
|
|
|
 |
|
|
İki yıl fabrikada sabahladı krizdeki markayı kurtardı
Ayman Döviz'in sahibi Mustafa Ayman, iki yıl önce ortağıyla birlikte Beşler Sucuk'un başına geçti. İki yıl fabrikada sabahlayarak krizde batma noktasına gelmiş markayı ayağa kaldırdı. Üretim dört katına çıktı. Firma pazar payını geri aldı. Ayman, "Bende ne dövizcilik kaldı, ne kuyumculuk. Sucukçu oldum" diyor
NUR DAŞAR
1945 yılında Ahmet Beşler'in babası Bahri Beşler tarafından kurulan ve Türkiye'de özel entegre olma hakkını elde eden ilk firma olan Beşler Sucuk, 2000 yılında ciddi bir krizin eşiğine gelmiş. Firmanın sahibi Ahmet Beşler krizden çıkmak için her yolu denemiş. Ama kriz öncesinde aldığı yüksek miktarlı bir krediyi yükselen dolar yüzünden çok zor geri ödeyince kendini toparlayamamış. Kaliteden ödün vermemek için tonajları düşürmüş. Firmasını ayakta tutmak için iki yıl mücadele eden Beşler, krizden çıkamayacağını anlayınca çareyi bir ortaklıkta görmüş. Dövizci Mustafa Ayman, hikâyeye bu noktada dahil olmuş.
'Üretim kim, biz kim?..'
Ortak bir arkadaşları aracılığı teklif alan Ayman ve ortağı Kenan Altun, önce 'Bu işi yapabilir miyiz' diye çok Ayman, teklifin ardından karar verme süreçlerini şöyle anlatıyor:
"Birbirimizin gözüne baktık. 'Üretim kim, biz kim, hele sucuk üretmek..' Sonuçta sucuk, yemekten keyif aldığımız birşeydi ama üretmek başka. Bu iş çok alakasız geldi başta bize. Ama dediler ki: 'Biz çok kuvvetli bir ekibiz, üretimde size bir zorluk yaşatmayız. Siz finans bölümünü halledin gerisini düşünmeyin.' Zor bir karardı. Ortada ciddi bir borç vardı ve onu ödememiz gerekiyordu. İşciler çok zor durumdaydı."
Uzun uzun düşünen iki ortak, işe girmeye karar vermiş. "Beşler'e ortaklığa Carrefour'da karar verdik. Müdürlerinden biri bize 'Beşler bizi mahvetti. Bir yıldır mal vermiyor. Yerine dört firmadan ürün koydum ama sizde yakaladığım cironun yarısını ancak yakalayabildim' dedi. O zaman Beşler'in ciddi bir et satıcısı olduğunu anladık. Böyle bir pazar varsa, oluşmuş bir yönetim zorluğunu ortadan kaldırabileceğimizi düşündük. Ve sonuçta yanılmadık" diye anlatıyor.
600 ton üretim
Mustafa Ayman yönetimi devraldıktan sonra işe, işçilerin borçlarını ödeyerek başlamış. İki yıl boyunca neredeyse fabrikada yatıp kalkan Ayman, diğer işlerinin hepsini askıya almış, bir bölümünü yeğenlerine devretmiş. "Gerçi diğer işlerin başında durmadığım için para kayıplarım oldu. Ama o firmalar burası gibi yeni bir bebek değil, herşey yerine oturmuş durumda" diyor.
Beşler Sucuk, iki yıl içinde ciddi bir başarı grafiği yakalamış. Pazarda kaybetttiği payı geri almış. Üretim öncekinin dört katına çıkmış. Firma, şu anda aylık 500 - 600 ton satış yapıyor, sektördeki ilk üç firmanın içinde.
Mustafa Ayman, "Daha binlerce ton satış yapacak gücümüz var. Etin önü açık, yeter ki marka olsun. Çünkü Türk insanı artık gıda sektöründe markanın önemini anladı. İki yıldan fazladır işin içindeyim ama et konusunun herhalde yüzde 5'ini ancak biliyorumdur. Beni buralara getiren iyi bir ekibimizin ve iyi bir markamızın olmasıydı. Beşler Sucuk, Türk halkının çok iyi bildiği bir marka. Bu başarının tamamı bizim değil çünkü ürün satmakta hiçbir zaman zorlanmadık. Özellikle Carrefour, Migros, Gima, Bim, Real ve Metro gibi büyük market zincirlerine ciddi oranda satış yapıyoruz" diyor.
'Ne dövizcilik kaldı, ne kuyumculuk, sucukçu olduk'
Mustafa Ayman 1980 yılında Gaziantep'ten İstanbul'a geldiğinden beri döviz piyasasının içinde. Ayman Döviz bürolarının sahibi. Kapalıçarşı'da 20 yıl kuyumculuk ve dövizcilik yapmış. Ayman, Kapalıçarşı'nın bir okul gibi olduğunu düşünüyor. "Ben 20 yıl orada çalıştım ve o tozu yuttum. Sahne gibi Kapalıçarşı, vazgeçmeme imkân yok" diyor.
Saat ve iplik sektöründe de faaliyet gösteren Ayman, Beşler Sucuk'ta yakaladıkları başarının altın kuralının ticareti iyi bilmesi olduğunu belirtiyor:
"Yanınızda Ahmet Beşler gibi bu işin dehası var. Biz de az çok ticareti biliyoruz, başarı kaçınılmazdı. Artık ne dövizciliğimiz ne altıncılığımız kaldı, sucukçu olduk. Ama daha birçok planımız var. Devamlı yatırım isteyen bir iş bu. Şu anda yaptığım yatırımın karşılığını iki yılda aldım desem yalan olur ama göstergeler çok iyi. Veriler de bu yatırımın bizi iyi yerlere götürdüğü yönünde. İki vardiya çalıştığımız halde talebe yetişemiyoruz."
Mustafa Ayman gıda sektöründe marka olmanın avantajını başına gelen bir olayla daha iyi anlamış. Beşler Sucuk'a ortak olduktan iki ay sonra adını açıklamak istemediği büyük bir şirket tarafından markayı satması için ciddi bir teklif almış ve bu teklifi geri çevirmiş. Ayman, "İnsanlar önceleri başaramayacağımızı düşündüler. Burada çok eskiden beri çalışanlar 'Sucuğu anlamayan iki çocuk ne yapabilir. Bunlar üç ay sonra pılını pırtını toplar gider demişler. Bize de sonradan kendileri anlattı" diyor.
|
|
|

|
|