|
 |
|
|
Farkedilmeyi hakediyorlar
Görüş / Bülent Buda
Deklanşöre basıp, anı saptayanlar... Günün uzun bölümünde haber kovalayıp, haber toplayanlar. Diplomalarını bir kenara koyup, yaşamın tozlu, topraklı yollarına adım atanlar. Bir amaç, ideal uğruna, doymak için değil, gelişmek, saygın olmak, eğilip bükülmeden dik kalmak için üç otuz paraya aldırmadan başlayan, uzun erimli bir yolculuk... Çöp bidonlarını didik didik eden yoksul çocuklar gibi spor sayfalarının malzeme toplayıcıları. Zamanla yarışarak, lütfen bir kaç sözcük, bir kaç fotoğraf karesi uğruna nelere katlandıklarını salt onlar biliyor, onlar yaşıyor. Gün gelir, yasaklarla savaşırlar.
Gün gelir, besleme bıçkınların darbelerini taşırlar. Örselenerek, aşağılanarak, düş kırıklıklarıyla kucak kucağa olgunlaşırlar.
Elbette öyle ucuzundan, emeksiz elde edilen bir şey değil olgunlaşmak. En azından ait oldukları dünyada korunabilseler, güvenceleri olabilse, sığınabilecekleri limanları bulabilseler, kimilerinin iki dudağı arasına gizlenmiş sözcüklerle med - cezire dönüşmese yaşamları.
Deklanşöre basarken kredi kartı borcunu düşünen, haber toplarken biriken ev kiralarının burgacında, maçı izlerken sevdiğine alamadığı küçük bir armağanın sıkıntısında geleceği şekillendirenler.
Uzaktan izleyene heyecanlı, keyifli, doyurucu gelir yaşamları. Heyecanlıdır, keyiflidir de çoğu zaman ama, ne denli doyurucu olduğunu onlara sormalı.
Spor muhabirleri, fotoğrafçıları
Maç biter, sonuç ne olursa olsun, "Gelecek maça bakacağız" klasiğiyle neşelenir uzatılan mikrofonlar. Futbolcu duşunu alır, malzemeci ıslanmış formaları toplar. Taraftar dağılır, gelecek hafta beklentileriyle. Onların yaşamı, maçın bitişi ile yeniden başlar sanki. Mutfağa yetiştirilecek malzeme yarışı başlar bu kez çok şeyin ardından.
O çabaların niteliğini, tanık olmadan kavrayamaz çoğu insan. Bugün onları yazdım. Spor muhabirleri, fotoğrafçıları, kameremanları... Öyle istedi esin perileri. Kendilerinin yazamadıkları, fotoğraflayamadıkları, anlaşılmayı, fark edilmeyi herkes kadar hakettikleri için. Akın Alıcı'nın sözcük demetini onlar için seçtim. Birlikte, paylaşalım diye.
"Bir ara durup ardıma baktım, o an zamanın gerisinde kaldım. Sonra da uzaklara çevirdim başımı, bu kez de zamanı sollayıp arkamda bıraktım.
Ardından durumu kavradım, sokuldum yanına, yaşantımı sürdürdüm onunla kol kola. İnsan bazen bir kaç adım geriler ki, hızlanıp güç kazanabilsin, bazen de gözünü ufuklara diker, böylece geleceği planlayabilsin. Burada da ölçülü olmak önemli, zamanla adeta dansetmesini bilmeli..."
Bir de birbirimizin ayaklarına basmadan dansedebilsek!...
egespor@milliyet.com.tr
|
|
|

|