Sık Kullanılanlara Ekle   Açılış Sayfası Yap   İletişim 26 Ağustos 2004 / Perşembe  
Bugünkü Milliyet Gazetesi      Business      Otomobil      Cumartesi      Pazar      Ege      Vitrin  
   
 » Detaylı Arama

  SON DAKİKA
  ANA SAYFA
  YAZARLAR
  SİYASET
  EKONOMİ
  FİNANS
  DÜNYA
  SPOR
  GÜNCEL
  YAŞAM
  MAGAZİN
  ASTROLOJİ
  TEKNOLOJİ
  HAVA DURUMU
  OMBUDSMAN
  ÇİZERLER
Haber İndeksi Arşiv Haberci Üyelik
"Büyü bozma" oyunu!

Büyücüler, kaynanalar, kral babalar, stadyum cinleri... Sevgilinizin bir türlü evlenme teklif etmemesinin sebebi belki de üstüne yapılmış "eski sevgili" büyüsüdür, ne biliyorsunuz?


Hamile kalsak da mı evlensek, yoksa evlensek de "Ay, hamileymişim!" mi desek?
Yoksa bize bir türlü evlenme teklif etmeyen Fenerbahçeli sevgilimize "büyüsü bozulmuş Şükrü Saracoğlu Stadı"nda randevu mu versek? Belki de bir türlü teklifte bulunmamasının sebebi üstüne yapılmış "eski sevgili" büyüsüdür, ne biliyorsunuz?
Yok yok! Tekliften önce en iyisi adamın şeceresini kontrol etmek! Neme lazım, "evlilik anlaşması" falan konuverecek belki de önünüze! Sonra işin yoksa adamın aile efradıyla uğraş!
Her şeye rağmen evlen, arkasından aldatsın, üstüne üstlük, "Valla erkeğim!" yeminleriyle kafan şişsin. Arkasından da "Hiç yoktan adam metroseksüel değil, basbayağı açık seçik erkeğim diyor, daha ne istiyorsun!" telkinleriyle, herkesin güvenip bindiği evlilik trenine bin.
Ya tren dağa kaçarsa, ya bakanlar treni yerse, ya tren selde boğulursa... "Umudumuz" bitiverirse...
Masal gibi! Ama gerçek ne ki?
Büyücüler, kaynanalar, kral babalar, stadyum cinleri... Peri bacalarında oturuyoruz.
İşte Bilirkişi olarak yazıyorum:

1) Zaten aşıksanız, karşılıklı "bebek yapalım" hayalleri kuruyorsanız bu bir yana ama sakın ha Hande'ciğimize bazı aklı evvellerin verdiği nasihatler gibi "A, hamile kalsaydı ya, bak bunlarla uğraşır mıydı, kimler kimler böyle yırttı" türünde saçma taktiklerin tuzağına düşeyim demeyin! Ömür boyu "Ben mi dedim sana hamile kal da evlenelim diye!" türünde "erkek dırdırı" çekersiniz, bilmiş olun!

2) Tam evlenirken sizden "evlilik anlaşması" imzalamanızı isteyen bir erkeğe "Vallahi seni hiç böyle bilmezdim!" demeyin. "Önce evlenelim, sonra imzalarım" deyin hiç yoktan. Ama bu maçı kaybetmiş sayın kendinizi. Tabii kazanmayı umduğunuz ne, orasını ben bilemem gene de...

3) Sevgilinize, kocacığınıza, her ne haltınıza olursa olsun "büyü yaptırayım, kısa yoldan işimi halledeyim" rüyalarına yatmayın, uyanamazsınız. Büyücülere ödediğiniz paranın casino'da kaybettiğiniz kumar parasından farkı yoktur. Bilen bilir, casino millete para dağıtmak için işletilen bir hayır kurumu değildir.

4) Bu madde erkeklere: Önemli bir mevkideyseniz eşinizi falcı ve büyücülerden uzak tutun!

Bugünkü yazımın ana fikri şu:
Biraz çorba oldu ama olsun.
Afiyet olsun. Okunmuş suyla pişirdim. İnternetti, gazetelerdi okudum
okudum yazdım. Üstünüzdeki yapılmış yapılamamış bütün büyüleri bozdum umarım. Hayrını görün.
İyi oyunlar herkese...

Kılavuz karga oyunu!

Erkek: Seninle evlenmek istiyorum ama ailem "evlilik anlaşması" imzalamanı istiyor...
Kadın: Kesin üzerlerinde büyü var!

ÇEKİNMEYİN, SORUN! DAHA İYİSİNİ BİLENİNİZ VARSA DA ANLATSIN!

Kocam benden boşanmak istiyor!
Çok üzgün durumdayım! Acil olarak sizin gibi genç birinden akıl almaya ihtiyacım var. Tam 23 yıllık evliyim. İlk aşkım, ben de onun ilk aşkıyım ama kocam benden boşanmak istiyor. Sebebi de onu sevmiyor olmammış! Ama bunca yıldır ona deli gibi aşığım! Bunu hep söylerim ve hareketlerimle de belli ederim! O da bana çok aşık! Bunu boşanmak istediğini söyledikten sonra da defalarca söyledi, hep de söyler! Çok da güzel bir oğlumuz var, bu yıl liseye başlayacak. İşin ilginç yanı oğlunun da kendisini sevmediğini söylüyor. Boşanma konusunda blöf yapmıyor, avukatla da görüşmüş... Başka bir kadın olduğunu da sanmıyorum. Lütfen bana bir yol gösterin!
Sedef K.

* * *

Bir kitap vardı, çok eski, adı bile aklımda değil. Sahaflarda, tozlu kitapların arasında bulmuştum. Kitaptan aklımda kalan bir bölüm, erkeklerin 40'lı yaşlarından sonra sevilmediklerine dair bir paranoyaya kapıldıklarını ve gittikçe cinsel güçlerini kaybettiklerini, çocuklarının ve karısının kendisini sadece parası için sevdiklerini düşünmeye başladığını anlatıyordu. Sonra merakımdan çevremde eşi 40 yaşını aşmış kadınlarla konuşmaya başlamıştım. Birçoğu böyle bir dönemin olduğunu doğruladı. Kitapta erkeğin bu duyguya kapılmasının nedeni olarak kendini artık "gereksiz" hissetmesi olduğu yazıyordu. Ve bu durumu atlatmasının tek çaresinin de ona ihtiyaç duyulduğunu hissettirmek, sevildiğini her fırsatta "normalden fazla" söylemek ve "asla onu yalnız bırakmayacağınızı" tekrarlamak olduğunu belirtiyordu. Eşinizin sizin sevginize duyduğu ihtiyacın arttığı o dönemi yaşıyor olabilirsiniz... Ben bu bilgiyi tozlu raflarda bulmuştum ama duygular değişmediği için hep aşk hakkında yazıyoruz değil mi?

Hap bilgiler

Kadınlara: Bir erkeğe soru sorup cevap beklemek yerine, soru sorup cevabını almış gibi yapmak daha iyidir.
Erkeklere: Bir kadının sorularına cevap vermek yerine, sorularına soruyla karşılık vermek daha yararlıdır.

Öptüm sizi
Mürşit Tarhan'ı, H. Bilal Kutlualp'i, "medyum" Ayten Gürışık'ı ben öpmeyeyim de kimler öpsün... Benim de Telegol seyredecek günümmüş yani. Bu kadar olur! "Şuraya da dökelim suyumuzu, buraya da dökelim..." Bu görüntüler o kadar "normal"di ki... En fazla birkaç hafta önce CNN TÜRK'te Ahu Özyurt'un "Gece Görüşü"ne konuk olduğumda "Büyü son derece yaygın. Yapmayan, yaptırmayan, inanmayan o kadar az ki, tahmin edemeyeceğiniz insanlar buna inanıyor..." dememiş miydim? Öpeyim de üzerlerine yapılmış bütün büyüler bozulsun...
Ercan Güven... Anlamalıydım; bayram değil seyran değil, iki hafta önce Milliyet'in spor sayfasındaki "Ters Köşe"de Ercan Güven'in topa girmesi ve benim "Aşk Büyüsü" kitabımı kaynak göstermesi boşuna değilmiş demek. O sıralarda falcı hanım gizli kamerayla Şükrü Saracoğlu Stadı'nda dolanmaktaymış. Lahmacunlar falan... İşte o günlerde, "Futbol Büyüsü"ne benim kitaptan çözüm aramış Ercan bey. İlginç adam vesselam. Bilerek veya bilmeyerek; ara pasımı ağlara gönderdi ya; öptüm ben onu.
Mehmet Barlas'ı severim ben. Başka türlü gelir bana hep. Özellikle kadınlar hakkında konuşurken... Sanki bir gıdım kadın tanımazmış gibi. Bugün onu asıl "tüp bebek" bilgisi için öpeceğim, dili sürçtü herhalde ama diyor ki; "Emre'yi (Aköz) tüp bebek olarak kabul edelim. Yani kadın doğurmamış, tüpten çıkmış." Öldürdü vallahi beni gülmekten. Takvim kızları da Pirelli takviminin arasından düşüyor. Sevgiyle öperim.

Kadın ve erkeği ayıran en önemli özellik...
Erkekler daha yüzeyseldir, kadınlar daha ayrıntıcıYüzde 38.30
Kadın ve erkek tamamen farklıdırYüzde 28.72
Sadece biyolojik olarak farklıdırYüzde 9.57
Erkekler soğukkanlıdır, kadınlar duygusalYüzde 9.57
Kadınlar daha kincidir, erkekler daha merhametliYüzde 7.45
Kadınlar daha sabırlıdır, erkekler daha aceleciYüzde 6.39


www.ilhanuckan.com

CUMARTESİ
"Onlardan korkmamıza gerek yok"
"Defile konularımın çoğu sinemadan..."
"En sarı, en lacivert kan ve en yüksek kramponlar bende"
Şıklığın altın / bakır hali
Biraz serinleyecek biraz ısınacağız
Daha punk yokken o vardı
Yatlarla ilgili her şey burada
Tatil için geç kalmadınız
ALTI NOKTA KÖRLER VAKFI
İçeriksiz





Donatella Piatti
Sarıkız''ın Anıları
Tuba Akyol
İlhan Uçkan

© 2004 Milliyet