|
Zina / kuma
AB'ye "uyum" için TCK'da değişiklikler yapan yasa tasarısına, "zina" maddesi ile "kuma" getirilmekte. "Uyum" yasası, "uyumsuzluk" yasasına dönüşebilir.
Gerçekten, hiçbir AB ülkesi hukukunda öngörülmeyen "zinaya hapis cezası" nasıl olur da "TCK'da AB ile uyum değişiklikleri paketinde" yer alabilir?
Üstelik...
Daha önce Anayasa Mahkemesi, "zinaya hapis cezasını" iptal ederek, Türk Hukuk sistemini arındırmıştı.
Tarihin hurdalığına gönderilmiş bu hükmü yeniden TCK'ya sokuşturmak, "AB ile uyum" gibi çağdaşlaşma iddialı bir paketin saygınlığını bozar.
Recim
AB hukukunda, zina, suç değildir, sadece etik nedenlerle boşanma sebebidir.
Özgürlükçü AB hukukuna, böyle "çöl ve kabile hukuku" hükümleriyle uyum sağlanamaz.
Daha neler?...
Bari bir de "recim" yani, zina yapanı, beline kadar kuma gömmek ve taşlamak cezasını da koysunlar!
Evlilik anlaşması
Evlilik, erkek ve kadının kendi özgür iradeleriyle yaptıkları bir "beraber yaşama" anlaşmasıdır.
Taraflardan biri ya da ikisi bu anlaşmayı artık sürdürmek istemeyebilir.
Bu durumda, boşanmak için çeşitli nedenler yasada sayılmıştır.
AB hukukunda ve - Anayasa Mahkeme'sinin "zinaya hapis cezası hükmünü iptal eden" kararlarından sonra - bizde de zina, "sadece boşanma nedenidir."
Ancak bu da şart değil.
Çocuklar sorunu, eşin psikolojik durumu, skandal kaygısı, bağışlama gibi hallerde, zina, bazen boşanma nedeni olmayabiliyor.
Karar eşlerindir.
Mahalle baskınları
Oysa...
Yeni hükmün, zina yapan eşe üç aydan başlayan hapis cezası öngörmenin ötesinde, bunun takibi şikâyete bağlı olmayan suçlar kapsamına da alınması için öneriler var.
Yani, zinanın saptanması halinde, savcı, karı ya da kocanın başvurusu olmadan ceza için kendiliğinden adli süreci başlatabilecek.
Olur şey değil!
Artık, imam, muhtar önde, mahalleli arkada, taşlar sopalarla evleri mi basacaklar?
"Kahpe" ve "zampara" avcılığı mı başlayacak?
Sonra...
Savcı hapis istemiyle yargı sürecini başlatacak!
Eşlerin böyle bir rezaleti yaşamak istemeyerek, sessiz sedasız skandalsız boşanma davası açmakla yetinmek tercihleri kimin umurunda?
Zinaya yataklık
TCK, suça yataklık yapanları da feri suçlu sayar.
Cezalandırır.
Bu yeni hüküm yasalaşırsa, basılanlarla birlikte, sözgelişi otel odasını veren otelcinin de yargılanması gerekecek.
Otelciler de "yataklık yapmak" suç kapsamına girmemek için "evlilik cüzdanı" sormaya başlayacaklar.
Böylece yeniden yıllar öncesine dönülmüş olacak.
AB'li turiste bu nasıl anlatılacak?
İki sevgili gelmişler... Otelde oda vermek için pasaport sorar gibi "evlilik cüzdanı" kontrolü yapılacak.
Siyasetin derin kulisinden yansıyan bilgilere göre, özellikle Doğu Karadeniz'de kadınlar, "nataşalardan" şikâyetçilermiş. Zinaya hapis hükmünün gerekçesi, "nataşaları" önlemekmiş.
İyi hoş da, bunu Avrupa Birliği'nin insanlarına nasıl anlatırsınız?
AB'de insanlar evlenmeden birlikte yaşıyorlar. Eşcinseller bile evlenebiliyor.
Onlara bu hüküm uygulanmayacak, sadece T.C. vatandaşları için mi geçerli olacak?
Türkiye, AB'den tam üyelik görüşmeleri için tarih isterken, gerekçesi "Avrupalı olmak..."
Ama...
Kendi insanlarına Avrupalı'nın insan haklarını, özgürlüğünü, saygınlığını tanımamak.
Olur şey mi bu?
.........
El âlemin orasına, burasına ceza uygulamaya kalkmak, insanlık haklarına da aykırı.
Yoksa sevişmek insanlık hakkı değil mi?
İnsanlarımız, bu coğrafyada hayvanlar kadar özgür olamayacaklar mı?
g.civaoglu@milliyet.com.tr
|
|