Sık Kullanılanlara Ekle   Açılış Sayfası Yap   İletişim 17 Ağustos 2004 / Salı  
Bugünkü Milliyet Gazetesi      Business      Otomobil      Cumartesi      Pazar      Ege      Vitrin  
   
 » Detaylı Arama

  SON DAKİKA
  ANA SAYFA
  YAZARLAR
  SİYASET
  EKONOMİ
  FİNANS
  DÜNYA
  SPOR
  GÜNCEL
  YAŞAM
  MAGAZİN
  ASTROLOJİ
  TEKNOLOJİ
  HAVA DURUMU
  OMBUDSMAN
  ÇİZERLER
Haber İndeksi Arşiv Haberci Üyelik
Evliliği seviyorum!

Haftada en az üç gün seks yapacaksın, yoksa bil ki evlilikte heyecan kalmamış demektir! Maksat muhabbet olsun!


Evlilik artık milletin aklında ne menem çağrışımlar yaratıyorsa, yok "Evlilik öldü", yok efendim "Evlilik aşkı öldürüyor", "İlişkideki heyecanın sonu"... Dön baba dönelim, aynı terane. Milletin ruhu ölmüş de, cenazeyi kaldırmaya kimsenin mecali yok! Evliliği nasıl hayal ediyorlar ki, "ölmüş" olsun?
Ölen evlilik mi, yoksa ilişkiye verilen emek mi? İlişkilerin rating'i prime time'dan sabah saat beşe kaydıysa, bunun nedeni ölçümün adını vermeye gerek olmayan malum otel lobilerinde yapılması olsa gerek!
Sanki herkesin evliliği aynı lahana, soy soy teşhir maksatlı, düttürü düttürü borazan çalıp duruyorlar kafa cumhuriyetlerimizde. Çoktandır bayraklarımızı zorla ve zorla yarıya indirip, üstüne "Haftada en az üç gün seks yapacaksın, yoksa bil ki evlilikte heyecan bitmiş demektir" ahkamlarıyla yatakları parsellemeye girişmişler. "Maksat muhabbet olsun!" Var mı böyle dikdörtgen? Yok!
Sebebi muhakkak ki selülit ve bilumum uygunsuz rejimlerle bozulmuş vücutlar... Bu "eğlence" histerisini, "tek yol" tabelalarıyla tarif edilen mekanlarda ruhun tatminsizliğinden, Çeşme'ye tatile gidemeyip Bodrum'da Çağla'cığımızı açık açık röntgenleyemeyiştendir diye de yorumlamak mümkün! Eskinin "hayatım roman"ı, şimdinin "hayatım magazin"ine döndü. Boşanma ve evlilikler birbirini izlemiyorsa, sevgili sirkülasyonu kesildiyse bittin ki eyvah yani!
Gel de heyecanı ve evliliği birlikte sürdür! Valla billa kolay değil! Millet kafayı sıyırdı ya evlilik neyine?
İşte Bilirkişi olarak yazıyorum:
Ben evliliği seviyorum! Sabah balkondan, çiçeklerin arasından eşime el sallamayı ya da o giderken uyanamamışsam uyurken beni öpmeden evden çıkmamasını, gün içinde aramasını, onu arayıp sesini duymayı, akşam eve geldiğinde kocaman bir öpücük almayı, daha ayakkabılarını çıkartırken "Bugün neler oldu biliyor musun?" diye aynı anda lafa başlamayı, "Ya, önce ben anlatıcam!" diye zıp zıp konudan konuya atlamayı, film seyredeceksek hangi filmi seyredeceğiz diye kavga etmeyi, gece yarısı dondurma yemeyi, sarılıp uyumayı, onun orda ve "benim" olduğunu bilmeyi seviyorum. Yastığımdaki kokusunu seviyorum!
Millet eşantiyon misali evliliklerle gerçek mutluluğu arasın dursun boş yere.
Bugünkü yazımın ana fikri şu:
Evlilik güzeldir! Sahiden başkasını sevmeye cesaret edebilecek kadar kendinizi sevebildiğiniz zaman elbette!
İyi oyunlar herkese...

ÇEKİNMEYİN, SORUN! DAHA İYİSİNİ BİLENİNİZ VARSA DA ANLATSIN!

Hep zor ve ulaşılmaz kızlarla uğraştım!
Sevgili İlhan Uçkan, gerçekten çok etkileyici ve çekinmeden yazan bir anlatma stiliniz var. Benim sizden ricam, zor bir kızı elde edebilme konusunda benim mail'ime bunca yoğunluğunuz arasında ilgi gösterebilip gösteremeyeceğiniz. Hayatım boyunca hep zor ve ulaşılmaz gibi görünen kızlarla uğraştım ve bir şekilde onları elde edebildim. Ancak bu seferki çok farklı. Ne yapacağımı bilemiyorum. Saygılar sunar çalışmalarınızda başarılar dilerim.
Mustafa T.
Neden hep zor kızların peşine düşüyorsunuz? Diğerlerini kazandınız da ne oldu? Daha kaç tanesini kazanmak size iyi gelecek? Yani sorun, bu yeni zor kızı kazanmak değil. Bence asıl mesele kaybetme korkusu, bir ilişkiyi sürdürme konusunda kendini güvensiz hissetme vs. olabilir. Yani "Şimdi bununla hayat geçer ama arada başkalarına da ihtiyaç duyacağım kesin, madem öyle işte böyle" gibisinden köşeye sıkışmadan yan yola sapmak gibi...
Ama minik bir tüyo vermeden de olmaz: Zor kızları kazanmak için onları sizi kazanmaya kışkırtın! Madem zor kızlar konusunda ihtisas yapıyorsunuz, bir de şunu deneyin: Tam kazanmak üzereyken vazgeçmiş gibi yaparsanız o sizi kazanmaya çalışacaktır.
Bir de minik not: "Geçmiş olsun" mektuplarınıza nasıl sevindim bir bilseniz. İnsana nasıl da iyi geliyor. İnanıyorum ki işe yarayacak dilekleriniz. Hepinize bol sağlık dilerim ben de. Kocaman da öperim.

İdeal çift dediğin...
HuzurludurYüzde 50.00
Daima beraberdirYüzde 12.50
NeşelidirYüzde 12.50
Liseli aşıklar gibidirYüzde 11.36
ÖzgürdürYüzde 9.09
Sık sık kavga ederYüzde 4.55
Özel günleri unutmazYüzde 0.00
Birbirini kıskanmazYüzde 0.00


Kılavuz karga oyunu!

Erkek: Benimle evlenir misin?
Kadın: Neden?

Öptüm sizi

"Kart finans" kavgası aldı yürüdü. Ama Mehmet Ali Erbil'in 25'indeki genç sevgilisinin, "aldatma" vakası sonrası bir pırlanta yüzük koparması yüzünden Avşar yaratıcılığını konuşturdu ve bir adım daha attı. M. Ali bu icraatıyla "Platin Finans" olurken, kız arkadaşı da "pırlanta fianse"ye terfi etti. Öptük biz onları...
Bir de tam tersi hikaye... Madonna'nın kendisinden 10 yaş küçük eşi onu deliler gibi kıskanıyormuş... Gerilim işi neredeyse boşanmaya götürecekmiş... El alem neyle uğraşıyor biz neyle. Kopenhag kriteri diye esas buna derler güzelim... Guy Ritchie'yi çok çok öptüm. Madonna bu, boşuna değil...

www.ilhanuckan.com

CUMARTESİ
Bu kasabada iki gün müzik var
"Diğer manken- oyuncular bana komik geliyor"
Ünlülerin ikinci elleri bu dükkanda
Büyük beden Los Angeles
Kızların seçim savaşı
"Garfield, olmak istediğim erkek"
Önümüzdeki hafta serin geçecek
Sıra dışı yapılar
Bilgi
Bodrum'da bale de izlenir
Kullanılmış alın, katkıda bulunun
Saçlar bakır dudaklar parlak
ALTI NOKTA KÖRLER VAKFI





Nevsal Elevli
Donatella Piatti
Sarıkız''ın Anıları
Tuba Akyol
İlhan Uçkan

© 2004 Milliyet