
|
|
|
 |
|
|
Bir ödül aldı hayatı değişti!
Locarno'da 'En İyi Kadın Oyuncu' ödülü alan Pınar Erincin, 'Türk kızı'nı oynamaktan sıkılmış, artık ilginç roller bekliyor
Alin Taşçıyan
İsviçre'deki Locarno Film Festivali'nde 'En İyi Kadın Oyuncu' seçilen Pınar Erincin, "Benim için her şey oyun aslında" diyor. "Annem de, babam da oyuncu olduğu için tiyatrolarda büyüdüm" diyen Erincin, 13 - 14 yaşlarında bir seçmeye katılıp bir ajansın listesine dahil edilince, profesyonel oyuncu olup dizilerde küçük roller üstlenmiş.
Ayşe Polat'ın yönettiği "En garde" adlı filmle en iyi kadın oyuncu seçilen minyon esmer, öylesine amatör, çekingen ve alçakgönüllü ki, ödüllü bir aktris olduğuna inanmak güç.
Almanya'nın popüler dizilerinde, Türkiye'de de gösterilen "Kobra Takibi"nde rol alan Erincin, bugüne dek hep "etnik roller" üstlenmek zorunda kalmış: "Hep Almanya'da yaşayan Türk kızını oynadım. Ailesi ya onu Türkiye'ye göndermek ya da zorla evlendirmek ister. Bu filmden sonra inşallah bu değişir. Oynamak istediğim roller farklı. Klişeyi aşıp karakter canlandırmak istiyorum. Bu kalıplar artık kırılmalı. Türk yapımcı ve yönetmenler sayesinde bu yavaş yavaş değişiyor. Sinemada Türk - Alman tarzı oluştu. Fatih Akın, Yüksel Yavuz gibi filmlerini çok beğendiğim yönetmenler çıktı. Akın, görülmemiş bir tarz yarattı."
Erincin, "En garde"da canlandırdığı Berivan rolü için 4 kez seçmelere katılmış. Seçildikten sonra da önünde yeni bir mücadele açılmış:
"Türk olduğum ve Almanya'da doğduğum için aksanım farklı. Almancam Türkçemden daha iyi. Kürt aksanı çalışıp ve Kürtçe sözcükler öğrendim. Davranış bakımından Türk - Kürt farkı belirgin. Ama Berivan Kürtlükle ilgili bir rol değil. Filme pozitif bir yan katıyor. Hayattan bezmemiş bir insan. Yaşadığı sorunlara rağmen yaşama sevincini yitirmemiş."
Kim olduğunu biliyor!
Filme adını veren eskrim teriminden de anlaşıldığı üzere, Erincin'in eskrim de öğrenmesi gerekti. Ama Alman rol arkadaşı ve Locarno'da ödülü paylaştığı Maria Kwiatkowsky ile zorluk çekmeden bu sporu icra etmeyi öğrendi.
Bale yapan, şan dersi alan, piyano ve gitar çalan 21 yaşındaki Erincin, bu yeteneklerini şimdiye kadar ne sahnede ne ekranda değerlendirebildi. Ama Berlin Konservatuvarı'na girip kendini daha geliştirmek istiyor.
"Kim olduğumu ve ne yaptığımı biliyorum. Nereye kadar gidebileceğimi de biliyorum" diyen Erincin, kimlik sorunu yaşamadan büyüdüğünü dile getiriyor.
Sanat filminden hoşlanmıyor
Türkiye tatilleri Erincin için büyük ölçüde televizyon karşısında Yeşilçam filmi izleyerek geçti. Türk sinemasına bayılıyor, Türkân Şoray'a hayran. Almanyalı Türk kızı rolü teklif edilirse klişe olduğu için doğrudan reddetmeyecek! "Senaryo ve karaktere bakarım, ajansım da uygun görürse kabul ederim" diyor. Dünya sinemasında ise Tarantino filmlerini, korku türünü seviyor özellikle. "Drakula"da Winona Ryder'ın yerinde olmak isterdi. Sanat sinemasından pek hoşlanmıyor, "Filmde estetiğe bakmam" diye konuşuyor.
|
|
|


|
|