Sık Kullanılanlara Ekle   Açılış Sayfası Yap   İletişim 09 Eylül 2004 / Perşembe  
Bugünkü Milliyet Gazetesi      Business      Otomobil      Cumartesi      Pazar      Ege      Vitrin  
   
 » Detaylı Arama

  SON DAKİKA
  ANA SAYFA
  YAZARLAR
  SİYASET
  EKONOMİ
  FİNANS
  DÜNYA
  SPOR
  GÜNCEL
  YAŞAM
  MAGAZİN
  ASTROLOJİ
  TEKNOLOJİ
  HAVA DURUMU
  OMBUDSMAN
  ÇİZERLER

Haber İndeksi Arşiv Haberci Üyelik
Siyaset mutfağı


CHP, Türkiye'nin ihtiyacı olan "ses getirir" muhalefet yapmak istiyorsa, Süleymen Demirel'den "siyaset danışmanı" olarak yararlanmalı. Demirel tarzı "damardan" muhalefetin birkaç örneğini sunayım...
"- AKP iktidarı öncesi, köylü / çiftçi kaç ton buğdayla bir traktör alabiliyordu?
Kaç kilo buğdayla traktörüne bir depo mazot koyabiliyordu?
Ne kadar buğday karşılığı, bir buzdolabı, bir TV alabiliyordu?"
Bu soruları "pancara, tütüne, fındığa" endeksli de sormak gerekir.
Sonra aynı sorular, şimdi, AKP iktidarı döneminin rakamlarıyla karşılaştırılır.
Çıkan rakamlar AKP'nin başarısını, başarısızlığını "tabak" gibi ortaya koyar.

Altın muhalefeti
Demirel muhalefeti, altın hesabıyla da vurur.
"- AKP iktidarı öncesinde, Türkiye'nin iç borcu kaç Cumhuriyet altını kadardı?
Şimdi kaç Cumhuriyet altını?
AKP, iktidarı devraldığında, dış borç kaç ton altın ya da kaç Cumhuriyet altınıyla örtüşüyordu?
Şimdi Türkiye'nin dış borçları kaç dolar arttı ve kaç ton altın ya da kaç Cumhuriyet altını daha borçlandı?
AKP iktidarı öncesi her bebek, kaç Cumhuriyet altını borçla doğuyordu... Şimdi kaç Cumhuriyet altını borçla doğuyor?.." Emekli kesim için de, "çalışılan saatin, satın alma gücü" yansıtılırdı...
Sözgelişi, "Bir kilo et için işçinin ve memurun AKP iktidarı öncesi kaç saat çalışması gerekiyordu... Şimdi kaç saat?"
Bu "çalışma saati" hesabı, ev kirası, gazyağı, elektrik gideri için de çoğaltılır.
Alın teri darasında, yaşam ihtiyaçları - karşılaştırılmalı - tartılır.
.....
Demirel'in böyle, "vurduğu yerden ses getiren" bir dizi halk ölçütü vardır.
Hepsini hesaplar / hesaplatır gündeme taşırdı.

Tek başına muhalefet
Halkın ilgi alanına ve diline indirgenmiş bu hesaplar, masa üstünde kalmazdı.
Demirel'in bir özelliği, - çoğu kez sekreter kullanmadan - telefonla hemen her sabah gazetecileri aramaktı.
Telefona, kim çıkarsa "Merhaba, ben Süleymen Demirel'im" der, istediği kişinin sesini ahizenin karşı tarafında duyar duymaz, kısa bir hal hatır faslından sonra, başlardı yukarıda birkaç örnek verdiğim rakamları sıralamaya... Bunları yorumlamaya.
Araya, nükteler, tarihten anektotlar sıkıştırarak konuşmayı bir dost sohbeti sıcaklığında yoğururdu.

Think - tank olmak
Kendisine yakın ya da uzak olduğuna bakmaksızın gündeme ağırlık koyabilecek bütün gazetecileri arardı.
Sadece, ekonomik veriler değil elbette...
Rejim konuları, iktidar / muhalefet ilişkileri, asker sorunları, demokrasi vs...
Her konuda bir fikir paketini açardı.
Doğru ya da yanlış...
Benimsenir ya da benimsenmez...
Kullanılır ya da kullanılmaz...
Bütün bunların ötesinde, Demirel, "medya fikir mutfağı" gibi günlük servisini aksatmadan yapardı.
Dileyen yer, dileyen yemezdi ama tepside "Demirel'in fikir mutfağında" hazırlanmış dolu tabaklar bulunurdu....
Demirel tek başına bir "siyaset think - tank"ı idi.
En etkin kanaat önderi olabilirdi.
Medyanın ihtiyacı olan servisi bir "siyaset ajansı" gibi verirdi.
Bu durumunu, ana muhalefet partisi genel başkanı, iktidara geldiğinde başbakan olarak, hatta ihtilal dönemlerinde siyaset yasaklısıyken, Hamzakoy'da sürgündeyken bile - aynen - devam ettirirdi.
Sadece telefonla yetinmezdi. Güniz Sokak'taki çalışma salonu saat 23'ten sonra gazeteci ziyaretlerine açıktı.
Cumhurbaşkanlığı yıllarında, telefon trafiği ve Köşk'te gazeteci kabulleri bu denli yaygın yelpaze açılışında değildi fakat seçicilikle etkinliğini, hiç azaltmadan sürdürdü.

CHP bülteni
Elimde bir CHP Ekonomi Bülteni var.
CHP'nin "kayıp" örneklerinden biri...
77. sayısı çıkmış. Ama ilk kez görüyorum.
İçinde tek tük iyi çalışmalar da yer almış ama ses getirecek hiçbir etkinliği yok.
"Bozuk ampul devri" gibi bir slogan yakalamışlar... Ancak sunumu sanki "Aman kimse duymasın" diye konmuş gibi.
Bu broşür, kağıt cinsi, renkli basımıyla sadece matbaaya kazandırır.

g.civaoglu@milliyet.com.tr








Taha AKYOL
Hukuk ve YÖK
AKADEMİK hayatımızda "Kemaller" deyince herke...
Çetin ALTAN
Adın ne? Mualla... Oh ne âlâ, ne âlâ...
GEÇENLERDE Tınaz Titiz, hükümette bulunduğu y...
Melih AŞIK
Operasyon tamam
Geçtiğimiz haftalarca gazete manşetlerinden g...
Fikret BİLA
İskenderun faciası
İskenderun Körfezi'nde dört yıldır bekleyen z...
Hasan CEMAL
Keçi boynuzu gibi
Yavan bir futbol. İki takım da iyi oynamadı. ...
Yılmaz ÇETİNER
Zinayı çomaklayan bir avuç fanatik!
NE emeklilik, ne ilaç, ne SSK sorunları! Heps...
Güneri CIVAOĞLU
Siyaset mutfağı
CHP, Türkiye'nin ihtiyacı olan "ses getirir" ...
Can DÜNDAR
3 suç, 3 suçlu...
Fikret Başkaya bu sabah Ankara'da karar duruş...
Hurşit GÜNEŞ
Geçmişle övünmek yerine gelecek tasarlanmalı
9 Eylül deyince aklımıza İzmir'in kurtuluşu v...
Doğan HEPER
Zinaya ceza ailenin aleyhine
MEDYA, halkın görüş ve isteklerini duyurmaya ...
Sami KOHEN
Zamanı mı?..
DÜNKÜ "Guardian" gazetesi başyazısında şöyle ...
Mehmet Y. YILMAZ
'Nasreddin Hoca' tipi tahsilat!..
Sahipleri tarafından içleri boşaltılarak batm...
Hasan PULUR
Ah şu "VIP" listesi olmasa...
EĞER kendisini tanımasaydık, kim olduğunu bil...
Derya SAZAK
Atık cenneti
İskenderun Limanı'ndaki 'hayalet gemi'nin sul...
Meral TAMER
Mürefte'nin kurbağaları ayık dolaşmaz
Kişi başına yıllık şarap tüketiminde Türkiye ...
Güngör URAS
"TC" veremiyor "AB" versin
Bir İstanbullu, bir Kayserili, bir Diyarbakır...
Serpil YILMAZ
"Ortadoğu'nun Paris'i" nargile sefasında...
Osetya'daki katliamı, Beyrut'ta lanetledik......
M. Ali BİRAND
AKP başına büyük dert alıyor
Kendimi çok zorladım, ancak AKP'nin ZİNA yasa...

© 2004 Milliyet