|
 |
|
|
Karavana
MİLLİLERİMİZ, bir "kısır" Slovenya maçını daha yenilgiyle kaparken, "isabet özrüne" çare bulamamanın bedelini ödedi.
Oyuncu sirkülasyonuna hala alışamamamız ve yapılan değişikliklerdeki randıman farklılığı maç içinde doğal olarak inişli - çıkışlı bir grafik ortaya çıkardı. Eski düzende, savunmaya dayalı basketbol oynayan millilerimiz, şut sokamadığımız maçlarda sert savunmasıyla sayı da yemeden maçı dengede götürebiliyordu. Ancak Tanjevic'in, alan savunmasına duyduğu antipatinin yanısıra oyuncularımızın sıklıkla adam kaçırması ve yardımlaşmanın henüz arzulanan düzeye ulaşamaması da savunmadan azami verim almamızı engelledi. Serkan'ın sakatlığında İbrahim'in üçlük denemelerde ilk yarıda 6'da sıfır çekmesi, savunmada da maç boyunca sürekli adam kaçırarak takım savunmasını felce uğratması devre bitmeden Slovenya'yı skorda öne çıkaran en önemli faktör oldu. Gençlere süre tanımasını takdirle karşıladığımız Tanjevic'in 40 dakika boyunca tel tel dökülen İbrahim'e tahammül edişine ise anlam veremedik.
Üçüncü çeyrekte, tıpkı ilk Slovenya maçında olduğu gibi bizim aceleci boş atışlarımız ve rakibimizin isabetli dış atışları, farkın yine yirmi sayı barajına dayanmasını sağladı. Millilerimiz bu çeyreğin son iki dakikası ve dördüncü periyottaki agresif savunmasıyla farkı sürekli azalttı. Özellikle, Ender, Kerem Tunçeri, Kerem Gönlüm ve Cenk'in gayreti bitime iki dakika kala altı sayıya kadar yaklaşmamızı sağladı. Ancak kritik anlardaki top kayıpları Slovenya'ya galibiyet yolunu açtı. Bu turnuvada skor sıkıntısı iyice açığa vuran Milli Takım'ın en büyük kazancı ise 17 yaşındaki Cenk Akyol oldu. Cenk, gelecekte milli formayı sürekli sırtında taşıyacağını gösterdi.
gtüre@milliyet.com.tr
|
|
|

|