Sık Kullanılanlara Ekle   Açılış Sayfası Yap   İletişim 11 Eylül 2004 / Cumartesi  
Bugünkü Milliyet Gazetesi      Business      Otomobil      Cumartesi      Pazar      Ege      Vitrin  
   
 » Detaylı Arama

  SON DAKİKA
  ANA SAYFA
  YAZARLAR
  SİYASET
  EKONOMİ
  FİNANS
  DÜNYA
  SPOR
  GÜNCEL
  YAŞAM
  MAGAZİN
  ASTROLOJİ
  TEKNOLOJİ
  HAVA DURUMU
  OMBUDSMAN
  ÇİZERLER

Haber İndeksi Arşiv Haberci Üyelik
AB'ye mayın


Zina tartışmasında "bin akıllının çıkaramayacağı bir taşı atanı" aradım. Yeni TCK tasarısında hiç olmayan, "zinaya hapis cezası" için durup dururken nereden çıktı bu önerge?
AB'den tarih almanın kritik eşiğine böyle bir patlayıcıyı kim ve neden koymak istiyor? Bu önergeyi veren milletvekili kim?

Ben öyle biri miyim?
İlk aldığım isim AKP Kastamonu Milletvekili Hakkı Köylü. Konuştuk. Yukarıdaki soruları sıraladım. Türkiye'nin AB'ye girişini son anda çelmelemek gibi ağır bir suçlanma olasılığından tedirgindi.
"Bende öyle bir adam hali var mı hiç?" diye göğüsledi.
"Aslında bu konuda yorum yapmamak kararı aldım" dedi ve olayı - yorumsuz - anlattı. "Hükümetten gelen tasarıda, zinaya ceza maddesi yoktu. Tasarı önce alt komisyonda görüşüldü. Ben alt komisyon başkanıyım. Orada da böyle bir öneri gelmedi. Kabul edilen tasarı metninde, zinaya hapis cezası maddesi yoktu. Sonra, o tasarı metni, komisyonda görüşüldü, oylandı. Kabul edilen tasarıda da zinaya hapis için bir kelime bile yoktu.
Bir süre geçti... Bize Başbakan dahil, yukarıdan, - zinaya hapis öngören bir önerge hazırlamamız - isteği geldi.
Tasarı genel kurulda konuşulurken, metne bu önergedeki - ceza - maddesinin eklenmesi düşünülüyor.
Biz de bu önergeyi hazırlıyoruz."
İşte bu...

Soğuk yemek
Ancak, bu da yeterli değildi.
Bir başka parmak izi daha var.
AKP Konya Milletvekili Ahmet Büyükakkaşlar'ın da "zinaya hapis cezası" öngören önergeyi verdiği söyleniyordu.
Araştırdım. Doğru... Ama...
Büyükakkaşlar bu önergeyi 3 Ekim 2003'te vermiş. Yani, bir yıldan daha önce.
O zaman bu TCK'da AB ile uyum yasa tasarısı hazırlanmış değil ki!
Eğer Büyükakkaşlar'ın önergesi bu denli gerçekçi idiyse neden tasarı hazırlanırken tek kelimeyle bile metinde yer almadı? Büyükakkaşlar'ın önergesi çoktan soğumuş bir yemek. Neden Alt Komisyon Başkanı AKP Kastamonu Milletvekili Hakkı Köylü'den de "zinaya ceza" için ayrıca bir önerge hazırlanması istenmiş? Büyükakkaşlar'ın önergesinde, zina yapan kadın ve erkeğe 6 aydan 3 yıla kadar hapis öngörülüyor. Nikahlı oldukları halde ayrı yaşıyorlarsa ceza 3 aydan 1 yıla kadar indiriliyor. Suç, sadece karı ya da kocanın şikayetiyle gerçekleşmiş sayılıyor. Suç, yataklık yapanları da kapsıyor. ( Sözgelişi otel sahibini de...)

Tutarsız
Yani... Bütün bunlar AKP'nin iki iddiasının gerçek dışı olduğunu ortaya koymakta:
1- "Anadolu kadını böyle istiyor" iddiası... Oysa gerçek...
Büyükakkaşlar 1 yıl önce böyle istemiş... Eğer Anadolu kadını böyle istemiş olsaydı, Büyükakkaşlar'ın önergesi de 1 yıl önce verildiği halde, "zinaya hapis cezası" neden hükümetin tasarısında yer almamıştı?
Neden Köylü'ye önerge ısmarlanmış?
2- Kadının onurunu, ailenin bütünlüğünü korumak iddiasının boşlukta kalması...
Öyle bir boşluk yoksa, "zinaya hapis cezasının" - kendi zihniyetleri gereği - hükümet tasarısında, daha ilk hazırlanışından itibaren bulunması gerekirdi.

Esrar
Bütün bunlardan sonra bir soru: AKP ne yapmak istiyor? Çok sığ bir görüş şöyle:
"Bunlar başta askeri siyasette devre dışı bırakmak üzere, uyum yasalarını ve düzenlemeleri yaptılar. Artık, değneksiz köy oluştu. Türkiye'yi istedikleri gibi yönetecek hale geldiler. Baştan beri sadece oyun olan AB yaklaşımını zinaya hapis maddesiyle kundaklıyorlar." Buna katılmıyorum.
Hem abartılmış haksızlıktır... Hem de gerçekçi değil. AB'den tarih alınamazsa, bütün uyum yasaları ve uygulamaları, "bumerang" gibi döner AKP'nin kafasına vurur.
Bunu iyi bilirler. Ama...
AB'den tam tarih almanın eşiğinde, kalemize, kendi kalemize gol atacak bu girişimin nedenini de çözebilmiş değilim.
Le Figaro gazetesinin uyarısına dikkat:
"Türk Başbakanı, Türkiye'nin AB adaylığına karşı çıkanlara güçlü argüman vererek, ateşle oynuyor..."
Ben "bu hatalı adımın atılmayacağına" inanmak istiyorum.
Bu, iktidarın bilek güreşi değil, AB için "tek bilek" olmamız sorunudur.

g.civaoglu@milliyet.com.tr








Taha AKYOL
Dünya nereye, biz nereye?
DÜNYANIN en önemli dergilerinden biri olan Fo...
Çetin ALTAN
İlahi Tayyip Bey, sen çok yaşa e mi...
HAVALAR serinlemeye başladı gibi; meteoroloji...
Melih AŞIK
Rektör davası
İstanbul Üniversitesi Rektörü Kemal Alemdaroğ...
Fikret BİLA
Türkmen'in adı yok
Türkmen kenti Telafer'den haberler kötü...
Hasan CEMAL
İntihal!
Bu belki de gecikmiş bir yazı. İstanbul Ünive...
Güneri CIVAOĞLU
AB'ye mayın
Zina tartışmasında "bin akıllının çıkaramayac...
Can DÜNDAR
Milliyetçiliğin sonbaharı
Geçen akşam Londra'dan gelen bir arkadaşımla ...
Abbas GÜÇLÜ
Okullar açılıyor ama...
Okulların açılması eskiden güle oynaya karşıl...
Sami KOHEN
Dünyayı değiştiren gün...
BUGÜN tarihin en büyük terör saldırısı olan A...
Mehmet Y. YILMAZ
Hocanın vurduğu yerde gül biter (!)
Bazı kadın haltercilerin "cinsel taciz" iddia...
Meliha OKUR
Türkiye... 'Yeni Arjantin mi?'
Slogan belli:" Eşitlikçi, adaletçi, özgürlükç...
Hasan PULUR
Yolsuzluk, rektör ve balık-ekmek...
İNANIYOR musunuz?
Derya SAZAK
Zehirli variller
İskenderun Körfezi'nde çürümeye terk edilen İ...
Meral TAMER
Fahrenheit 9/11 ve Bush'un şansı
ABD'nin Irak'ı işgali sırasında Başkan Bush'u...
Tamer HEPER
Genel kurul kararı var mı?
Bir okuyucum var, kooperatifzede. Kendisi eme...
Güngör URAS
Bu rüzgar (en az) yıl sonuna kadar devam eder
İthalat rüzgârı (en az) yıl sonuna kadar deva...
M. Ali BİRAND
Bizler kendi adaletimizi istiyoruz
Adalet Bakanı Cemil Çiçek hepimizin bildiği a...

© 2004 Milliyet