|
 |
|
|
VIP ile NIP
Bugün VIP ile NIP'in öyküsünü anlatayım. 30 Ağustos "son" değil, "başlangıç" tır.
Türkiye'nin "çağdaş uygarlık düzeyini" hedefleyen tarihi sürecinde "depar"dı.
Uzunca bir süredir cumartesi ve pazarı bağlayan cuma ya da pazartesi günkü bayramlar, anlamların ötesinde bir de hayatın "tatil" gerçeği haline geliyor.
Bu 30 Ağustos da öyle oldu.
Ve hiç de çağdaş uygarlıkla örtüşen görünümler sunulamadı.
Kuyruk işkencesi
Atatürk Havalimanı'nda daha dış giriş kapısından başlayan bir kuyruk işkencesi.
Çünkü...
Telefonların, valizlerin, çantaların denetlendiği x - ray ışınlı tüneller sadece iki adet.
İç hatlarda THY tekeli sürerken bu durum sorun oluşturmuyordu.
Ancak...
Bir anda özel sektöre üst üste iç hatlarda uçuş lisansları verildi. Hava yolları terminallerinin yolcu sayısı 10'a katlanıverdi. Üstelik...
Hepsinin yazlık yörelere uçuş saatleri birkaç dakika farkla aynı.
O nedenle yığılma oluyor.
Alanları "insan seli" basıyor.
2. ve 3. işkence terminalleri
Ortalama 45 dakika kuyrukta bekleyişten sonra salona girebilen "talihli / talihsizler" bu kez bankolar arasında sıkış sıkış kuyruklarda bekliyorlar.
Uçuş kartını alabilen "talihli / talihsiz" yolcular salonun içinde sümüklüböcek kuyruğunu andıran bir helezona sonundan dahil oluyorlar. Daireler halinde dolana dolana uzayıp giden bir kuyrukta geçen süre en az bir saat...
Kuyruktan başa gelen "talihli / talihsiz" yolcu bir çatal boynuza ulaştığında neden bu kadar beklediğini anlıyor. Çünkü orada da sadece iki "x - ray" denetim tüneli var.
Binlerce yolcuya sadece iki tünel...
Sanki sırat köprüsü...
Orayı da aşıp kuyruktan kurtulanlar işkencenin son durağına vasıl oluyorlar.
Yolcu kapasitesini en az on katı artırırken, altyapıya bir kuruş harcamamak...
Bu, ancak belediye otobüsü işletmesi zihniyetiyle açıklanabilir.
"Doldur herkesi balık istifi gibi alt alta üst üste...
Başka seçeneği mi var?"
İnsana yatırım
Alanda denetim yapan polis sayısı da yetersiz. Türkiye'nin vitrini sayılan Atatürk Havalimanı'na, kadrolar özenle seçilerek oluşturulmalıdır.
Sayıları yeterli olmalıdır.
Seçkin hizmet sunabilmelidirler.
Oysa tüm personel ve güvenlik birimleri sayıca az, iş yoğunluğu 10'a katlanmış.
Burunlarından soluyorlar.
Kuyrukların bir nedeni de bu.
O kadar saat kuyruklarda ayakta kaldıktan sonra uçağın kalkması beklenirken, "mabadını" bir iskemleye koyup soğuk bir şey içmek ne mümkün! Yolcu adeti on katı artmış, ayak üstü bir şeyler yiyip içecek yerlerin sandalye sayısı sabit. Millet neredeyse birbirinin altından sandalye kapıyor. Ve...
Tam üyelik görüşmeleri için tarih beklediğimiz AB ülkelerinden turistler de bu işkenceyi, bu zulmü birebir ve aynen yaşıyorlar.
Ve daha bir sürü şey...
Zafer bayramının çağdaş uygarlık sürecindeki zafer (!) manzaralarından işte bir kesit. Hem de Atatürk'ün adını taşıyan bir havalimanında.
30 Ağustos'un mana ve önemi hakkında daha tumturaklı bir yazı yazabilirdim. "Jakoben" suçlamalarını da (!) göze alabilirdim.
Ama paylaştığım süreçte parmaklar gözüme gözüme sokulur gibiydi.
"Yazsanıza, yazsanıza. Şu halimizi yazsanıza..."
Yazdım...
Bir şey değişecek mi?
Tren kazasında, bunca yazılıp çizilenlerden sonra ne değişti ki?
........
Bir şeyler değişmesi için belki Sağlık Bakanı'nın sabahın köründe hastane kuyruklarına, Devlet Bakanı'nın Ziraat Bankası şubeleri önünde emekli kuyruklarına ve Candan Erçetin'in söylediği gibi "ve daha bir sürü" şeye girmeleri gerekir... Ulaştırma Bakanı'nın da trene binmesi, havalimanlarında kuyruğa girmesi...
VIP (Very Important Person = çok önemli kişi) NIP (Non Important Person = Hiç önemli olmayan kişi) halinden anlamaz.
g.civaoglu@milliyet.com.tr
|
|
|

|