Sık Kullanılanlara Ekle   Açılış Sayfası Yap   İletişim 20 Ağustos 2004 / Cuma  
Bugünkü Milliyet Gazetesi      Business      Otomobil      Cumartesi      Pazar      Ege      Vitrin  
   
 » Detaylı Arama

  SON DAKİKA
  ANA SAYFA
  YAZARLAR
  SİYASET
  EKONOMİ
  FİNANS
  DÜNYA
  SPOR
  GÜNCEL
  YAŞAM
  MAGAZİN
  ASTROLOJİ
  TEKNOLOJİ
  HAVA DURUMU
  OMBUDSMAN
  ÇİZERLER
Haber İndeksi Arşiv Haberci Üyelik
Mafya kazandı

Satır Arası / Deniz Sipahi

Türkiye'nin 1950 sonrasındaki inşaat sektörünü inceleyin, karşınıza nasıl dehşetengiz tablolar çıkacak göreceksiniz.
Çıkarılan aflar ve bu afların sağladığı yararlar, yeni rant kapıları, mafyanın sektöre karışması, emlakçı eliyle göçlerin tetiklenmesiyle yüzde 75'i kaçak bir Türkiye oldu.
İzmir'deki binaların yüzde 50'sinin oturma ruhsatı olmadığı söyleniyor, bana göre bu rakam bile oldukça iyimser.
Kısa aralıklarla çıkan imar affı yasaları gecekondulaşmayı "yapanın yanına kar" bırakır hale getirdi, "nasıl olsa af çıkar" düşüncesiyle de birçok kişi cesaretlendirildi.
Daha önce de yazmıştım; geceden sabaha konan evlere en fazla isyan eden bu ülkenin dürüst, hukuka saygısını hiçbir zaman yitirmemiş vatandaşları...
1960 yılına kadar "masum barınma" gereksinimi olarak ortaya çıkan gecekondular, 1960 - 1980 arasında kiraya verilmeye başlandı.
1980'den sonra ise tam bir sektör haline geldi ve gecekondu ticaretine geçildi. 1990'dan sonra gecekonduculuk rant terörü oldu. Göçleri özendirdi. Kent nüfusları kendi içinde değişiklik gösterse de beş büyük ilde gecekondulaşma oranı yüzde 50'ye yükseldi. İstanbul, İzmir ve Ankara'da kiralamada ilk tercihler gecekondular oldu.

* * *

Kamu arazilerinin çok az bir bölümü sadece barınma amaçlı kullanılıyor. İşgal ve talan emlakçı, yerel yönetici, mafya ve radikal suç örgütlerinden oluşan rant grupları tarafından yapılıyor ve göç edenlere devrediliyor.
1950'lerde başlayan kaçak yapılaşmaya karşı ilk İmar Yasası 1957 yılında çıktı.
Uygulamada eksiklik görüldü, ardında da 1972 ve 1985 yılında yeni yasal düzenlemeler yapıldı. Ayrıca, 1973, 1983, 1984, 1986 ve son olarak 2003 yılında af yasaları çıktı.
Son günlerde yine af dedikoduları konuşulur hale geldi. Daha birkaç gün önce İstanbul Ticaret Odası Başkanı Mehmet Yıldırım, ülkedeki binaların yüzde 60'ını oluşturan ruhsatsız binalara, devlete de gelir yaratılması suretiyle af getirilmesini önerdi.
Yıldırım'ın gerekçesi inşaat sektöründe 1999 depreminden bu yana gözlenen küçülmenin bir türlü aşılamaması...

* * *

Afların işimizi kolaylaştırmadığı aksine çarpık kentler yarattığı, arazi mafyasının giderek güçlendiği çok net ortadayken; yeni bir af önerisini anlamakta inanın zorlanıyorum.
Peki bu ülkede haksızlığa uğramış, sırf yasalara uğradığı için mağdur olmuş, yıllarca çalışıp emekli ikramiyesiyle kafasını zar zor sokabileceği bir ev almış insanlara bu yapılanlar haksızlık değil mi?
Bu nasıl bir ülke, bu nasıl bir anlayış...
Türkiye'de belediye başkanlarının en fazla ikilem yaşadıkları konulardan biri gecekondu yıkımlarıdır. İşin doğrusu yıkmaktır ama oy kaygısı bugüne kadar hep bu isteği engellemiştir.
Bir kere de beş yılın sonunda bu kaygıyı hissetmeyecek, doğru bildiğini yapacak, dürüst vatandaşın hakkını koruyacak başkanlar gelmeyecek mi?

dsipahi@milliyet.com.tr




EGE
Dün daralmak bugün varolmak
Mafya kazandı
Lizbon stratejisi...





Ege Ana Sayfa
Ekonomi
Spor
Rehber


İsmail Özelçinler
Deniz Sipahi
Mustafa Tanyeri

© 2004 Milliyet