Sık Kullanılanlara Ekle   Açılış Sayfası Yap   İletişim 11 Eylül 2004 / Cumartesi  
Bugünkü Milliyet Gazetesi      Business      Otomobil      Cumartesi      Pazar      Ege      Vitrin  
   
 » Detaylı Arama

  SON DAKİKA
  ANA SAYFA
  YAZARLAR
  SİYASET
  EKONOMİ
  FİNANS
  DÜNYA
  SPOR
  GÜNCEL
  YAŞAM
  MAGAZİN
  ASTROLOJİ
  TEKNOLOJİ
  HAVA DURUMU
  OMBUDSMAN
  ÇİZERLER
Haber İndeksi Arşiv Haberci Üyelik
Moris Bencuya'nın etkileyen sözleri

Satır Arası / Deniz Sipahi

AB'nin Genişlemeden Sorumlu Üyesi Günter Verheugen'in İzmir ziyaretinde çok ilginç anlar yaşandı. Ege Sanayicileri ve İşadamları Derneği'nin Hilton'da verdiği yemek Verheugen'in isteğiyle sınırlı sayıda katılımcıyla yapıldı.
Yemekte derneğin Yönetim Kurulu ve Yüksek İstişare Konseyi üyeleri ile eski başkanları dışında Yaşar Holding'ten Feyhan Kalpaklıoğlu, Vestel'den Ömer Yüngül, Hugo Boss'tan Sezai Kaya, Çimentaş'tan Walter Montevecchi de bulunuyordu.
Önce Günter Verheugen konuştu, ardından yemeğe katılanlar...
Verheugen'in "Avrupa Birliği süreci en çok bu bölgeye yarayacak" sözü üzerine ESİAD Başkanı Mehmet Ali Kasalı çarpıcı rakamlar verdi.
İzmir'in giderek bir teknoloji üssü haline geldiğini; aslında en önemli potansiyelin de insan kaynağı olduğunu söyledi.
Kalpaklıoğlu, Yüngül, Kaya özel sektörün bakış açısını ortaya koyan konuşmalar yaptılar, örnekler verdiler.

* * *

Bütün bu konuşmaların sonunda bir kişi daha söz aldı.
Bu kişi hem ESİAD'ın Yönetim Kurulu Üyesi, hem de Musevi cemaatinin İzmir'deki sözcüsüydü.
AB'nin Genişlemeden Sorumlu Üyesi Günter Verheugen'i çok etkileyen Moris Bencuya'nın yorumunun özeti şuydu:
"Zatı alinize bir konuşma yapmam istendiğinde bunu bir şeref addederek kabullendim. 1375 senesinde İspanya'dan Türkiye'ye Barselona'dan göç eden bir ailenin çocuğuyum.
Bir başka deyişle Manisa'ya engizisyondan evvel yerleşmiştik.
100 yıl sonra engizisyon nedeniyle Osmanlı İmparatorluğu'nun hoşgörüsüne sığınarak büyük bir göç yaşandı.
Bu süreç içerisinde Museviler sayıca Ege Bölgesi'nde yoğunlaştılar. 1900'lü yıllarda Çanakkale'den Bodrum'a kadar olan bölgede 80 bin civarında Musevi yaşardı.
O günlerde Türkiye'nin toplam nüfusu 15 milyon kadardı.
Bugün İzmir'de yedi sinagog, bir hastane ve mezarlıkları ile tam teşekküllü bir Musevi toplumu yaşamaktadır.
Hahamlarımız mevcuttur.
Aynı zamanda İzmir'de yedi rahip önderliğinde yedi Latin Katolik kilisesi, bir Anglikan kilisesi bulunmaktadır. Ayrıca Papa tarafından tayin edilen Arşövek Giuseppe Bernardini görevini sürdürmektedir.
Devlet, İzmir'in en eski sinagogu olan Hevra Sinagogu'nu Türk Musevi Müzesi'ne dönüştürmek için olumlu girişimlerde bulundu.
Kültür Bakanlığı bu konuda ihaleler açmış, neticelendirmiştir. Temennimiz yakın bir zamanda inşaatına başlanmasıdır. Dilerim diğer ziyaretinizde zatı alinizi gezdirme şansım olur.
Bu güzel ülkenin güzel insanları arasında doğup büyüdük.
Din, ırk, mezhep ayrılığı olmadan aynı havayı, aynı güneşi aynı kültürü paylaşarak bu güzel mozaiğin meydana getirdiği bir ülkenin mutlu insanlarıyız.
Avrupa kültürleriyle bütünleşmiş gibiyiz. Turistik seyahatlerimiz İtalya, Almanya, Fransa ve İspanya gibi ülkeleredir. Ticaretimiz Almanya, İtalya, Çek Cumhuriyeti, Romanya gibi devletleredir.
İzmir kozmopolit bir şehirdir. Halkının büyük bir çoğunluğu Almanca, Fransızca, İtalyanca, İspanyolca dillerini konuşabilir. Genç nesillere farklı kültürlerin eğitimini sunan bir şehirde bulunuyorsunuz.
Tek temennimiz bir sonraki ziyaretinizde sizleri birer Avrupalı olarak karşılamamızdır."

* * *

Türkiye'yi bu kadar güzel anlatan başka sözcükler olabilir mi?
Aslında İzmir'deki bu zenginlik Kars'ta da var, Trabzon'da da, Diyarbakır'da da...
Yüzyıllardır birbiriyle birlikte yaşamaya alışmış, kız alıp vermiş, ortak işler kurmuş ve bu ülkenin gelişmesi ve büyümesi için ortak çaba içerisinde olmuş yetmiş milyon çoktan Avrupa Birliği'ni hak ediyor.
Günter Verheugen bu sözler üzerine çok fazla konuşamamış.
Dün de belirttiğim gibi...
Yemeği şu sözlerle bitirmiş.
"İzmir'e daha önce gelmeliydim. Söz veriyorum tekrar geleceğim. Yüzyıllardır birlikte yaşayan farklı kökenlerden gelen insanlar bu ülkeyi gerçekten seviyorlar ve geleceğini birlikte planlıyorlar..."
Teşekkürler ESİAD...
Teşekkürler Moris Bencuya...

HÜKÜMETE ELEŞTİRİ YAĞIYOR

Zinada zamanlama çok yanlış
AKP hükümeti diğerlerinden farklı mı? Bence değil... Türkiye, tarihinin belki de en kritik süreçlerinden birini yaşıyor; Avrupa Birliği ilerleme raporuyla ilgili son rötuşları yaparken hiç gündemde olmayan zina tartışmalarıyla bu olumlu süreci neredeyse tersine çevirmek üzereyiz.
Avrupa Parlamentosu Dışişleri Komisyonu Başkanı Alman Elmar Brok, "AB Komisyonu'nun, zinayı suç sayan Türkiye için müzakerelerin başlatılmasını tavsiye etmesi beklenemez" diyor.
AB'nin Genişlemeden Sorumlu Üyesi Günter Verheugen, konuyla ilgili sorulara "Şaka mı yapıyorsunuz?" diye cevap veriyor.
Avrupa basınının önde gelen gazeteleri, televizyonları, Avrupa'da Türkiye'nin üyeliği konusunda tartışmalar sürerken "Türkiye Başbakanı Recep Tayyip Erdoğan'ın zinayı yasadışı ilan etme girişiminin zamanlaması daha kötü olamazdı" diye yorumlar yapılıyor.
Ama hükümet oy, sandık kaygısını aşamıyor; Türk siyasetinin o kompleksli yapısından bir türlü kurtulamıyoruz.
AKP'nin taktiği belli...
Meclis'ten yasayı geçirecek, Cumhurbaşkanlığı'ndan veto gelince çıkıp halka diyecekler ki...
"Biz seçimlerde verdiğimiz sözleri yerine getiriyoruz. Ama Köşk'e takılıyoruz."
AKP hükümeti diğerlerinden farklı mı?
Değil...
Olamaz...
Gelecekle uğraşacağına geçmişle uğraşan, söyledikleriyle yaptıkları farklı olan, birey özgürlüğünü kısıtlayan bir siyaset anlayışı farklı olduğunu iddia edebilir mi?

dsipahi@milliyet.com.tr




EGE
Çocuklar okusun
Fransız adı, İtalyan tadı
Bize bu yakışır
Farkedilmeyi hakediyorlar
Moris Bencuya'nın etkileyen sözleri
Şüpheli, sanık hükümlü...





Ege Ana Sayfa
Ekonomi
Spor
Rehber


Kutlu Aktaş
Güneş Aynacı
Çağlayan Bilgen
Bülent Buda
Deniz Sipahi
Süha Tanrıöver

© 2004 Milliyet