|
 |
|
|
Sıfırcı hocalar savaşının gerçek yüzü
Önce Moody's sahneye çıktı. Yüksek cari açıktan ve borç yükünden bahsetti. IMF anlaşmasının yapılmaması riskini gündeme getirdi. Cari açığın maksi devalüasyonla neticelenebileceği ve Hazine'nin borç yükünün hızla artmakta olduğu uyarısını yaptı. Türkiye, yüksek büyüme oranını sürdürmek zorundaydı.
Bu açıklamaya piyasa sert tepki verdi. Bakan Babacan, Moody's'in analizlerinde, bilgi eksikliğiyle değerleme yaptığını söyledi. Bu tepkiler üzerine Moody's yeni bir açıklama yaparak, eleştiri dozunu yumuşattı.
Moody's'ten bir hafta sonra, Standard and Poors (S&P) bardağın dolu tarafını ön planda tutan ve sadece risklerden bahseden bir açıklama yaptı. Daha sonraki hafta, Fitch ve JCR'nin yine bardağın dolu tarafını öne çıkaran açıklamaları geldi. İşin ilginç yanı, bardağın dolu tarafını da, boş tarafını da görmek isteseler bütün "sıfırcı hocalar" notumuzu arttırdı. Daha ilginci ise "sıfırcı hocalar"ın Türk ekonomisi üzerinde canlarının istediği gibi ve sorumsuzca yorum yapmakta serbest olduklarını hissetmeleri.
Gerçekte, "sıfırcı hocalar"ın bu savaşının arkasında, Türk bürokratlar ve siyasilerin savaşı yatıyor. Moody's tam anlamıyla Merkez Bankası'yla dirsek temasında. Dikkat edilirse Moody's'in açıklaması Merkez Bankası'nın tartışmalı açıklamasının ardından geldi. Moody's gibi Merkez Bankası da açıklamalarını yumuşatmak zorunda kaldı. Bu yüzden her ikisinin de ne demek istediği iyi anlaşılamadı. Her ikisinin de söz birliği yaparak gerçekleştirmek istedikleri şey ise hükümeti sıkıştırıp IMF'yle, IMF'nin ve kendilerinin istediği şartlarla anlaşmaya varılmasını sağlamaktı.
S&P ise Hazine'yi ve hükümeti destekleyen açıklamalar yaptı. Hükümetin üç yıllık programının IMF'in istekleriyle örtüşeceği ve AB tarafından Türkiye'ye müzakere tarihi verileceği görüşündeydiler. S&P'nin açıklamaları Merkez Bankası'nın faiz indirimi yapmasını gündeme getirdi. Oysa, Merkez Bankası faiz artırımından yanaydı. Bunu da Hazine'ye yaptırmayı planlıyordu. Moody's Türkiye'ye not vermeye başladığından beri ilk kez geri çekilmek zorunda kaldı.
Bu yorum, komplo teorisi gibi algılanabilir. Ama Merkez Bankası ile hükümet ve Hazine arasındaki çekişme gittikçe su yüzüne çıkıyor. Belki de doğru olan, Hazine - Merkez Bankası çekişmesinin olması. Ama, bu çekişmelerde yabancı kuruluşları kullanmak hoş değil. Kaşarlı bürokratlar bundan önce de her istedikleri karar için IMF'yi kullanarak hükümet üzerinde baskı kurmuşlardı. Bu kez, hükümet uyanık çıktı.
ytoruner@milliyet.com.tr
|
|
|

|