Sık Kullanılanlara Ekle   Açılış Sayfası Yap   İletişim 02 Eylül 2004 / Perşembe  
Bugünkü Milliyet Gazetesi      Business      Otomobil      Cumartesi      Pazar      Ege      Vitrin  
   
 » Detaylı Arama

  SON DAKİKA
  ANA SAYFA
  YAZARLAR
  SİYASET
  EKONOMİ
  FİNANS
  DÜNYA
  SPOR
  GÜNCEL
  YAŞAM
  MAGAZİN
  ASTROLOJİ
  TEKNOLOJİ
  HAVA DURUMU
  OMBUDSMAN
  ÇİZERLER

Haber İndeksi Arşiv Haberci Üyelik
'Batıran' suçlu 'batırtan' da suçlu


İmar Bankası olayı üzerine bir rapor hazırlayan yabancı uzmanlar, "Bankaları batıranlar suçlu ama, bankalar batarken seyirci kalanlar da suçlu" diyorlar.
Yabancı uzmanlar her bankanın 4 ayrı noktadan denetlenmesinin gerektiğine işaret ediyorlar. Diyorlar ki: "(1) Banka yönetimi, iş denetim sistemiyle bankayı denetler. (2) Yönetim kurulu, banka yönetimini denetler. (3) Bağımsız dış denetçiler, banka ortakları adına bankanın tüm işlemlerini denetler. (4) Devletin bankaları denetlemekten sorumlu kurumu bankaları, mevduat sahipleri, diğer hak sahipleri ve kamu adına denetler."
Yabancı uzmanlar diyor ki: "İmar Bankası, bir banka olmaktan öte grubun kendi işlerine para sağlayan bir finans kurumu halinde faaliyet göstermiştir. Bu nedenle ne banka yönetiminin, iç denetimi ve ne de, hakim ortaklardan oluşan yönetim kurumunun denetimi diye bir denetim olamamıştır. Bağımsız dış denetim kuruluşunun banka genel kurulu için hazırladığı raporlar da, genel kurulun hakim ortaklardan oluşması nedeniyle bir işe yaramayınca tüm sorumluluk bankayı devlet adına denetlemek durumundaki kuruluşun omuzlarına binmiştir."

BDDK seyirci olamaz
Yabancı uzmanlar gerçek mevduat yükümlülüğün kayıtlı mevduatın on mislini aşmasında ve de bankanın, yetkisi dışında bono satarak para toplamasında, sonra bu bonoları yok etmesinde, bankanın hakim ortakları ve yöneticileri kadar bu olaylara seyirci kalan devletin denetim kuruluşlarının sorumluluğu olduğunu vurguluyor.
Benzer olaylarla karşılaşılmaması için bankaları devlet adına denetlemekten sorumlu BDDK'nın yetki ve sorumluluklarını yerine getirecek şekilde teşkilatlandırılmasının gereğini vurguluyor. Raporun özeti şudur: İmar Bankası'nı, BDDK batırmadı. İmar Bankası'nı hakim ortaklar, bankanın kaynaklarını hortumlayarak batırdı. Ama, hakim ortaklar İmar Bankası'nın kaynaklarını bir günde hortumlamadı. Bankanın hesabını, kitabını kendi bildikleri gibi düzenleyerek hortumlamayı gizlediklerinden, bu hortumlama yıllar boyu sürdü. Risk büyüdü. İşte burada devletin bankacılık sistemini denetlemekten sorumlu kuruluşlarının sorumlulukları devreye giriyor. Eğer bu kuruluşlar ve özellikle BDDK, İmar'ı doğru dürüst denetleseydi, hakim ortakların bankayı batırdıklarını daha önce tespit eder, gereken tedbiri alırdı. Zarar bu kadar büyük olmazdı.
Sayın okuyucularım, yabancı uzmanların İmar Bankası için hazırladıkları rapor bilinenler dışında bir şey getirmiyor ama... Burası Türkiye... Burada Türklerin Türkçe yaptıkları uyarılar dikkate alınmaz. Yabancılar İngilizce rapor yazarsa, bu raporda "hikmet olduğu varsayılır". İmar Bankası'nın durumunu bu bankaya "para yatıranlar bile biliyordu" da devlet bilmezden geliyordu. Banka sahipleri, devletin olan bitene gözünü kapamasına güvenerek paraları hortumladı.
Devlet pahalı bir fatura ödeyerek mevduat sahiplerini riskten kurtardı. Yabancı uzmanların raporu dikkate alınırsa, İmar Bankası'nın bono sattığını sanarak para yatıranların riskleri de karşılanacak... İyi de ...Bütün bu faturayı neden "saf ve bakir Türk halkı" ödeyecek? Raporda sözü edilen 4 denetim kademesindekilerden, (1) Yöneticilerin, (2) Yönetim kurulu üyelerinin, (3) Bağımsız denetim kuruluşunun, (4) Bankayı devlet adına denetlemekten sorumlu kamu kuruluşlarının ve bu kuruluşların başında bulunanların hiç mi sorumluluğu olmayacak?
Anadolu'da bir anlatım vardır: "Bak işte kapının arkasına yazıyorum... Sonra söylemedi demeyin... Bak işte burada yazılı..." derler... İşte o biçim... Ben de burada yazıyorum... "İmar Bankası olayı kapanmıştır... Faturayı ben ödüyorum, siz ödüyorsunuz, halkımız ödüyor... Ama, acaba devletin bankaları denetlemekten sorumlu kurumları, kuruluşları kalan bankaları iyi denetliyor mu? Yoksa gene bazı usulsüzlükler görmezlikten mi geliniyor? Ben bu konuda bir şey yazamam... Çünkü bankaların itibarı var... Çünkü Bankalar Kanunu'na göre böyle şeyleri yazmak suçtur... Ancak banka batınca haberiniz olur. Ben yazarım. Siz faturayı ödersiniz... İşte yabancı uzmanlar bu konuda bizi uyarıyor... "Başka ülkelerde AB'de İngiltere'de bankalar nasıl denetleniyorsa, siz de öyle denetleyin" diyor.

guras@milliyet.com.tr








Taha AKYOL
Putin, hoş geldi
RUSYA Devlet Başkanı Putin'in ziyaretindeki e...
Çetin ALTAN
Zina, "charter" turizmi, halkla ilişki yıldızları...
Nihayet eylül de yine geldi işte... Denizlerd...
Melih AŞIK
Iraklılar aptal mı?
Iraklı direnişçilerin ilk başlardaki hedefi d...
Fikret BİLA
Putin'in sözleri
Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin'den önce,...
Hasan CEMAL
Kadın!
Bu ülkede kadın sorunu yalnız kadınların soru...
Yılmaz ÇETİNER
Zinadan kurtulmak için en sağlamı imam nikâhı
ÖNCE zina nedir adını koyalım: Ali Püsküllüoğ...
Güneri CIVAOĞLU
Zina / kuma
AB'ye "uyum" için TCK'da değişiklikler yapan ...
Hurşit GÜNEŞ
Eyvah batıyoruz!
Bu hükümetin bir politika tasarımı olduğu ya ...
Doğan HEPER
Adli yıl konuşmasında ne var?
ADLİ yılı açış konuşması yeniden hazırlandı. ...
Sami KOHEN
Terörün her çeşidi...
ZAMANLAMA bakımından bir rastlantı olabilir; ...
Mehmet Y. YILMAZ
'Aşk ve Anavatan İçin!'
Fransız "reklam dehası" Seguela'nın, Mitterra...
Hasan PULUR
"Siyasetin yollarında"
GÜNLERDİR "Siyasetin Yolları"nda Ali Naili Er...
Derya SAZAK
Zina
AKP tarafından, 'Anadolu kadını istiyor' diye...
Meral TAMER
Tayyip Bey, hediye silah kabul etmeyin
Bu satırları yazmakta olduğum 1 Eylül Dünya B...
Yaman TÖRÜNER
Sıfırcı hocalar savaşının gerçek yüzü
Önce Moody's sahneye çıktı. Yüksek cari açıkt...
Güngör URAS
'Batıran' suçlu 'batırtan' da suçlu
İmar Bankası olayı üzerine bir rapor hazırlay...
M. Ali BİRAND
Putin'den Katarina dersi (!)
Rus Federasyonu lideri Putin, Sochi'deki yazl...

© 2004 Milliyet