Sık Kullanılanlara Ekle   Açılış Sayfası Yap   İletişim 11 Eylül 2004 / Cumartesi  
Bugünkü Milliyet Gazetesi      Business      Otomobil      Cumartesi      Pazar      Ege      Vitrin  
   
 » Detaylı Arama

  SON DAKİKA
  ANA SAYFA
  YAZARLAR
  SİYASET
  EKONOMİ
  FİNANS
  DÜNYA
  SPOR
  GÜNCEL
  YAŞAM
  MAGAZİN
  ASTROLOJİ
  TEKNOLOJİ
  HAVA DURUMU
  OMBUDSMAN
  ÇİZERLER
Haber İndeksi Arşiv Haberci Üyelik
"Demokratik" şaraplar

Kalecik Karası halka iniyor... Doluca'nın yeni çıkardığı DLC serisi, Kalecik Karası, Öküzgözü, Cabernet Sauvignon gibi üzümlerin şaraplarını erişilebilir fiyatlarla herkese tattırmayı hedefliyor

şişedeki balık / MEHMET YALÇIN


Ne günlerdi... Hiç unutmuyorum, bir arkadaşım Ankara'ya giderken geceyarısı sigara almak için durduğu benzinliğin marketinde Kalecik Karası şarabı görüp heyecanlanmış, gecenin o vaktinde yarım şişe ucuz viskiyi çekip kafayı tütsüleyen marketçi, bugünün fiyatıyla
50 dolar gibi bir para istemişti. Arkadaşım bu kazık girişimi karşısında bozulup itiraz edince de, marketçi şu lafı patlatmıştı:
"Sen ne diyorsun beyim... Bu şarabın bağında her asmanın başında bir bekçi duruyor! Ben fiyatını az bile söyledim..."
Şarap dünyamız Kalecik Karası'nın ilk çıktığı 90'ların başında demirperde ülkelerini andırıyordu. Sovyet Rusya'da bir paket margarin için nasıl kuyruğa giriliyorsa, bizde de Kavaklıdere'den bir şişe Kalecik Karası almak için yazışmalar yapılıyor, Ankara'dan onay gelirse şişe İstanbul'a sevkediliyordu.
Şimdi ise demokrasi zamanı... Zira üretim arttı, rekabet hızlandı. Kalecik bağlarla doldu, sağolsun bazı küçük üreticilerimiz içinde Kalecik Karası üzümü olmayan Kalecik Karaları üretmeyi bile başardılar. Eskiden yanına yanaşılmayan Cabernet Sauvignon'lu şaraplar dahi 7 milyon lira gibi fiyatlarda satılmaya başlandı. Piyasanın "görünmez el"i şarap piyasasını da düzenliyor bir süredir.
Kavaklıdere'nin pahalı ve bulunması zor Kalecik Karası'nın ardından daha uygun fiyatlı "genç" Kalecik Karası Ancyra'yı çıkarmasından kısa bir süre sonra, Doluca da ilk Kalecik Karası şarabına imzasını attı. "DLC" adlı yeni serisinde, bu şarabın yanı sıra Sultaniye-Emir, Öküzgözü, Cabernet Sauvignon-Merlot şaraplarını da piyasaya sürdü. Hem de 15 milyon lira civarında fiyatlarla...
Bir süredir Sarafin, Karma gibi üst düzey şaraplara odaklanmış durumdaki Doluca, bu seriyle "orta fiyat" kategorisine de farklı bir ürün grubuyla hitap etmeyi amaçlamış. Nitekim firmanın sahibi -ve baş önoloğu- Ahmet Kutman, "Şarapların satışında süpermarket zincirlerine ağırlık vereceğiz. Amaç mümkün olduğunca geniş kesimlere bu kaliteli üzümlerin şaraplarını tattırmak. Zira ortada birçok üzüm isimli şarap var ama maalesef bunların önemli bölümü o üzümlerin karakterini tam yansıtmıyor. Halbuki bir Kalecik Karası'nın, bir Öküzgözü'nün kendine özgü farklı tatlarının halk tarafından bilinmesi, farklı üzümlerin şaraplarına farklı anlarda ve sofralarda yer verilmesi, şarabı sevdirecek, şarapçılığı geliştirecek" diyor.
Serinin tek beyazı, Ege'nin Sultaniye ve Kapadokya'nın Emir üzümlerinden yapılma. Şeffaf şişesinde çekici duran, 2003 rekoltesi olmasına rağmen bekletilmeyip bir-iki yıl içinde tüketilmesi gereken bu şarap, soğutulmaya uygun, hafif ve körpe...
Kırmızılardaki en büyük sürpriz, Doluca'nın ilk kez işlediği Kalecik Karası. Kutman, "Üzümler Ankara-Gölbaşı'ndaki yüksek rakımlı kendi bağımızdan ve Kalecik ilçesinin bağlarından. İçine başka hiçbir üzüm girmedi, Kalecik Karası'nın hafifliği ve zarifliği ortaya çıktı" diyor. Öküzgözü Elazığ'dan gelen üzümlerle yapılmış, ikinci kez kullanılan Fransız meşe fıçılarında dört ay bekletilmiş. Tekirdağ bağlarının Cabernet-Merlot'su ise serinin en güçlü şarabı, altı ay fıçıda tutulmuş.
Türk şarapçılığı, önce Yakut'tan da ucuz Angora'nın başarısı, Pamukkale'nin çok uygun fiyatlı ama kaliteli "Trio" serisi ve son olarak DLC ile, "kabul edilebilir kalitede-uygun fiyatta" şaraplara ağırlık vermeye başladığını gösteriyor. Olduğundan fazla gösterilip "cila çekilen" ve az üretimli şaraplardan çok, günlük içilecek kitlesel şaraplar üretilmeye ağırlık veriliyor. Gelir ortalaması düşük, günlük hayatında da şarabın yer tutmadığı bir topluma şarabı sevdirmek için doğrusu da bu...

Yeni şarapların tadı

Tatlarına gelince... Sultaniye-Emir ferahlatıcı, diri asiditeli. Kalecik Karası zarif, narin, ince. Ahududu ve kirazı çağrıştıran tatlarıyla Beaujolais Village şaraplarını andırıyor. Serin de içilmeye uygun. Öküzgözü meyvemsi ve hafif baharlı, canlı ve çok rahat içimli. Cabernet-Merlot ise serinin en kompleks şarabı, gövde ve tanen diğer kırmızılardan önde. Bu da baharlı, hafif vanilyamsı, içimi kadifemsi bir kırmızı.


PAZAR
"Evde rüküşlük muskası gibiyim"
Osman Hamdi piyasada bir numara mı?
"Evde kitabın çatışmasını yaşadık"
"Türklerin davranışları Almanların da önyargıları ile dalga geçiyoruz"
British Council beş yıldızlı otele taşındı
"Demokratik" şaraplar
Tek seansta diş güzelliği
Halsizliğin nedeni demir eksikliği olabilir
Bir mayınla dağılan iki hayat
Cevizin kilosu elli kuruş
Kahkaha dolu bir haftaya hazır mısınız?
Kişiye özel onarım
Suçüstü mü suç altı mı?
Saralı tatlısı muhteşem
Katerina ile Baltacı'dan ne haber?
- Bu ders neye yarıyor? - Hiiiiç!
Aruz meğer sadece kalıp değilmiş





Ahmet Turhan Altıner
Ali Rıza Kardüz
İlber Ortaylı
Tuba Akyol
Ülkü Tamer

© 2004 Milliyet