|
 |
|
|
Del Bosque çıkmazı
Büyük takımda görev yapan bir alt yapı hocasının en büyük sıkıntısı nedir? Yıldızlarla çalışmada zorluk, oyunu değiştirecek hamleleri maç içinde yapma alışkanlığının olmayışı? Hayır. En büyük sıkıntısı, oyuncularının iyi bir alt yapısı olduğunu varsaymasıdır.
Del Bosque'nin en büyük çıkmazı bu. Yarım yamalak yetişmiş yetenekleri, kusursuz eğitimli profesyoneller sanması. İbrahim Üzülmez'in 4'lünün solunda görevini tam yapabilecek bir formasyona sahip olduğunu sanması mesela. Ali Güneş'in hücum yönündeki başarısına rağmen savunmada sürekli onun kanadından açık verilmesi de. Bunları Del Bosque'nin geceler boyunca düşünüp anlayamadığına eminim. Sorun budur. Ekibinin bu kadar yüksek pas hatası ve alan kaybıyla oynaması Del Bosque için beklenmedik bir şey. O şimdi, hiç bilmediği bir dünyada, bu durum anlamaya çalışıyor.
Del Bosque'nin savunmasını iki gerçek stoperin oluşturduğu bir tandemle kurmaya çalışması da bundan. Gerçek bir çizgi savunma. Bu İngiltere ve İspanya dışında çok az uygulanabilen bir sistem. Savunmalar 4'lü ya da 3'lü diye ayrılmaz. Çizgi ya da tek süpürücülü (liberolu), alan ya da adam savunmalı diye bölünür. Beşiktaş bugün Türkiye'nin tek çizgi alan savunması deneyen takımı. Fenerbahçe'de Servet markajcı, Luciano sarkık oynuyor. Galatasaray'da Song sarkık kalıyor. Yani eğer Del Bosque savunma yönünde eleştirilecekse bu 4'lüyü uygulatıyor diye olmamalı. Aynı çizgi alan savunmasını 3'lüyle oynatsa da sorun giderilmez.. Beşiktaş'ın Ronaldo'yu sarkık oynatması ve acilen iki yeni çıpa (önlibero) bulması gerekir. Bu oyuncularla bu sistem olmuyor.
Beşiktaş'ın Antep'ten yediği goller bunun ispatıdır. İlk gol hariç tamamı 4'lünün sıkıntılarından bağımsız. Sorun serbest sarkık savunmacı olmayışı. Oyuncuların tamamının kafası karışık. Kişisel formasyonları bu oyuna yetmiyor.
Beşiktaş yönetimi acil bir karar vermeli. Ya Del Bosque'nin yeni bir takım kurması, altyapıyı yeniden oluşturması için bir sene bekleyecekler. Ya da bugün onu değiştirecekler. Bir üçüncü ve zor şık daha var. Del Bosque değişecek. Olur mu?
Adaletsiz sıralama
Michael Phelps altı altın madalya aldı 5 günde. Naim Süleymanoğlu ise 8 yılda üç. Phelps altıncı altın madalyasını finalinde yüzmediği bayrak yarışında boynuna taktı. Havuza girmedi, kürsüye çıktı. Çünkü elemelerde yüzmüştü. Halterde silkme koparma ve toplamda üç altın verilebilir, ama verilmiyor. Öte yandan jimnastikte bir sporcunun tam 8 altın alma şansı var. Bir başka örnek. Arjantin, basketbolda ve futbolda altına ulaştı. 33 Arjantinli sporcu en popüler iki spor dalında zirveye çıktılar. Sonuç: Arjantin sadece 2 altın madalyayla genel klasmanda 38'inci. Diyeceğim şu ki, yarışlar ve maçlar sonucunda dağıtılan altın madalyalar değişik seviyedeki zorlukların ödülü. Ama aynı klasmanda alt alta yazılıyor. Dünya çapında futbol oynayan lisanslı sporcu, hızlı tabanca atışı yapanların yüz bin katı daha fazla, ama verilen altın aynı klasmanda eşit sayılıyor. Adaletsizlik. Çözüm ise şu: Takım sporlarının katsayısı fazla olmalı. Fazla madalya dağıtılan sporlarda bir azaltmaya gidilmeli. Diğerlerini de artırmaya çalışmalı. Yoksa bu sıralamanın hiçbir manası yok.
İnönü, milli stat
Demirören yönetimi gösteriş seviyor. Bol transfer, stat inşaatı. Halbuki iyi bir takım bozuldu. 4 çıpa satıldı. Del Bosque, Real geçmişi nedeniyle çok detaylı düşünmeden alındı. Ama en önemlisi stat inşaatı 100. yılda 17 bin, geçen sene 11 bin seyirci ortalamasına rağmen 20 bin kişilik stat 30 bine çıkarıldı. Ölü yatırım. Ama bu çalışmanın Türk futboluna bir katkısı oldu. Artık tribünleri sahaya yakın ve kapasitesi yüksek bir milli takım stadımız oldu. Beşiktaş'a değil, ama milli takıma büyük hizmet.
TRT'nin maçları
Naklen yayın tartışmaları, "Sebat - Diyarbakır maçı kimin umurunda" ya kadar varan yorumlarla yanlış bir yere odaklanıyor. Trabzon'u seyretmek istiyorlarmış. Ben de Malatya ve Denizli'yi istiyorum. Başkası da Antep'i. Ama önemli değil. Vurun TRT'ye. Halbuki hata federasyonda. Dijital yayının temel mantığı tüm maçların naklen yayınlanmasıdır. Haftanın maçı ise açık kanalda olabilir. Peki hangisi? Hesaplaması kolay. Futbolun meyvesi maçtır, takım değil. Dolayısıyla, taraflar arasında lig sıralaması ortalaması alınır. En yüksek ya da ikinci çıkan maç açık kanaldan verilir. Ve bir takımın maçı 3 haftada birden daha sık yayınlanmaz. Alın size adalet.
Ofsayt kuralı değişmeli
Futbolun temel kuralları çok değişmiyor. Ama ufak tefek değişiklikler oyunun kimyasını etkiliyor. Skoru artırmak için yapılan bu değişikliklerden biri de ofsayttaki aktif alan uygulaması. Savunma rakibe göre ofsayt pozisyonu alıyor, ama kıl payı bir pasla arkadan gelen bir oyuncu çıkıp bunu kadük ediyor. Bu hakemin üzerine çok yük bindiren bir durum. Bunu ortadan kaldırmalı. Aktif pasif farkı kalkmalı. Skoru artırmak içinse: 1 - Kafayla verilen paslarda 2 - Ceza sahası içinden verilen paslarda ofsayt olmamalı. Hem kuralın ruhu yaşar, hem skor artar.
mdemirkol@milliyet.com.tr
|
|
|

|