|
 |
|
|
İbrahim Müteferrika Amca
Eskiden okul kitaplarında, Türk kültürünü aydınlatan ünlülerden söz edilirken İbrahim Müteferrika için, "Türkiye'ye matbaayı ilk getiren kişi. Türk matbaacılığının ve Türk basın dünyasının ilk kurucusu," olarak söz edilirdi. Ben de bunu yıllarca böyle anlattım. Sanırım benim gibi pek çok çocuk da İbrahim Müteferrika'yı, ülkemize matbaayı ilk getiren Türk, olarak öğrendi.
***
Oysa İbrahim Müteferrika'nın 1719'da Türkiye'ye matbaayı getirmesinden önce, yurdumuzda gayrimüslimlerin kurduğu pek çok basımevi varmış. Ve bu basımevleri, o dönem ülkemiz insanlarına hizmet etmiş. Bu matbaaların İbrahim Müteferrika'nın kurduğu matbaadan kaç sene önce kurulduğuyla ilgili elimizde bugün kesin bir bilgi yok. Ama ilk matbaanın ülkemize ne zaman geldiği ve neler bastığı bence çok önemli. Kim bilir belki bir gün bununla ilgili bilgilere başka kaynaklardan ulaşırız. Matbaanın Avrupa'da ilk kitapları 1446'da bastığını ve bize de matbaanın 1719'da geldiğini düşünürsek, Avrupa'dan tam 275 yıl geç kaldığımız gerçeğini görürüz.
***
İbrahim Müteferrika, 1674 yılında Macaristan'ın Kolojvar kentinde Protestan bir Macar ailesinin oğlu olarak dünyaya gelmiş. Din adamı yetiştiren bir okulda öğrenim gördüğü sırada Türklerle yapılan bir savaşta Türklere esir düşmüş ve İstanbul'a getirilmiş. Daha sonra da Müslümanlığı kabul etmiş. Geldiği zaman 18 yaşındaymış, Macarcanın dışında Latince ve bazı Batı dillerini iyi konuşuyormuş. Türkçenin yanı sıra Farsça ve Arapça da öğrenmiş. Uzun yıllar devlet hizmetinde çalışmış ve 1719 yılında, Yirmisekiz Çelebizade Saitefendi ile birlikte Nevşehirli Damat İbrahim Paşa'nın da destekleriyle ilk matbaayı kurmuş. Tabii ki, dini kitaplar basmamak koşuluyla.
***
Yalnızca İbrahim Müteferrika değil, Avrupa'da Gutenberg de 1450 yılında matbaasında bir dini kitabı (İncil'i) basmak isteyince ortaklarıyla arasında anlaşmazlık çıkmış ve matbaasından ayrılmak zorunda kalmış. Baskı makinesinin mucidi, baskı tekniğinin de babası sayılan Gutenberg, 22 yıllık yayıncılık yaşamında ancak 50 kitap basabilmiş.
***
Osmanlı vatandaşı olmalarına karşın İbrahim Müteferrika'dan önce matbaa getiren gayrimüslim girişimciler ülkemize matbaayı ilk getiren kişiler olarak kabul edilmemiş. Oysa Müteferrika, Macar asıllı olmasına karşın Türkiye'ye matbaayı ilk getiren Türk olarak anılıyor. Bu bana, pek doğru gelmiyor. Mademki ülkemize matbaayı Müteferrika'dan önce getiren birileri var; demek ki ülkemize matbaayı getiren ilk girişimciler onlar. Belki matbaayla ilgili bilgileri çocuklarımıza şöyle öğretmemiz gerekiyor: Matbaayı ilk kez yurdumuza ülkemiz vatandaşı olan ... kişiler getirmiştir. Yayıncılık anlamında ilk kitapları basan ve ilk Türk matbaasını kuran kişi İbrahim Müteferrika'dır. Yani matbaayı ülkemize ilk getiren kişi değil.
***
Bunu böyle kabul etmek, İbrahim Müteferrika'ya saygı göstermediğimiz anlamına gelmez. En azından bir yayıncı gözüyle baktığımızda bastığı kitaplar çok önemli. İlk bastığı kitap, iki ciltlik "Vankulu Lügatı", yani Vankulu'nun Arapça-Türkçe Sözlüğü. İkinci kitap, "Türk- Osmanlı denizcilik tarihi ve teşkilatı" üzerine yazılmış kitapların en değerlisi sayılan "Tuhfetu'l-Kibar". Bu eser daha sonra Batı dillerine de çevrilmiş. Bunların dışında "Amerika Tarihi", "Ulusların Yönetimi" adlı kitapların yanı sıra, Kâtip Çelebi'nin en ünlü eserlerinden biri sayılan ve Türkçe yazılan coğrafya kitapları içinde en önemlisi olarak değerlendirilen "Cihannüma", yani "Küçük Atlas" adlı eseri. Toplam olarak İbrahim Müteferrika 18 yıl gibi kısa bir matbaacılık yaşamında 25 cilt 17 kitap basmıştır.
yural@milliyet.com.tr
|
|
|

|