|
Çocuğunuz vuruluncaya kadar tepkisiz mi kalacaksınız?
Dünkü Milliyet'te küçük bir haber: "Fatih'te bir otomobile silahlı saldırı düzenlendiği sırada, olay yerinden geçerken başına kurşun isabet eden 14 yaşındaki Toygun Tombil, tedavi gördüğü İstanbul Üniversitesi Cerrahpaşa Tıp Fakültesi Hastanesi'nde yaşamını yitirdi."
Sinema yazarımız sevgili Alin Taşçıyan, dün sabah öfke ve isyanla karışık derin bir üzüntüyle odama girmeseydi, muhtemelen ben de Toygun'un ölüm haberini es geçecektim. Hatta tatil ertesi rehavetiyle, Toygun'un nasıl öldürüldüğünün belki farkına bile varmayacaktım.
Sahil yolu da yasak!
Alin bir solukta olayı özetleyiverdi:
"Demek artık sahil yolunda otomobille dolaşmaya da çıkamayacağız. Çocuğun babasını televizyonda gördüm. Adam araba kullanıyormuş, eşi yanında, arka koltukta da 2 kız kardeş 2 yanda, Toygun ortada oturuyormuş. Yedikule sahil yolundaki Barınak Çay Bahçesi önündeki mafya hesaplaşmasında, uzun menzilli silahlarla peşpeşe atılan kurşunlardan biri, yoldan geçmekte olan arabadan içeri girip, arkada ortada oturan çocuğun alnına saplanıyor ve çocuk 2 gün yoğun bakımda kaldıktan sonra ölüyor. Ve bu korkunç olay, gazetelerde 3 satırlık küçük bir haber!"
Size de isabet edebilir
Benzeri bir serseri kurşun her an size ve yakınlarınıza da isabet edebilir. Zira güzel memleketimizde her önüne gelen, elinde (ya da belinde) çoğu ruhsatsız silahıyla rahatça ortalıkta dolaşabilmektedir. Mafya mı, çete mi, uyuşturucu tüccarı mı, holigan mı, sarhoş mu, asker uğurlayan mı her neyse sıfatları; aralarında hesaplaşıyorken ya da gözdağı kurşunlamaları sırasında veya üzüntüden / neşeden sarhoş olup basıveriyorlar rasgele tetiğe! Eskiden tekin olmadığı bilinen bazı bölgeler vardı. Artık her yer tehlikeli: Sokaklar, çay bahçeleri, lokantalar, benzin istasyonları, düğün salonları, maç çıkışları, hatta evlerin pencere ve balkonları bile...
Düğünde, maç sonrasında
Örnekleri istemediğiniz kadar bol!
Kahramanmaraş'ın Esence Beldesi'nde Oğuz Gül'ün düğününde, büyüklerine özenip av tüfeğiyle havaya ateş açan 14 yaşındaki B.Ö, düğünü balkondan izleyen Leyla Gül'ün ölümüne neden oldu. (29 Ağustos Posta)Kütahya'nın Domaniç İlçesi'ne bağlı Bükerler Köyü'nde, oğlu için düzenlediği sünnet düğününde ruhsatsız tabancasıyla havaya rasgele ateş açan Ahmet Emer, 8 yaşındaki Ali Uysal'ın ölümüne, 9 yaşındaki Şükrü Ökten'in yaralanmasına sebep oldu. (26 Mayıs Milliyet)Fenerbahçe'nin şampiyonluğunu kutladığı sanılan birinin açtığı ateş sonucu Aslıcan, hayatını kaybetti. Kardeşiyle şarkı söyleyerek evine giderken yaşamını yitiren Aslıcan daha 11 yaşındaydı. (24 Mayıs Milliyet)Gaziantep'te sokak magandalarının silahlı çatışması sırasında, kurşunlara hedef olan 4 yaşındaki Hüseyin Göğüş öldü. (30 Nisan Milliyet)
Çocuklar, bebekler
Ankara Mamak'ta, anneannesinin kucağında mahallelerindeki düğünü izleyen 5 yaşındaki Aleyna, bir magandanın silahından çıkan kurşunlarla hayatını kaybetti. (29 Nisan 2004 Hürriyet)Ve ölenin babası yabancı olduğu için gazetelerde daha geniş yer bulan geçen yazdan kalma bir serseri kurşun vakası: İzmir - Foça'da bir kafede, gece yarısı çıkan kavgada sıkılan kurşunlardan biri, annesiyle birlikte İskoçya'dan tatil için gelen ve bebek arabasında uyuyan 2.5 yaşındaki Alistair Grimason'un yaşamına maloldu. (9 Temmuz 2003 Milliyet)
İtalya ayağa kalktı
Sevgili Alin Taşçıyan, serseri kurşunlarla yitip giden hayatlara, toplumun sessiz ve tepkisiz kalmasını da hayretle karşılıyor ve diyor ki:
"6 ay kadar önce İtalya'da bir kız çocuğu serseri kurşuna kurban gidince, bütün ülke ayağa kalktı. Gazetelerin birinci sayfalarından verilen haber, bütün toplumu, her önüne gelenin silah bulup etrafa dehşet saçtığı bir düzeni protesto etmeye yönlendirdi."
Bizim çocuklarımız bu kadarcık tepkiyi bile hak etmiyorlar mı? Ya Yedikule sahilinden geçen siz olsaydınız ve Toygun'un yerine sizin çocuğunuz vurulup ölseydi? Toplum olarak sesimizi yükseltmek ve resmi makamlardan gerekli önlemleri almalarını talep etmek için ne bekliyoruz?
mtamer@milliyet.com.tr
|
|