Sık Kullanılanlara Ekle   Açılış Sayfası Yap   İletişim 03 Eylül 2004 / Cuma  
Bugünkü Milliyet Gazetesi      Business      Otomobil      Cumartesi      Pazar      Ege      Vitrin  
   
 » Detaylı Arama

  SON DAKİKA
  ANA SAYFA
  YAZARLAR
  SİYASET
  EKONOMİ
  FİNANS
  DÜNYA
  SPOR
  GÜNCEL
  YAŞAM
  MAGAZİN
  ASTROLOJİ
  TEKNOLOJİ
  HAVA DURUMU
  OMBUDSMAN
  ÇİZERLER

Haber İndeksi Arşiv Haberci Üyelik
BDDK - TMSF eleştiriye tahammül edemiyor


Hükümetin isteği üzerine bir Fransız ve bir İngiliz bankacının, İmar Bankası'nın batışı üzerine hazırladıkları rapordaki eleştiri ve önerilere Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu (BDDK) Başkanı hemen "sert" tepki gösterdi. "Komisyonda tecrübeli bir Türk olsaydı rapor böyle çıkmaz, BDDK suçlanmazdı" dedi.
Sadece BDDK Başkanı değil, Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu (TMSF) Başkanı da eleştiriye tahammül edemiyor. En saygılı eleştirilere bile hırçınlaşarak çizgi dışı karşılık vermeye kalkıyor.
BDDK ve TMSF birer kamu kurumudur. Bu kurumların başarılı olması ülkeye yarar getirir. Bu kurumlar genç kurumlardır. Bu kurumların başındakiler "bugün var, yarın yok" kamu görevlileridir. Görev ve sorumlulukları kurumları güçlendirmek, başarılı hale getirmektir. Hataları, yanlışları savunmak ne onlara ne de başında bulundukları kurumlara yarar getirir.
Maalesef ekonomik dengelerimiz henüz iyi kurulamadı. Bu dengesiz dönemde bazı banka çevrelerinin, bazı medya kuruluşlarının, bazı işadamlarının BDDK ve TMSF ile doğrudan veya dolaylı "işi var"... Bu nedenle bazı banka çevreleri, bazı medya kuruluşları, iş aleminin bir kısmı, BDDK ve TMSF'nin yanlış ve hataları konusunda sessiz kalıyor. Buna karşılık BDDK ve TMSF'nin başına geçenler "yıldızlaştırılıyor". Ne yaptıkları, ne söyledikleri her gün gündeme getirilen başkanlar, "Yavuuu... Biz neymişiz!.." havasına kapılıyor.
Burada sorun kişilerle ilgili değildir. Sorun sistem sorunudur. Sorun kamu kurumlarının etkin bir şekilde görev yapmasının nasıl sağlanacağıdır...

Denetleme sorumluluğu
Hazine var, Merkez Bankası var, SPK var, BDDK var... Bunların bankaları gözetleme ve denetleme sorumluluğu var. Ve buna rağmen İmar Bankası'nda mevduatta çifte kayıt yoluyla ve olmayan Hazine bonosunun satışıyla 8.5 katrilyon liralık bir yolsuzluk yapılıyor...
Hükümet, iki yabancı bankacıyı davet ediyor, "Şu olayı bir inceleyiniz... Bir daha olmaması için ne tedbirler alalım?" diye soruyor. İki yabancı bankacı oturup rapor hazırlıyor... Raporun açıklandığı gün BDDK Başkanı "savunmaya geçiyor"... Rapordaki görüş ve önerilerin doğru olmadığını söylüyor.
Raporu hazırlayan iki yabancı bankacının "Bizden alacakları yok, verecekleri yok". Az bir zamanda, kendilerine ulaştırılan bilgileri değerlendirerek görüş ve önerilerini ve eleştirilerini kağıda dökmüşler...

Mevcut sistem iyi işlemiyor
Fransız ve İngiliz bankacılar kendi ülkelerinde ve başlıca Avrupa ülkelerinde bankaların nasıl denetlendiğini hatırlatarak, Türkiye'de de benzer bir gözetim ve denetim sistemi kurulmasını öneriyorlar.
Eğer Hazine, Merkez Bankası, SPK, BDDK gözetim ve denetim sistemi iyi işleseydi, bir küçük banka halkın sırtına 8.5 katrilyon fatura yükleyemezdi, diyerek mevcut sistemin iyi işlemediğini söylüyorlar...
Şimdi bizim ne yapmamız gerekiyor? "Efendim yabancılar bizim durumumuzu bilemez. Biz her şeyi daha iyi biliriz... Daha önce batan bankalarda da, İmar Bankası'nda da Hazine, Merkez Bankası, SPK ve BDDK'nın hiçbir hatası yanlışı yoktur. Bankaları hakim ortaklar bir günde soymuşlar ve bankalar da "pattt" diye "Bir gün içinde batmıştır" mı diyeceğiz?
Alınmayı, gücenmeyi bir yana bırakalım... Bankaları gözetlemekten ve denetlemekten sorumlu sistemin iyi işlemediğini kabul etmeye ve de iki yabancı bankacının hazırladığı raporu değerlendirmeye, bu rapordaki eleştirileri ve önerileri ciddiye almaya mecburuz. Bunu yapmazsak gördüğümüz filmleri tekrar tekrar görmekten kurtulamayız.

guras@milliyet.com.tr








Taha AKYOL
Terör...
KUZEY Osetya'da 20 kadar eylemci okul bastı, ...
Çetin ALTAN
"İslami terör" denen kanlı bir satranç...
RUSYA Devlet Başkanı Vladimir Putin'in tam Tü...
Melih AŞIK
Zina soruları...
Mevzu derin... O yüzden enine boyuna derinliğ...
Fikret BİLA
Çiçek: AİHM'ye bakarız
Türk Ceza Yasası'na ilişkin tartışmalar zina ...
Hasan CEMAL
Çocukların suçu ne?..
Her seferinde Yunus Emre'nin, o büyük ozanın ...
Güneri CIVAOĞLU
İmajın intiharı
"Savaşa katılmadıkları sürece kadınlar, çocuk...
Abbas GÜÇLÜ
Diyarbakır'da çocuk ve kadın olmak
Önceki gün, Diyarbakır'daydık. Anne Çocuk Eği...
Hurşit GÜNEŞ
Türk turizmi yakında dünya onuncusu! 2014'te 4'üncü!
Bu yıl ülkemizi 17 milyon turistin ziyaret et...
Sami KOHEN
Çare ne?
RUSYA Devlet Başkanı Vladimir Putin'in Kuzey ...
Mehmet Y. YILMAZ
Cahiliye Devri'ne özlem
Türkiye Cumhuriyeti tarihinin önemli hukuk de...
Faik ÖZTRAK
İmar Bankası raporu
Hazine Müsteşarlığı tarafından yabancı uzmanl...
Hasan PULUR
Ah bilebilseler, Ah yapabilseler
FRANSIZLARIN ünlü bir deneyimini, not etmişiz...
Derya SAZAK
Kadınlar ne ister?
TCK tasarısıyla getirilmek istenen 'zina suçu...
Meral TAMER
Gaziantep'teki düğünlerde artık silah yerine çiçek atılıyor
Gaziantep Emniyet Müdürü Feyzullah Arslan tel...
Ece TEMELKURAN
Korkusuz Kadınlar Okulu
Alımlı vücudunu büzüp büzüp koymuşlar senin. ...
Güngör URAS
BDDK - TMSF eleştiriye tahammül edemiyor
Hükümetin isteği üzerine bir Fransız ve bir İ...
M. Ali BİRAND
Bu Çeçenler terör yapıyor (!)
Çeçenlerin mücadelesini sempatiyle izlerdim....

© 2004 Milliyet