|
 |
|
|
DEĞİŞİM BU DEĞİL
Milli Takım'ın teknik patronu, eskilerin kadroya alınmasıyla ilgili eleştirilere, "Onları kesersek, gençler kimi örnek alacak, deneyimi kimlerden dinleyecek? Değişim öncelikle zihinlerde olmalı" yanıtını verdi
ÖZEL RÖPORTAJ / BİLAL MEŞE
Ülke olarak yeni bir heyecanın eşiğindeyiz. 2002'de Dünya üçüncüsü olan tarihe geçen ve son Avrupa Şampiyonası finallerini kılpayı kaçıran A Milli Takımımız yine Dünya Kupası için kolları sıvadı. Ay - Yıldızlı ekibin yeni hocası Ersun Yanal elemelerdeki ilk ciddi sınavını Gürcistan karşısında verecek. Zorlu grup maçları öncesinde Yanal ile birlikte olduk, Milli Takımı konuştuk.
Yanal, kimine göre torpille göreve geldi, kimine göre ise bileğinin hakkıyla. Hoca, "torpil" kelimesine bir hayli tepki gösterdi: "Buraya hiç kimsenin adamı olarak gelmedim. Aracı yok, aracı benim. Gökten zembille inmedim. Futbolda yaptıklarım ortada. Başarımla buradayım. Daha iyi yapacak biri olursa da, bırakıp gitmekte de asla tereddüt etmem".
"Taşlar oturacak"
Milli çalıştırıcı, eskileri kadroda tutmakla da eleştiriliyor. Yanıtı hazır:
"Futbolcu vardır, çok yeteneklidir. Futbolcu vardır, oyun disiplininden kopmaz, tam görev adamıdır. Nadir olarak, bu özelliklerini profesyonellikle birleştiren futbolcu da çıkar. Şimdi, tüm bu olumlu özelliklere sahip isimleri, üstelik de maksimum hırs ve kondisyon içerisindeyken, yalnızca 'yaş' olgusuna takılarak takımdan kesmek bana doğru gelmiyor. Evet, her zaman yarını düşünerek adım atmak zorundasınız. Ama bugüne kadar bu futbolcular birer model olarak gençlerin önüne maalesef konulmamış. Peki şimdi biz, onları takımdan kesersek, gençler kimi örnek alacak, profesyonelliği kimden öğrenecek. Deneyimi, kimlerden dinleyecek. Türk Milli Takımı, genç futbolculara sonuna kadar açıktır, ama bu bir anda olacak iş değil. Bu bir bayrak yarışıdır. Bayrağı alan birisi olacaksa, teslim edecek birisi de olacaktır."
"Peki niye eleştiri oluyor ?" diyoruz, devam ediyor:
"Bunun en önemli sebebi günümüzde değişim kelimesinin algılanış biçimi. Milli takımda değişim yaratacağız derken, bir felsefeden bir sistem revizyonundan söz ediyoruz. Değişim zihinlerde olmazsa, alt yapısız süreç başlar ve günü kurtaracak hesaplarla bir süre tökezlenir ve nihayetinde düşüş başlar. Gücüne inanan,hedef bütünlüğüne sahip, sahada "bir" olan takım yaratmaya çalışıyoruz."
Süper Lig'deki kötü futbol, Yanal'ın grup maçları öncesinde huzursuz ettiği de gerçek: Şöyle yorumluyor: "Umudumuz, bu elemelerde inandırıcı oyunumuzdan geçecektir. Bu bir süreçtir. Ligin daha başındayız, formsuz bir lig oynanıyor, takımlar henüz oturmadı. Örneğin Beşiktaş. Ama taşlar yerine oturacak, bunun sinyalleri var. Bir ay sonra olumsuz faktörler ortadan kalkacak".
"Eğitim yok"
Milli takım hocası, yabancı olgusuna da değişik bir yaklaşımda bulunuyor:
"Bugün sahalarımızda çok kaliteli ve nitelikli yabancı futbolcular görüyoruz. Bu insanlar kariyer planlarını Türkiye üzerine kuruyor. 'Türk gençlerinin önü tıkanır' eleştirisi getiriliyor. Tamam, başarı istiyoruz, ama bunu elde etmek için ne yapıyoruz. Eğitim yok, yetiştirme yok. Futbol eğitimine, profesyonel olarak eğilinmelidir."
Ersun Yanal, Milli Takım'ın sıklıkla bir araya gelemediği hatırlatıldığında, devam ediyor:
"Eee ne yapalım peki? Milli Takımı, zevk vermeyen bir futbolun, savunma ağırlıklı bir anlayışın simgesi haline mi getirelim. Bizim amacımız, ofansif ya da defansif kısır döngüsünde hapis değil. Bir futbol karakteri ve bir takım yaratmak istiyoruz. Savunma ve hücumda takım olarak 'bir' olmak istiyoruz. Kulüp formatından bir takım yaratacağız. Bu hedef daha önce konulmuş olsaydı ve gereken çalışmalar yapılsaydı, bugün bunları konuşuyor olmayacaktık."
24 - 25 yeter
SÜPER Lig'de 80 puan toplayan takım şampiyon oluyor. Grubumuzda 12 maç var, bu da 36 puan demektir. Bu puanın yüzde seksenini toplayan finallere kalır. Bu da 24 - 25 puan eder. Ancak evdeki hesabın çarşıya uymadığı anlar olabilir. Bu yüzden ayağımızı sağlam basacağız. Tüm takımlar tehlikeli. Ülkeler arasında uçurumlar kalktı. Son şampiyona da Yunanistan'ın ipi göğüsleyeceğini kim tahmin edebilirdi?
Önlem hazır
BAŞARISININ sırrı tamamen takım oyununda yatıyor. Aynı zamanda rakiplerin takım olmamamasında da. Danimarka iyi takım olmakla birlikte istediği çıkışı gerçekleştiremedi. İki takımın da zaafları var. Bunları inceliyor ve önlemleri alıyoruz. En büyük silahımız, kolektif oyun anlayışı içinde kullanacağımız oyuncularımızın yetenekleri. Türkiye'nin futbol karakteri yalnızca defansif veya ofansif olmayacak.
Maaşı azaldı!
GENÇLERBİRLİĞİ'NDEKİ başarılı grafiğiyle gündeme oturan, Ersun Yanal'ın, Ankara temsilcisinden aldığı aylık ücret yaklaşık 65 bin dolardı (90 milyar TL). Yanal, Ulusoy döneminde yaptığı sözleşme gereği ise Ay - Yıldızlı ekibin başında kaldığı sürece, aylık 70 milyar lira alacak. Sözleşmesi de bir hayli ilginç. Kendisi görevinden ayrılırsa tazminat verecek, ancak son verilirse tazminat ödenmeyecek.
Ekibi sağlam
ERSUN Yanal'ın sahada üç yardımcısı, bir büroda bilgisayarla çalışan ayrı ekibi de var. Milli hoca kendi odasıyla, hem Milli Takım'ın, hem de rakiplerin maç analizlerini bilgisayarla yapan görevlilerin yer aldığı oda arasında mekik dokuyor. Bu yoğun iş trafiği içinde Yanal'ın yazılı ve görsel medya ile ilişkilerini düzenleyen bir de basın danışmanı var. Yanal bilime inanıyor, bunun nimetlerinden üst düzeyde yararlanıyor.
Depomuz var
ELİMİZDEKİ geniş kapsamlı analizler var. Karşılaşmalarda nerede top kazanıyoruz, nerede kaybediyoruz. Binlerce parametre var arşivimizde. Örneğin Galatasaraylı Hakan Şükür. Milli maçlarda ikili mücadelelerde neleri yapıyor ya da yapamıyor. Hangi yönden gelen topları kolayca gole çevirebiliyor. Milli Takım'ın hangi bölgeden gol attığını, ya da yediğini biliyoruz.
CEO benim
YANAL, işbaşına gelir gelmez, tüm takımların kendisine bağlanmasını şart koştu ve bunu da başardı. Bu konudaki ısrarcılığını şöyle açıklıyor;
Bu çok doğal. Önümüzde oldukça büyük bir hedef var. Takımları bir çatı altında toparlamak işin doğrusudur. Bu onların işine karışmak olarak asla algılanmamalıdır. Holdinglerin CEO'ları var. Onların tanımazsınız bile. Hedefleri ve metodları belirlerler, başarıyı yakalarlar. Buranın CEO'su benim.
Mesajlar
Kaynağı bulup çıkaramazsınız, içecek su bulamazsınız, susuz kalırsınız. "A bu adam başarılı olamadı, gönderin" demek de sorunları çözmez. Bu kaynağı depoya doldurmak önemlidir. O depo boş kalırsa, hedefe varamazsınızTakımın yüzde 85'i yeni jenerasyon. Fatih Tekke, Gökdeniz, Volkan, Servet, Deniz, Serhat, Tuncay, Emre, Nihat, İbrahim Toraman, Adem Dursun hatta Hasan Şaş bile. 19 yaşında Milli Takım'a gelen, 25 yaşında yaşlandı mı olacak?Ne demek Yunanistan doyuma ulaştı? Rakip her zaman rakiptir. Her rakibi ciddiye almak zorundayız. Bu bir centilmenlik, anlayış ve karakterdirSiyah renkleri seviyorum, pastel renkler. Mavi, yeşil, doğayı yansıtan tüm renkleri seviyorum. Müziğin her türlüsünü dinlerim. Şu anda okuduğum kitap "Cennette karşılaşacağım beş kişi".Babam Fenerbahçeliydi. Ayhan Elmastaşoğlu ile akrabayız. Önce Fenerbahçeli, daha sonra Galatasaraylı oldum. 10 yaşındaydım o yıllarda. Sonraki yıllar bir arkadaşım vardı, onu korumak adına Fenerbahçeli oldum. Üniversiteden sonra takım tutmadım, hala tutmuyorum, oğlum da tutmuyor.Yunanistan en az pas ve en az uzun pas atan takım. Hep "azların" takımı. En az topla oynama süresine de sahip. Ancak en fazla top rakipteyten topa dokunan takım. Çaldığı toplarla golü, golleri bulan takım. Yani oynamaktan çok oynatmamayı hedefleyen, rakibi bozan bir yapıları var.
Milli karnesi
(Özel)
Belçika-Türkiye : 2-3
(Özel)
Avustralya-Türkiye : 1-3
(Özel)
Avustralya-Türkiye : 0-1
(Özel)
Güney Kore-Türkiye : 0-1
(Özel)
Güney Kore-Türkiye : 2-1
(Özel)
Türkiye-Belarus : 1-2
|
|
|

|