'nın, yazlık e...
Hasan CEMAL
Kekik kokusu!
Güneş yeni doğuyor. Deniz kıpırtısız. Ve insa...
Can DÜNDAR
Mum
Sahne 1:
Abbas GÜÇLÜ
Zorunlu bağış yokmuş!
Kayıtlarla birlikte, velilerin çilesi de başl...
Mehmet Y. YILMAZ
Bingöl'de 84 küçüğümüz öldü ama tek suçlu bulunamadı!
Körfez Depremi'nden sonra Türkiye'de birçok ş...
Hasan PULUR
Başyazarın köşesi Atmacanın kafası...
İŞTE buna iltifat-ı şahane derler.
Derya SAZAK
117. ölüm
Tekirdağ F Tipi Cezaevi'nde ölüm orucunu sürd...
Meral TAMER
Bakan Akdağ, Roche olayını değerlendirdi
Roche'la SSK arasındaki skandala dönüşen ilaç...
Tamer HEPER
Beşiktaş, Namoğlu'nu çok arayacak
Beşiktaş'ın çehresi değişmişti. Beşiktaş ilçe...
Osman ULAGAY
Dış açıktaki sorunu bu hükümet çözebilir mi?
Her zaman uğradığım şarküteride farklı bir İt...
Güngör URAS
Başbakanlık binasına "beyaz plastik pencere"
Başbakanlık binası Cumhuriyet tarihinin ilk y...
Serpil YILMAZ
"Her şey dahil" cola'yı da keşfetti!
Son iki yazımda Akdeniz çanağında yeni yatırı...

© 2004 Milliyet