|
 |
|
|
Çocuklar okusun
İzlenim / Kutlu Aktaş
Çocuklar Duymasın" dizisi, isminin tam aksine her şeyi çocukların duymasına yardımcı oldu.
Dizinin anne ve babası, "çocuklar duymasın" diye yola çıktılar ama yarı yolda kaldılar ve yaptıklarını belki de herkesten önce çocuklar duydular. Olaylar sahife sahife dopdolu, medyamızda yer aldı.
Kıbrıs'ın Rum mezaliminden kurtulması için çok çaba sarf edildi, çok Türk'ün kanı aktı. Ama unutuverdik.
Kıbrıs Türk kesiminde görevli bir komutanımız anlatmıştı.
Halka hızla duyurulması gereken bilgileri iletmek için uygun bir metod bulmuşlar, aksamadan çalışmış. Diline sahip olamayan birkaç kişi saptamışlar. Halka hızla iletilmesi gereken bilgileri önce bunlara anlatıp, sıkı sıkıya da tembih ediyorlarmış.
"Bu bilgiler çok gizlidir, sakın ha kimseye anlatmayın" diyerek adamları salıveriyorlarmış. Sonuç istedikleri gibi, aradan yarım saat bile geçmeden öğrendiklerini bütün Kıbrıs Türk kesimine yayıyorlarmış.
* * *
İki gün sonra ilk ve orta öğretim kurumları yeni öğrenim yılına başlıyor. Düşüncemi çok açık olarak size sunayım. Bazı yerel yöneticilerin kişisel çabalarıyla meydana getirilen tesisler dışında milli eğitimimizde hiçbir gelişme yok.
Ülkemize karşı samimi olduğundan kuşkulandığım, hislerim böyle söylüyor, AB'nin Genişlemeden Sorumlu Komiseri Verheugen'in Diyarbakır ziyaretinde, okulların açılmasına iki gün kala Tuzla köylülerinin okul ihtiyaçlarından bahsetmeleri ne kadar ilginçtir.
Son AKP hükümeti döneminde Allah aşkına yanıt veriniz, eğitim alanında ne gibi iyileştirmeler yapıldı?
Cevap olumsuz biliyorum.
Binlerce üniversite mezunu iş, binlerce lise mezunu üniversite kapısı bekliyor.
Özel eğitime muhtaç binlerce çocuğumuz sırada. Birçok özürlü, 7 - 8 yaşlarındaki çocuğumuz, sakalı, bıyığı çıkmış ağabeyleri ile aynı sıraları paylaşıyor.
Dersliklerindeki öğrenci sayısında düşme yok. 50 - 60 öğrencili sınıflar ortalamayı teşkil ediyor.
Veli çareyi özel öğretmen tutmakta veya dershanelere göndermekte arıyor. Birçok okulda daha henüz öğretmen atamaları yapılıyor. Buna rağmen birçok okulda öğretmen sıkıntısı var.
Çocukluğum 2. Dünya Savaşı sonrası yokluk yıllarına rastladığı için iyi biliyorum. 4 çocuklu memur babam okulların açılmasına günler kaldığında sıkıntıya düşer, annemin ve babamın elbiseleri bizlere uyarlanır, asgari ders malzemesi alınır, kitaplar ileri sınıflara geçen öğrencilerden ucuz fiyatla sağlanarak bizim okula başlamamızla ilgili sorunlar giderilirdi.
Bugün de birçok dar gelirli ailenin aynı durumda olduğunu sağır sultan duydu.
Önlem alınmıyor.
Öneriyorum:
Ülkemizde binlerce vakıf var. Her vakıf on öğrenciye, her dernek de iki öğrenciye öğrenim bursu verse onbinlerce öğrenci okuma olanağına kavuşacak. Tabii yukarda yazmayı atladığım, ülkemizin ihtiyacı olan ara ve teknik elemana yönelik eğitim ve öğrenim görenlere öncelik tanıyarak ve araya aracı, torpil, nufuz suiistimalleri sokmayarak bu iş yapılmalı.
İş kolay, iktidarın yasayı hızla çıkarma gücü var.
Yasa çıkarılmalı, Bakanlar Kurulu'nca saptanacak burs miktarı bloke edilmeli ve gerçek ihtiyaç sahiplerine hiçbir karşılık beklemeden verilmeli.
Daha fazla öğrenciye burs sağlayanlar bu işlevlerine devam etsinler. o ayrı bir konu.
Hadi, "Çocuklar Duymasın" ama izin veriniz "Çocuklar okuyup adam olsunlar"
Başarılı bir eğitim ve öğrenim yılını bekliyoruz.
Geleceğimiz orada!
ege@milliyet.com.tr
|
|
|

|