|
 |
|
|
Her şey satılık!
Gülü-yorum / Çağlayan Bilgen
BUGÜN ulusal kurtuluş savaşımızın zaferle taçlandığı gün olan 30 Ağustos.Bugün Türkiye Cumhuriyeti'nin varlık nedeni olan zaferin 82'inci yıldönümünü kutluyoruz.
Ve yine bugün kamu kaynaklarının ayrıcalıklı bazı kişilere peşkeş çekildiği, özelleştirmenin kurtuluş olarak görüldüğü bir süreçten geçiyoruz.
"Altın yumurtlayan tavuk" misali pek çok kamu kuruluşu, adeta "haraç mezat" satılıyor.
Çalışanlar sokağa atılıyor. Açlığa terkediliyor....
Geçmişte bir karış toprak için savaşanlar, can verenler bugün parayı bastıranın istediği yerde istediği kadar arazi ve mülk satın aldığını görünce nasıl bir duyguya kapılıyor bilmiyorum. Ama bildiğim bir şey var, o da bu gidişle vatan topraklarının hatırı sayılır bölümünün yabancılar tarafından satın alınarak adeta istila edileceğidir...
Şimdi "Bu da nereden çıktı" demeyin. Çünkü "Ben söylemiyorum" devletin resmi kurumu açıklıyor.
Tapu ve Kadastro Genel Müdürlüğü Yabancı İşler Daire Başkanlığı'nın verilerine göre 68 ülkeden gelen 44 bin 740 yabancı 70 ilde toplam 42 bin 884 adet mülk edinmiş.
Kısacası 814 bin 578 kilometrekare olan ülke yüzölçümünün, 273 milyon 408 bin 392 metrekaresi satılmış.
Özellikle bu satışlar, 19 Temmuz 2003 tarihinde çıkan yabancıların Türkiye'de mülk edinmesini kolaylaştıran 4916 sayılı kanun sayesinde daha da artmış.
Sözkonusu tarihten bu yana tam 5 bin 306 taşınmaz satılmış.
Üstelik bu gayrimenkul alan her üç yabancıdan biri Yunanistan vatandaşı.
Daha düne kadar gırtlak gırtlağa olduğumuz, keçilerin otladığı kayalıklar yüzünden savaşın eşiğine geldiğimiz ülkenin pasaportunu taşıyan tam 14 bin 418 kişinin Türkiye topraklarında 12 bin 535 adet taşınmaz mülkü bulunuyor. Yabancıların en çok tercih ettiği Türkiye topraklarının ise Ege ve Akdeniz sahilleri olması dikkat çekiyor. Bu bölgelerde yabancılar özellikle Çeşme, Karaburun, Foça, Seferihisar, Kuşadası, Didim, Marmaris, Bodrum, Fethiye, Köyceğiz, Alanya ve Kemer'i adeta mesken tutmuşlar. Neredeyse istila etmişler.
Bu yörelerde yabancılar yüzünden gayrimenkul fiyatları astronomik rakamlara ulaşmış. Öyleki, 50 - 100 milyar liralık villalar 100 - 150 bin sterline satılır olmuş. Fiyatlar üçe beşe katlanmış.
Nitekim İzmir ve ilçelerinde 3 bin 844 yabancı yatırımcı mülk sahibi olurken, bu rakam Muğla'da 4 bin 658'i, Aydın'da 2 bin 521'i, Balıkesir'de 764'ü, Manisa'da 523'ü buluyor.
Akdeniz'in tatil başkenti Antalya'da mülk edinen yabancıların sayısı ise 10 bine yaklaşmış durumda...
Bütün bu gelişmeler üzerine devletin güvenlik ve istihbarat birimleri yeni uyanmış olsa gerek, Tapu Kadastro Genel Müdürlüğü kayıtlarını incelemeye almış.Yabancıların Türkiye'deki gayrimenkullere ilgisinin ülkemizin geleceği açısından tehlike oluşturup oluşturmadığı, özellikle İsraillilerin GAP bölgesindeki gayrimenkullere yönelik yoğun talepleri nedeniyle bu bölgeye müfettiş gönderilmiş.
Konuyla ilgili olarak TBMM'de de meclis araştırması gündeme getiriliyor.
Evet, nereden nereye geldik değil mi?
Yakın gelecekte, kendi ülkemizde yabancı konumuna düşersek hiç şaşırmayın.
"Küreselleşen dünyada, parası olan herkes, her yerde mal mülk satın alabilir. Bunun ne sakıncası var?" diyebilirsiniz.
Ama "Büyük balığın, küçük balığı yuttuğu", "Güçlünün güçsüzü ezdiği" bir dünyada durum, tamamen ekonomik gücü iyi olan ülkelerin lehine olmuştur.
İşin ciddiyetini kavradığımız zaman ise çok geç olacaktır.
Bizden söylemesi.
ÖZLÜ SÖZ
Gerçekler öğrenilince, zannetmeler biter
Huzeyl
cbilgen@milliyet.com.tr
|
|
|

|