Sık Kullanılanlara Ekle   Açılış Sayfası Yap   İletişim 11 Eylül 2004 / Cumartesi  
Bugünkü Milliyet Gazetesi      Business      Otomobil      Cumartesi      Pazar      Ege      Vitrin  
   
 » Detaylı Arama

  SON DAKİKA
  ANA SAYFA
  YAZARLAR
  SİYASET
  EKONOMİ
  FİNANS
  DÜNYA
  SPOR
  GÜNCEL
  YAŞAM
  MAGAZİN
  ASTROLOJİ
  TEKNOLOJİ
  HAVA DURUMU
  OMBUDSMAN
  ÇİZERLER
Haber İndeksi Arşiv Haberci Üyelik
Mıllenıals'lerin* peşindeki şirketler

Kadınlar giderek önemli bir güç haline gelmekteyse de, genç erkeklerin satın alma gücü daha fazla. Araştırmalara göre, 'trendsetters', yani eğilimleri yönlendirenler de erkekler. 18 - 34 yaş grubu erkekler, moda, otomotiv, içecek, seyahat, sinema, müzik, elektronik sektörleri için hayati önemde. (*) 'Millennials' olarak tanımlanan 'yeni genç erkek tipi', dinlemekten fazla hoşlanmıyor, daha az mücadeleci, kendisini ve çevresini daha az ciddiye alıyor. Bilgiçlik taslanmasından, pazarlama dünyasının kendisine bir şeyler satabilmek için çeşitli numaralar yapmasından hoşlanmıyor. Şirketler, işte bu yeni erkek tipine ulaşmak için yollar arıyor

MARKALAR - TRENDLER / FATOŞ KARAHASAN

Son yıllara kadar 18 - 34 yaş grubu erkek tüketiciye ulaşmanın en garantili yolunun televizyondaki spor programlarına reklam vermek olduğu kabul ediliyordu. Ekran başında, büyük bir keyifle maç seyreden izleyicilerin, televizyon reklamlarını da aynı ilgiyle izledikleri varsayılıyordu. Oysa, değişen tüketici profiline ulaşmanın ve onlara reklam izletebilmenin çok güçleştiği artık herkesçe kabul edilen bir gerçek durumunda. Dünyanın her yerinde yeni nesil tüketici, kadın veya erkek, benzer bir biçimde, seçim güçlerinin farkındalar ve pazarlama dünyasının işini giderek daha da zorlaştırıyorlar.
Tüm ülkelerde, yeni ürünleri ilk deneyenler gençler. Her ne kadar kadınlar giderek önemli bir güç haline gelmekteyse de, genç erkeklerin satın alma gücü daha fazla. Ayrıca, yaşam biçimleri ve tüketim biçimleri araştırmalarına göre, 'trendsetters' yani eğilimleri yönlendirenler de erkekler. 18 - 34 yaş grubundaki erkekler, moda, otomotiv, içecek, seyahat, sinema, müzik, elektronik sektörleri için hayati önem taşıyor, çünkü bu grubun tercihleri, onlardan genç veya yaşlı bütün gruplar için özendirici nitelik taşıyor.

İlgilerini çekmek çok zor
Yeni genç erkek tipi 'Millennials' olarak tanımlanıyor. 18 - 34 yaş grubundaki, 2000'li yılların erkeklerini anlamak ve onlara ulaşmak için araştırmalar yürütülüyor ve erişebilmek için çeşitli yöntemler deneniyor.
Televizyonlu ve bilgisayarlı bir dünyada büyüyen, pazarlama dünyasının neredeyse tüm yöntemlerini bilen, medya sayesinde dünyada olup bitenden haberdar, görmüş geçirmiş bu yeni gruba ulaşmak aslında hiç de kolay değil. Çünkü, 'millennials'ın ciddi bir dikkat sorunu var. Dinlemekten fazla hoşlanmıyorlar, aynı anda birden fazla işle ilgilenmeyi seviyorlar ve onların ilgisini çekebilmek gerçekten zor.
18 - 34 yaş grubu erkeklerin konsantrasyonlarının düşüklüğü aslında bir tür yaşam mücadelesi, ayakta kalabilmek için geçirilen bir evrim olarak da görülebilir. Mesaj bombardımanı altındaki beyinlerin dış dünyaya dönem dönem kapanması aslında bir savunma mekanizması niteliğinde. Herkesi ve her şeyi dinlemelesine imkân olmayan bir algılama sistemi, çözüm olarak kendisine gelen aşırı bilgiden kaçmayı tercih ediyor.

Bilgiçlik ve numara istemiyorlar
2000'li yılların genç erkek prototipi, geçmiştekilere göre daha az mücadeleci, daha olumlu. Kendisini ve çevresini daha az ciddiye alıyor, eğlenmeyi ve neşelenmeyi çok seviyor. Dünyayı kendi filtrelerinden geçirerek algıladığı için, ona ulaşabilmek ve beyninde bir yer edinebilmek gerçekten çok zor.
En fazla rahatsız olduğu tavır kendisine bilgiçlik taslanması. Bu yüzden, eğitim, yönetim sistemlerinin esnek olmasını talep ediyor, kibirli, pozcu, üstünlük taslayan insanlardan ve kurumlardan hoşlanmıyor. Aynı şekilde, pazarlama dünyasının kendisini ciddiye almasını ve ona bir şeyler satabilmek için çeşitli numaralar yapmasını istemiyor. En önemlisi pazarlamacıların kendisini cahil ve aptal bir tüketici olarak görmesine izin vermiyor.
Ekonominin lokomotifi durumundaki bu tüketici tipine ulaşabilmenin yolu her şeyden önce ona saygı duymak. Dikkatini çekebilmek için onun olduğu yerde olmak, dünyasını tanımak ve kendi diliyle konuşabilecek yeni bir iletişim formatı ve en önemlisi yepyeni bir mecra planlama yaklaşımı geliştirmek gerekiyor.

Dünyaya net'ten bağlanıyorlar
Chicago Tribune tarafından dünyanın en iyi dergisi olarak kabul edilen Wired'da çıkan bir inceleme yazısının da gayet iyi ortaya koyduğu gibi, 18 - 34 erkek yaş grubu, giderek zamanının daha büyük bir bölümünü internet ortamında geçiriyor. Oyun oynamak, çeşitli sitelerden müzik, film izlemek, porno görüntüler indirmek, arkadaş bulmak, sohbet etmek, açık artırma sitelerinde alışveriş yapmak ve iş aramak için bilgisayarı başında dünyaya bağlanıyor.
Zamanının büyük bir bölümünü sanal ortamda geçirdiği için, daha az televizyon izliyor. Ayrıca, dijital yayın yapan kablo sistemlerinde kullanılan Tivo türü aygıtlarla kendi programını yapma, dilediği filmi dilediği saattte izleyebilme ve reklamların tümünden kaçabilme olanağına da sahip oluyor.
ABD ve Avrupa'daki TV kuruluşları, reklamlardan kaçmayı başarabilecek bu yeni kitle karşısında alarma geçmiş durumda. Wired'da yayınlanan TNS Media Intelligence / CMR tarafından yapılan bir araştırmanın sonuçlarına göre, 18 - 34 yaş grubu erkekler arasında 2000 - 2004 yılları arasında televizyon kanallarını izleme oranları düşerken, kablo ve uydu yayınları izleme ve internet kullanma oranları artış göstermiş. Buna bağlı olarak internet ve kablo TV reklam yatırımlarında da büyük bir patlama gerçekleşmiş.
Nielsen Media'nın sonuçlarına göre 2003 yılında Kuzey Amerika'da genç erkek tüketici grubunun televizyondaki prime - time izleme oranı yüzde 12'lik bir düşüş göstermiş. Dünyanın en büyük markası olan Coca - Cola'nın 2003 yılında televizyon kanallarında yaptığı reklam harcamalarını yüzde 10 oranında azaltması da bu eğilimin en büyük göstergelerinden birisi.
Wired'da yer alan, Procter & Gamble'ın Global Pazarlama Direktörünün geçen kış bir toplantıda "30 saniyelik televizyon reklam filminden öte yapacak başka şeyler olmalı ve var da" cümleleri, GM Kuzey Amerika'nın "Geçmişte tek cevap televizyondu, ancak bu da geride kaldı" şeklindeki yorumları, bu gidişin büyük şirketlerce anlaşıldığı ve yeni dinamikler için ciddi bir biçimde çalışılmakta olduğunu ortaya koyuyor.

Türk Millennial'ler farklı değil
Yeni erkek tüketici tipine ulaşabilmenin yollarını arayan reklamverenler öncelikle internette dikkat çekici çözümler peşindeler. Son dönemin gözdesi, filmlere ve bilgisayar oyunlarına ürün yerleştirme yöntemi ile farklılaşmak zor. Örneğin, geçen yıl Matrix Revolutions filminin sinemalardaki gösteriminde, Nissan sinemalara gruplar yerleştirmiş. Tiyatro oyuncusu olan bu kişiler, Nissan Altima reklamı perdede göründüğünde ayağa kalkarak reklamın sözlerini yüksek sesle koro olarak okuyarak dikkat çekmişlerdi.
Küresel yapıda, Türkiye'deki 'Millennial' grubun, Amerika'dakilerden çok da farklı olmadığını söylemek mümkün. Özellikle yirmili yaşlardaki erkek tüketiciye ulaşmak için yaratıcı formüller gerekiyor. Sınırların daha da azaldığı bir dünya için her şeyin yeniden tanımlanması gerekiyor.

Hindistan'a kilise ayini siparişleri yağıyor

Hindistan milyarlık nüfusu, İngilizce bilen ve bilişim alanında deneyimli genç nüfusuyla geleceğin en önemli merkezleri arasında görünüyor. Batı'da artan işçi ücretleri, sendikaların talepleri ve diğer maliyetler yüzünden, mümkün olduğunca yatırımlarını Asya'ya taşımayı tercih eden şirketler için Hindistan ideal bir ülke durumunda.
İnternet ve telekomünikasyon alanlarında bir süredir, gelişmiş ülkelere insan gücü ihraç eden Hindistan, pek çok Batılı şirketin IT ihtiyaçlarını telefon ve CRM hizmetlerinin altyapısını sağlıyor. Ayrıca, çeşitli illerdeki merkezleri aracılığıyla pek çok Avrupalı ve Amerikalı kuruluşun müşteri hizmetlerinin tüm operasyonunu yürütüyor.
Son dönemdeki 'outsourcing', dışarıdan destek hizmet projelerinin en ilginciyse, Hindistan'daki kiliselerin dua ve ayin siparişi alması. Internet aracılığıyla mesaj gönderenler, 20 - 50 dolar arasında değişen bir ücret karşılığında, Hindistan'daki Katolik kiliselerde kendileri için dua okutabiliyorlar.
Hintliler için bir ayin ısmarlamanın bedeli yaklaşık bir dolar civarında olduğu için, bu yeni iş kolu önemli bir gelir kaynağı durumunda. İtalya'nın önde gelen gazetelerinden La Repubblica'da yayınlanan habere göre, dünyanın her yerinden Hint kiliselerine binlerce sipariş geliyor. Dua talepleri içinde en ilginç olanlarıysa, ünlü kişiler için yollananlar. Örneğin, bir fanatik taraftarı evliliğindeki sorunları aşabilmesi için ünlü futbolcu David Beckham'a Hindistan'da ayin ısmarlamış. Formula1'in kahramanı Michael Schumacher içinse Avustralya'dan bir hayranı kazandığı büyük ödül sonrasında bir şükran ayini siparişi vermiş.

Michael Moore'la birlikte belgesel yeniden gözde oldu
Michael Moore'un Fahrenheit 9/11 isimli filminin elde ettiği büyük başarı, uzun yıllardır sanal senaryolara yatırım yapan sinema endüstrisi için bir taze kan oldu. Oliver Stone'un 2002 yılında çektiği Comandante ve Fernando Solanas'ın Arjantin'deki diktatörlük dönemini ve sonrasında Menem'in başkanlığını ele alan çalışmasından sonra, önümüzdeki günlerde ABD'de gösterime girecek olan 'The hunting of the president' (Başkan'ın Avlanması) isimli film, bu yeni trendin göstergeleri.
Kablolu yayınlardaki belgesel filmlerin, sinemadaki yapımların tekdüze, gerçeklikten uzak, sıradan kurguları karşısında çok daha dramatik olduğunu ve gerçek dünyadaki öykülerin insanlar için çok daha fazla etkileyici bir özellik taşıdığını gören irili ufaklı çeşitli yapımcıların önümüzdeki dönemde yeni projelere imza atması beklenebilir.

BUSINESS
 Billur tuz olup akmış, pazarın yüzde 75'ini kapmış
 Editörden
 Türkiye'nin en politik restoranı
 'Emekli uçucu' helikopter satıyor
 Sadrazam konaklarında turist ağırlayacak
 Sistema, 'Adanalı mobilya' markasına yatırım yapıyor
 Mıllenıals'lerin* peşindeki şirketler
 Bin değirmen kapanacak, 1 milyar dolar çöpe gidecek
 BDDK Başkanı Tevfik Bilgin bayrak mı açtı?
 Naylon fatura yüzsüzleri de açıklansın
 Futbolda 2003'ün dünya şampiyonu
 Kriminal laboratuvardan 'aldatma analizi' istiyorlar
 Henkel'den emekli oluyor danışmanlık şirketi kuruyor
 'Vücutlar da alınıp satılabilir fuhuş yasadışı sayılmamalı'
 'Turks' ne demek?
 Annelerinin adını yaşatmak için şirket kurdular
 'Trendi kızlar'ın markası Türkiye'de atağa geçiyor





© 2004 Milliyet