Sık Kullanılanlara Ekle   Açılış Sayfası Yap   İletişim 20 Ağustos 2004 / Cuma  
Bugünkü Milliyet Gazetesi      Business      Otomobil      Cumartesi      Pazar      Ege      Vitrin  
   
 » Detaylı Arama

  SON DAKİKA
  ANA SAYFA
  YAZARLAR
  SİYASET
  EKONOMİ
  FİNANS
  DÜNYA
  SPOR
  GÜNCEL
  YAŞAM
  MAGAZİN
  ASTROLOJİ
  TEKNOLOJİ
  HAVA DURUMU
  OMBUDSMAN
  ÇİZERLER
Haber İndeksi Arşiv Haberci Üyelik
Medya ile gergin ilişkiler içinde olan Aziz Yıldırım, sessizliğini MİLLİYET'e bozdu
DİKTATOR DEĞİLİM

Fenerbahçe Başkanı, demokratik bir kişiliği olduğunu söyledi. Yıldırım, çok çalışarak uyuyan dev Fenerbahçe'yi büyüttüklerini ekledi, "Zamanı gelince bırakacağım" dedi

ÖZEL RÖPORTAJ / CÜNEYT KARAKAYA


Türk futbolunun kalelerinden en önemlisi Fenerbahçe... Transferleri, yönetimi, taraftarı, başarısı ya da hayal kırıklıklarıyla kamuoyunun hep gözü önünde.. Ve Başkanı Aziz Yıldırım... Medya ile hep gergin ilişkiler içinde... Ama bu kez ilk adımı attı ve sessizliğini MİLLİYET'e bozdu... Biz de noktasına, virgülüne dokunmadan sözlerini yayınlıyoruz...

Kurallar içerisinde hareket edildiği zaman normal bir vatandaşım, ama dışına çıkıldığı zaman uyardığım için diktatör diyebilirler. Kesinlikle diktatör değilim. Diktatörlük de yapmadım, demokratik bir adamım. Kendim demokrasiyi uyguluyorsam herkes uygulamalı.
Bu kadar çalışmasak Fenerbahçe büyür müydü? Uyuyan bir devi, bu kadar büyütebilir miydik? Her gün gelip, basına demeç versek, yalan - doğru birşeyler söylesek, her gün manşet olsak bugünlere gelir miydik ? Bir kişi çıkıp da benim bir gazeteciye bunları yazın dediğimi söyleyemez. Hiçbir gün istemedim. Hep çalıştık, uyuyan bir markayı uyandırdık. Bu markadan herkes rahatsız, çünkü marka kendi haklarını savunmak ve korumak mecburiyetinde. Medya rahatsız oluyor. Bazı olayları manşet yapıp, haber yapmanız size reyting sağlayabilir, ancak kulübe zarar veriyor. Tabii ki bu noktada sizinle ters düşeceğiz. Denilenleri yapmayınca da "faşist" oluyoruz.

"Geleceğe borçlandık"
Muhalefet yol göstermeli. Bir program hazırlatmalı. Körü körüne kendi çıkarları için muhalefet yapılmaz. Çıkar demek, cebine para koymak da değildir. Hiçbir şey olmayan adama değer vermek de çıkardır. 5 - 10 kişinin olduğu bir yere medyada yer vermek ve önemli bir yermiş gibi göstermek de bir çıkardır. Bu çıkarı verirken, kulüpten veriyorsunuz. Ben gidiciyim. Bana değil kulübe zarar veriliyor.
İlk günkü Aziz Yıldırım ile bugünkü Aziz Yıldırım arasında hiçbir fark yok. Hep doğrunun yanında oldum. Tabii ki, tecrübeler kazandım. Çizgi olarak aynıyım ve değişmem de. Tecrübe kazandım, yazıyorsunuz zaten. Daha önce olsaydı, "Daum'u gönderirdi" diye yazardınız. Demek ki, tecrübe kazanmışız, göndermedik. Medya istedi diye birşeyi yapmayız, Fenerbahçe'nin çıkarları neyi gerektiriyorsa onları yaparız.
Bazı insanların fikirleri önemli olsa, basit yazılar yazmazlar. Onları dikkate bile almıyorum. Şahsımla ilgili hiçbir konuya girmiyorum, ama kulüple ilgili karalamalara hemen müdahale ederim. Fenerbahçe taraftarı, ne yapmak istediğimi ve ne yaptığımı görüyor. Günlük yaşayıp günlük yazıyorlar, ama ben öyle yapmıyorum. Planlı yaşıyorum.
Alaattin Metin dışında kimseyi okuyup, takip etmiyorum. Fenerbahçe'de tarihte ilk defa banka borcu alındığı doğrudur. Keyfime almadım ki, genel kuruldan çıkarttım. Para toplayalım aramızda verelim dediler, 20 bin dolar topladılar. Bunun üzerine banka borcunu aldık. Fenerbahçe bundan sonra da borçlanacak. Ama karşılığı olacak tabii. Fenerium'u yarattık, 2007'de 30 milyon dolara çıkacak geliri. Stadı yaptık borçlar karşısında. Futbolculara yatırım yapsaydık tenkiti yapanlar haklı olurdu. Biz Fenerbahçe'nin geleceğine borçlanıp, yatırım yaptık. 30 milyon dolarlık borcu 1 senede stadla ödüyorsun. Biz böyle işler yaptık. Bunları göremiyorlar, bundan sonra da kimse Aziz Yıldırım gibi gelip cebinden para vermez. O söyleyen üç beş insana sesleniyorum; Fenerbahçe'ye kaç para vermişler, bilet almaları dahil, içtikleri çaylar dahil. Hiçbir şey...

"Biz ilerideyiz"
Fenerbahçe'ye simit parası bulamayıp, evlerine ekmek götürmeyip, genç oyunculara bağıranlar gelip, birşeyler söylesin. Onların dedikleri herşeyi kabul ediyorum. Yoksa köşelerde binalar tutup, oralardan çıkarları için kulüple uğraşmak geçti. Bundan sonra gelecek insanlar, Fenerbahçe'ye borç yapılması gerekiyorsa borcu yapacaklar. Fenerbahçe tarihinde en büyük işi yapmıştır ve halka 30 milyon dolarla açılmıştır ve açıldığı fiyatın yüzde 15 üzerindedir. Bakın diğer kulüplere ne kadar aşağıda? Fenerbahçe hisse senetleri Avrupa'da örnek gösteriliyor. Fenerbahçe kurum, şirket olmuştur. Değerimiz 500 milyon, 1 milyar dolarlara gidiyor. Hepimiz göreceğiz. Fenerbahçe bu. Basit düşünen insanların Fenerbahçesi değil artık bu Fenerbahçe. Büyük düşünenlerin Fenerbahçesi. Taraftar büyük düşünüyor. İnsanca maç seyredecekleri stat yaptık. Eskiden tuvalete giderken pantalonların paçalarını çekiyorduk ki pislik paçalarımıza bulaşmasın diye. O insanlar bunu hak ediyor muydu? Fenerbahçe borçlandı bunları yaptı. Geçmişte asgari 1 lira alınıyorsa bugün 5 lira alınır.
Muhalefet olacak, ama yapıcı olacak. Ama onların bize katacakları birşey yok ki, çünkü biz onlardan ileride yaşıyoruz. Onlar bizim gördüğümüzü düşündüğümüzü hayal edemiyorlar. Çünkü biz Fenerbahçe'yi yaşıyoruz, onlar kendilerine yaşıyorlar. Bizden sonra buraya gelecekler de bellidir. Vizyonları olmalı. Sağda soldaki 3 - 5 adamın isteğiyle bundan sonra buraya başkan olunmaz. Vizyonu olan, kulübü ileri götürecek insanlar göreve gelecekler, ben bunları görüyorum.
Zamanı gelince bırakırım. Bıraktıktan sonra bilin ki benden daha iyi yapan insanlar buraya gelecek, herkesin içi rahat olsun.

"İşlerine gelmez"
Teknik konulardan fazla anlamam. Gözlemim var tabii ki. Futboldan anlıyorum diyenler kadar da anlarım, bunu da bilin. Sistemler meselesinde, hocanın kendi arzusudur. Kimse karışamaz, çünkü ona sorumluluk verilmiştir. Başarısızlık olursa konuşulur. Başarıya giderken onu kazanmak mı önemli, yoksa görüntü olarak görüp de, yakalamamak mı önemli. Taktik, sistemi tartışıyorlar. Real Madrid de, Dünya'nın en büyük kulüpleri de aşağı yukarı bizim sistemlerle oynuyorlar. Sistem başarıya götürüyorsa böyle oynanır. Maçta çok eziyet çekeyim, 90 dakika üzüleyim fakat sonunda gol atıp, galip gelelim, benim için bu geçerli. Çok iyi oynayana puan vermiyorlar. O zaman doğru.
Fenerbahçe'nin başarıya gitmesi, bazılarının işine gelmez. Daum meselesi konuşuldu, bitti. Kimse hanımla aile içinde kavga etmiyor mu? Patronlarınızla aranızda fikir ayrılığı çıkmıyor mu? Bunları büyütmenin anlamı yok, normal şeyler. Büyütürseniz art niyet ortaya çıkar.
Ben prensipleri koyarım, takip ederim. Benim haberim olsa, öyle kamera girebilir mi içeriye? (Büyücülük haberi). Müdür istifa etti, ama kulübe çok menfaat sağlayan bir insan. Özür diledi, biz de bir daha böyle bir hataya düşme dedik, onu tekrar kazandık. Bu kadın kim? Neden araştırılmıyor? Kadın şimdi yapamayacağı hadise üzerine prim kazandı ve cahil insanlar ondan medet umacaklar ve maddi çıkarlar sağlayacak.

Rüştü'ye kapı açık

"Şartlar uygun olursa gelmesinde sakınca görmüyorum. Ancak ona kırgınım. Pendikspor maçından sonraki olaylarda net tavrını koymadı"

"Yabancı alacaktık"
"YABANCI hakkı çıksaydı, kaleci alacaktık. Volkan ve Recep geleceğin on yılına Türkiye'de damga vuracaklar. Ancak iki kaleci ile gitmek tehlikeli. Türkiye'ye bakarsanız, Volkan'dan iyisi yok. O zaman tek alternatif kalıyor; Rüştü. Arkadaşlarla oturup konuşacağım, şartlar uygun olursa, Rüştü'nün gelmesinde sakınca görmüyorum. İsteyip istemediğim konusunda kamuoyunda görüşler var. Hiçbir gün bu tip konulara cevap vermedim, yorumların içinde olmadım".

"Önce Fenerbahçe"
"BENİM hiç sevmediğim, hiç istemediğim bir insanın yararlı olacağını biliyorsam, gelmesine onay veririm. Benim için önce Fenerbahçe gelir. Sonra kişiler ve şahıslar... Aziz Yıldırım da, Fenerbahçe'den sonra gelir. Yaptığım icraatlar, affettiklerimle, tavırlarımla hep önce Fenerbahçe, sonra Aziz Yıldırım düşüncesi oldu. Eğer Rüştü, Fenerbahçe'ye yararlı olacaksa ve herkes buna inanıyorsa, kulübün kapıları Rüştü'ye açıktır".

"Hiç anlatmadı"
"AMA Rüştü'ye kırgın olduğumu da bilmenizi istiyorum. Pendik maçından sonraki olaylarda açık ve net tavrını ortaya koyamadı. Çıkıp demeliydi ki; "Başkan beni dövdürdü" veya "Başkan'ın hiçbir alakası yoktur". Bu nedenle kırgınım. Ama bugüne kadar "Olay budur" diye anlatmadı. İnşallah anlatır. Ben hayatımda yaptığım hiçbir şeyden pişman olmadım. Yanlış da olursa çıkıp, söylerim. O olaylar tamamen benim dışımda gelişti. Olaylar sırasında uçaktaydım".

'Daum'un şansı yok'

"Devam edecek"
"DAUM'LA ilgili hiçbir sorunumuz yok. Adamcağız, sıkıntılarından dolayı Almanya'da beyanatlar verdi. Geldi, iki medeni insan gibi oturup, konuştuk ve belli noktaya geldik. Bu nokta nedir ? Daum görevinin başında devam edecek. Göndermekle, Fenerbahçe'nin eline ne geçecek? Kasıtlı haberlerle, toplumun da kafasını çelmek için bazı çalışmalar yapılıyor. Hoca, yönetime karşıymış gibi kafalarda imaj yaratmaya çalışılıyor".

"Hata yapmayacağım"
"DAUM'LA yıl sonuna kadar mukavele ve geleceğe yönelik planlarımız var. Önümüzdeki sene yapacağımız transferler bile şu anda belli. Hoca çalışmalar yapıp, bize veriyor. Biz de hazırlıkları yapıyoruz. Daum'un gitme şansı yok. Bir daha sözleşme imzalandıktan sonra, görevinin sonuna kadar bu kulüpte görevlidir. Geçmişte benim yapmış olduğum kabul edilen ve söylenen antrenör hatalarını bir daha yapmayacağım".

"Görüşme yapmadık"
"ALMANYA'DAKİ açıklamalarından sonra Daum'u göndermek yeni bir kaosun içine girmek demekti. Bahsi geçen hocalarla hiçbir görüşmemiz olmadı. Yöneticiler de benden habersiz böyle bir görüşme yapamaz, yapmadı da... Yönetimimden hiç kimse basına gizli, özel konuşamaz. Bazı dış güçler, mihrak tohumları harekete geçmiş durumda. Bu birlik beraberliği bozmak için. Bu yalanlar yazılırken bizlerin isimleri kullanılıyor".

Tek forma, tek bayrak

"Bundan sonra stadda tek bayrak istiyoruz. Kendi üye oldukları kuruluşların bayraklarını istemiyoruz. Ama kuruluşlarının adını bayrak üzerine yazabilirler"

"TARAFTARIMIZDAN çok memnunuz. Yeni bir oluşum başlatıyoruz. Stadda tek bir bayrak, tek forma. Bütün Fenerbahçeliler'le dialog içindeyiz. Geçen haftaki maçtaki tavırları nedeniyle teşekkür ediyoruz. Ne bir küfür vardı, ne de aşırı bir davranış. Fenerbahçe'ye yakışan bir şekilde takımlarını desteklediler. Fenerbahçe'nin tavrını ortaya koydular. Reklam panolarının üzerine hiçbir pankart asmadılar. Bundan sonra stadda tek bayrak istiyoruz, Fenerbahçe bayrağı. Kendi üye oldukları kuruluşların bayraklarını istemiyoruz. Onun üzerinde kuruluşların isimleri yazabilir.

Bilet mücadelesi
Taraftara yardımcı olacağız. Stadda çeşitli organizasyonlar yapacağız. Maça gelenlere şova geldiklerini hissettireceğiz. Aileleriyle, çocuklarıyla gelip zevk alacakları bir ortam olacak. Stadda da hiçbir küfür olmuyor. Umarım bu diğer stadlara da geçer. Biz güçlü ve kaliteli insanlarız. Bütün Fenerbahçe taraftarlarına teşekkür ediyoruz.
Tüm şikayetim biletlerle ilgili. Bir ekip oluşturuyoruz. Karaborsa bilete dur diyeceğiz. Fenerbahçe Kulübü fazla bilet basmayacaktır. Biletin fiyatı neyse üzerinde o yazacaktır. Bunun dışında da fazla para ödeyen hemen şikayette bulunsun. Biletlerin fiyatı yüksek olabilir ama, biletin yüzde 40'ı kulübe kalıyor.

'Galatasaray kullanamadı'

"Güçleniyoruz"
"FENERBAHÇE'NİN hiçbir vergi borcu yoktur. Geçmiştekileri ödedik, gelecekleri de ödeyeceğiz. 2007'de 70 milyon dolar bütçe. 2010'da 100 milyon dolarlık bir bütçe hedefliyoruz. Bu tahminlerin de üzerine çıkacağız gibi gözüküyor. Çünkü Fenerium bir marka oldu. 6 aylık geliri 10 trilyon. Yıl sonuna kadar böyle giderse en kötü şartlarda 20 trilyon olur. Fenerbahçe ekonomik olarak hep güçleniyor. Sadece futbol takımına bakmayın. Her yönüyle güçleniyoruz."

"Biz hazırız"
"BUNDAN sonra Fenerbahçe karşısında kim durursa dursun, başarıyı yakalamak mecburiyetindedir. Stat bitecek, Kenan Evren Lisesi çözülecek. Başarıyı yakaladığımız zaman 100 milyon dolarlık bütçemiz bir anda 150 milyon dolar olacak. Galatasaray bu şansı yakaladı, ama kullanamadı. Çünkü hazır değillerdi. Ama biz hazırız. Başarıyı yakaladığımızda dev bütçelere gidecek gücümüz var. 25 milyon üzerinde taraftar. Alan değil, dikkatinizi çekerim veren bir taraftar".

'Yasak koymadık'

"STAT yıkıldıktan sonra kameraların durduğu, yer gelecekte bütün kameraların konduğu yerdir. Gelecekte basın tribünü şu andaki maratondaki çıkış kapısının üst tarafında olacaktır. Locaların olduğu yerde kameralar olacaktır. İmkanlar daha iyi olacak. Çekimlerde herhangi birşey yok. Saha içerisinde de uygulamalar Şampiyonlar Ligi uygulamasıdır. Federasyonun şartnamesini uyguluyoruz. Yani Fenerbahçe kafasından kanun koymuş değildir".
"TALİMATNAME diyor ki; 'Sahanın içinde gecici kamera olmayacak'. Basın maçlara akredite olmalıdır. Basın mensupları yaka kartı takmalıdır. Foto muhabirleri önlük giymek zorundadır. Naklen yayın elemanları akredite olmalı, kart taşımalıdır. Sadece yayın haklarını alan kuruluşlar stada gireceklerdir. Soyunma odasına, yeşil zemine hiçbir foto muhabiri ve kamera giremez. Bunların hepsini yaptık. Bundan sonra böyle devam edeceğiz".

'Basınla iki sorunum var'

"MEDYA ile bazı dertlerim var. Fotoğrafımın çekilmesi konusunda çok hassasım. Fenerbahçe camiasının en önde gelen ismi olarak mesaj vermek durumunda olan bir kişiyim. Mesajın yerine uygun şekilde gitmesi için, örneğin saçım başım düzgün olmalı. Benden gelinip, izin istensin, sonra çekilsin. Hayır dersem, o an için beni eleştirebilirsiniz. Bu da benim isteğim, yerine getirilsin."
"İKİNCİSİ yalan haber konusunda sıkıntım var. Belli noktalarda bir araya gelmişlerdir, derneklerde, gruplarda. Buluşup konuşmuşlardır. O insanların fikrini alıp da, sonra da iki - üç kişinin bir araya gelip, haber uydurmasına yalan haber diyorum. Oturuyorlar, iki - üç gazetenin muhabiri kendi kafalarına göre uydurup yayınlıyorlar. Bunlar dışında basınla ilişkilerde katı değilim."

'Teminatı bekliyoruz'

"ORTEGA olayı çözülme aşamasında. Arjantin kulübüyle Zürih'te oturduk, konuştuk ve bir fiyatta anlaştık. Eğer bize söyledikleri ücretin teminatını yollarlarsa, iş çözülecek. Ayrıca amatör branşlarda da boş durmuyoruz. Önümüzdeki 10 yılda bütün amatör branşlarımızla, spora damgamızı vuracağız".

Fenerbahçe farklı

"Avrupa'da olduğu gibi, yüksek decoder sattıran takımların daha yüksek para alması gerekiyor. Fenerbahçe farklı olacak. Bize ek para verilmesi gerekir"

"Kaybımız var"
"FENERBAHÇE sanki yayın havuzunda her şeye karşıymış gibi bir imaj oluştu. Oysa herkesin menfaatine çalışıyoruz. Havuz, Türk Lirası karşılığı 95 milyon Dolara ihale edilmiştir. Bu para bir yıl sabittir. Türkiye'de döviz artışı olduğu zaman kur yükseleceği için elimize geçecek dolar miktarı azalacaktır. Geçen sene 16.5 milyon dolar aldık. Bu hesaba göre, daha hiçbir şey olmadan şu anda 12 milyon dolar alacağız. Arada 4.5 milyon dolar kaybımız var. Biz bu kaybımız olmasın diye görüşüyoruz."

"Çözüm çok basit"
"HAVUZA baktığınızda Fenerbahçe'nin 34 maçı yayınlanıyor. Galatasaray, Beşiktaş'ı saymazsanız, diğer takımların da 6'şar maçı. Avrupa'da olduğu gibi, reytingi yüksek decoder sattıran takımların daha yüksek para alması lazım. Kimsenin mağdur olmaması için yeni bir dağıtım kriteri belirlemek gerekiyor. Önümüzdeki günlerde bununla ilgili bir çalışma yapacağız. Çözüm çok basit; Avrupa'ya bakacaksınız, kritirleri Türkiye'ye getirip uygulayacaksınız. Böylece hiçbir sorun çıkmaz."

"G.Saray da almalı"
"95 milyon dolarlık anlaşmanın 10 milyon dolarlık kısmını TRT'den alıyorlar. 10 milyon dolar da, üç dakikalık görüntü için diğer TV'lerden alıyorlar. Şu anda yayın hakkının bedeli 75 milyon dolardır. Bizim de 6 maçımızı yayınlasınlar, aynı parayı versinler. Fenerbahçe farklı olacak, farklı... Bize ek para verilmesi gerek. Galatasaray Hagi'yi getirmiş bir başarı yakalamış. Onlar da, ondan dolayı almalı. Yani kısaca futbolun seyredilmesine katkıda bulunanların hakkını alması gerekiyor."

Lafın kısası
  • Daum'un gitme şansı yok. Bir daha sözleşme imzalandıktan sonra, görevinin sonuna kadar bu kulüpte görevlidir.
  • Rüştü, yararlı olacaksa kulübün kapıları açıktır. Ancak Rüştü'ye kırgın olduğumu bilmenizi istiyorum.
  • Yayın konusunda Futbol Federasyonu şartnamesini uyguluyoruz. Fenerbahçe kafasından kanun koymuş değildir.
  • Medya ile iki derdim var. Birinci fotoğraf konusunda hassasım. İkincisi, uydurulmuş, yani yalan haberler.
  • Ortega olayı çözülme aşamasında. Arjantin kulübü anlaştığımız ücretin teminatını yollarsa, iş çözülecek.
  • Bundan sonra stadda tek bayrak istiyoruz, Fenerbahçe bayrağı. Taraftarın üye oldukları kuruluşların bayraklarını istemiyoruz.
  • Başarıyı yakaladığımız zaman, dev bütçelere gideceğiz. Galatasaray bu şansı yakaladı, ama kullanamadı.
  • Bizim de 6 maçımızı yayınlasınlar, aynı parayı versinler. Fenerbahçe farklı olacak. Bize ek para verilmesi gerek.





  • SPOR
    DİKTATOR DEĞİLİM
    Kartal sıfırdan başlıyor
    Petre topun ağzında
    Milli sevinç
    Yattara'nın derdi başka!
    Helal sana Taner
    Yanal su serpti!
    Haber turu...
    'Tek tip'i giyiyor 'tek tip'i oynatıyor
    At yarışları
    Avrupa Ligleri
    Potada ilk prova
    İbo'ya talih kuşu
    Voleybolda milli mesai





     PUAN DURUMU
     FİKSTÜR


    Bilgin GÖKBERK
    'Tek tip'i giyiyor 'tek tip'i oynatıyor
    Sıkan, boğan, ve de "ne biçim bi kırmızımsı" ...



     Dünya Kupası 2002
     İstatisliklerle lig
     Euro 2000
     Sidney 2000
     Dünya Kupası 98

    © 2004 Milliyet